(AİHS. m. 3, 4, 5, 39)
(Başvuru no. 13783/11)
KARAR
Başkan
Peer Lorenzen
Yargıçlar
Andras Sajo
Nebojsa Vucinic
ve Daire Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Françoise Elens-Passos'un katılımıyla oluşturulan ve 13 Kasım 2012 tarihinde Komite halinde toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi İkinci Dairesi (Bundan böyle Mahkeme olarak anılacaktır) 4 Kasım 2010 tarihinde yapılan başvuruyu ve davanın dostane çözümünü kabul eden resmi deklarasyonları dikkate alarak yapılan müzakereler sonucunda aşağıdaki kararı vermiştir:
OLAYLAR VE USUL
Başvuran, Bay Naim Küçükkaya, bir Türk vatandaşı olup, 1988 doğumludur. Mahkeme önünde, İstanbulda görev yapan avukat Bay H. Çalışçı tarafından temsil edilmiştir.
Türk Hükümeti ("Hükümet") kendi görevlisi tarafından temsil edilmiştir.
Başvuran, Sözleşmenin 5 §§ 3, 4 ve 5. maddelerine dayanarak, tutukluluk halinin uzunluğuna, tutukluluk halinin hukuka uygunluğunu inceleyen yargılamaların etkinliğine ve hukuka aykırı tutukluğu nedeniyle tazminat hakkına ilişkin olarak şikayette bulunmuştur.
12 Nisan 2012 ve 28 Ağustos 2012 tarihlerinde, başvuranın, söz konu başvuruya sebebiyet veren olaylara ilişkin olarak Türkiye aleyhine başka bir dava açmaktan vazgeçtiğine dair, taraflarca imzalanan dostane çözüm deklarasyonları Mahkemeye ulaşmıştır. Bu deklarasyonlarda Hükümet, başvurana, maddi ve manevi tazminata ve masraf ve giderlere karşılık, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilmek üzere ve vergi olarak ödenmesi gereken miktar hariç tutularak 3,900 Euro (üç bin dokuz yüz Euro) ödemeyi taahhüt eder. Bu miktar, Mahkeme tarafından alınan kararın bildirim tarihinden itibaren üç ay içerisinde ödenecektir. Belirtilen üç ay içerisinde bu miktarın ödenmemesi durumunda, Hükümet, söz konusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödeme gününe kadar, yukarıda bahsedilen miktara, Avrupa Merkez Bankasının kısa vadeli kredilere uyguladığı marjinal faiz oranına üç puan eklemek suretiyle elde edilecek oranda uygulanacak basit faizi ödemeyi üstlenmiştir. Bu ödeme ile dava çözüme kavuşturulacaktır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Mahkeme, taraflar arasında ulaşılan dostane çözümü dikkate alır. Söz konusu kararın, Sözleşme ve Sözleşme Protokollerinde öngörülen insan haklarına saygı unsuruna dayandığı kanaatindedir ve başvurunun incelenmesinin devamını gerektirecek herhangi bir neden görmemektedir.
Bu gerekçelere dayanarak, Mahkeme oybirliğiyle
Sözleşmenin 39. maddesi uyarınca, başvuruyu kayıttan düşürmeye karar verir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy