(AİHS m. 5, 39)
KARAR
(Başvuru no: 13431/11)
16 Ekim 2012 tarihinde,
Başkan
Isabelle Berro-Lefevre,
Yargıçlar
Guido Raimondi,
Helen Keller,
Ve Daire Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Françoise Elens-Passosun katılımıyla oluşturulan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Dairesi) Heyeti, 21 Şubat 2011 tarihli başvuruyla ilgili yapılan müzakerelerin ardından, taraflar arasında dostane çözüm teklifinin kabul edilmesine ilişkin usulüne uygun deklarasyonları da dikkate alarak aşağıdaki kararı vermiştir:
USUL
Başvuran, Yasin Demir, İstanbulda ikamet eden, 1992 doğumlu bir Türk vatandaşıdır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nezdinde İstanbulda görev yapan avukat R. Arslan tarafından temsil edilmiştir.
Türk Hükümeti (Hükümet) kendi görevlisi tarafından temsil edilmiştir.
Başvuran, Sözleşmenin 5. Maddesini 3. paragrafına dayanarak, maruz kaldığı tutukluluk süresinin uzunluğundan şikâyetçi olmaktadır.
Mahkeme, taraflarca imzalanan dostane çözüm deklarasyonlarını 28 Nisan 2012 ve 26 Haziran 2012 tarihlerinde almıştır. Bu deklarasyonlara göre, Hükümet başvurana toplam 2 800 Euro (iki bin sekiz yüz euro) ödemeyi taahhüt etmiş ve başvuran, Türkiye aleyhine yaptığı başvurusuna dayanak oluşturan olaylarla ilgili diğer her türlü iddiasından vazgeçmiştir. Her türlü maddi ve manevi zararı, masraf ve harcamaları kapsayan söz konusu miktar, ödeme tarihinde geçerli olan döviz kuru üzerinden Türk lirasına çevrilecek ve uygulanabilir her türlü vergiden muaf tutulacaktır. Bu miktar, Mahkeme kararının tebliğinden itibaren üç ay içinde ödenecektir. Belirtilen süre içerisinde ödenmediği takdirde, Hükümet sürenin sona erdiği tarihten söz konusu miktarın fiili olarak ödenmesine kadar geçen süre zarfında, Avrupa Merkez Bankasının anılan dönem için geçerli olan marjinal kredi faiz oranına üç puanlık bir artış eklemek suretiyle belirlenecek basit faizi uygulayacağına taahhüt etmektedir. Bu ödeme, davanın kesin olarak sona ermesini sağlayacaktır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Mahkeme, tarafların dostane çözüm anlaşmasına vardıklarını kaydetmektedir. Mahkeme, dostane çözüm yolunun, işbu Sözleşme ve Protokolleri ile tanınan insan haklarına saygı ilkesinden esinlenilerek oluşturulduğu kanısındadır ve ayrıca başvurunun incelenmesinin devamını bu aşamada haklı kılan bir neden görmemektedir.
Sonuç olarak, Sözleşmenin 39. Maddesi uyarınca, bu başvurunun kayıttan düşürülmesi uygundur.
Bu gerekçelerle, Mahkeme, oybirliğiyle,
Başvuruyu kayıttan düşürmeye karar vermiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy