(AİHS. m. 5, 39)
(Başvuru no: 55374/10)
12 Mart 2013 tarihinde
Başkan
Peer Lorenzen,
Yargıçlar
András Sajó,
Neboja Vucinic,
ve Daire Başkan Yardımcısı Françoise Elens-Passosun katılımıyla oluşturulan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Dairesi) Heyeti, 15 Temmuz 2010 tarihli başvuruyla ilgili yapılan müzakerelerin ardından, taraflar arasında dostane çözüm teklifinin kabul edilmesine ilişkin usulüne uygun bildirimleri de dikkate alarak aşağıdaki kararı vermiştir:
OLAY VE OLGULAR İLE USUL
Başvuran Erdal Can, T.C vatandaşı olup 1988 doğumludur ve Kocaelide ikamet etmektedir. Başvuran, İstanbulda görev yapan Avukat A. Kaya tarafından temsil edilmiştir.
Türk Hükümeti (Hükümet) kendi görevlisi tarafından temsil edilmiştir.
Başvuran, Sözleşmenin 5.maddesinin 4. paragrafını ileri sürerek, tutukluluk haline yapılan itiraz başvurusunun değerlendirilmesi çerçevesinde, usuli yönden eksiklik bulunmasından şikâyet etmektedir.
Mahkeme, taraflarca imzalanan dostane çözüm bildirimlerini 28 Eylül 2012 ile 16 Kasım 2012 tarihlerinde almıştır. Bu bildirimlere göre, Hükümet başvurana 900 Euro (dokuz yüz Avro) ödemeyi taahhüt etmiş ve başvuran, Türkiye aleyhine yaptığı başvurusuna dayanak oluşturan olaylarla ilgili diğer her türlü iddiasından vazgeçmiştir. Her türlü manevi zararı, masraf ve harcamaları kapsayan söz konusu miktar, ödeme tarihinde geçerli olan döviz kuru üzerinden Türk lirasına çevrilecek ve uygulanabilir her türlü vergiden muaf tutulacaktır. AİHM kararının, tebliğ tarihinden itibaren üç ay içerisinde ödenecektir. Belirtilen süre içerisinde ödenmediği takdirde, Hükümet sürenin sona erdiği tarihten söz konusu miktarın fiili olarak ödenmesine kadar geçen süre zarfında, ödenmesi gereken meblağa Avrupa Merkez Bankasının anılan dönem için geçerli olan marjinal kredi faiz oranına üç puanlık bir artış eklemek suretiyle belirlenecek basit faizin uygulayacağını taahhüt etmektedir. Bu ödeme, davanın kesin olarak sona ermesini sağlayacaktır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Mahkeme, tarafların dostane çözüm anlaşmasına vardıklarını kaydetmektedir. Mahkeme, dostane çözüm yolunun, işbu Sözleşme ve Protokolleri ile tanınan insan haklarına saygı ilkesinden esinlenilerek oluşturulduğu kanısındadır ve ayrıca başvurunun incelenmesinin devamını bu aşamada haklı kılan bir neden görmemektedir.
Sonuç olarak başvurunun kayıttan düşürülmesi uygundur.
Bu gerekçelerle, Mahkeme, oybirliğiyle,
Sözleşmenin 39. maddesi uyarınca başvurunun kayıttan düşürülmesine karar vermiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy