(AİHS m. 5, 13, 39)
(Başvuru no: 29082/11)
KARAR
10 Temmuz 2012 tarihinde,
Başkan
Isabelle Berro-Lefevre,
Yargıçlar
Guido Raimondi,
Helen Keller,
ve Daire Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Françoise Elens-Passos'un katılımıyla oluşturulan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Dairesi) Heyeti, 17 Ocak 2011 tarihli başvuruyla ilgili yapılan müzakerelerin ardından, taraflar arasında dostane çözüm teklifinin kabul edilmesine ilişkin usulüne uygun deklarasyonları da dikkate alarak aşağıdaki kararı vermiştir:
USUL
Başvuran, Şefîk Karay, T.C. vatandaşı olup 1958 doğumludur ve Hakkâri'de ikamet etmektedir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nezdinde, İstanbul'da görev yapan avukatlar, M. Erbil ve M. Eraslan tarafından temsil edilmiştir.
Türk Hükümeti ("Hükümet") kendi görevlisi tarafından temsil edilmiştir.
Başvuran, Sözleşme'nin 5. maddesi ile 6. maddesinin 1. paragrafım ileri sürerek, uzun tutukluluk süresinden ve aleyhine yürütülen ceza yargılamasının süresinden şikâyetçi olmaktadır. Ayrıca Sözleşme'nin 13. maddesine dayanarak, uzun tutukluluk ve yargılama sürelerine itiraz edebileceği etkili iç hukuk yolunun bulunmamasından şikâyet etmektedir.
Mahkeme, taraflarca imzalanan dostane çözüm deklarasyonlarını 15 Mart 2012 ve 4 Haziran 2012 tarihlerinde almıştır. Bu deklarasyonlara göre, Hükümet başvurana 6 000 Euro (altı bin euro) ödemeyi taahhüt etmiş ve başvuran, Türkiye aleyhine yaptığı başvurusuna dayanak oluşturan olaylarla ilgili diğer her türlü iddiasından vazgeçmiştir. Her türlü maddi ve manevi zararı, masraf ve harcamaları kapsayan söz konusu miktar, ödeme tarihinde geçerli olan döviz kuru üzerinden Türk lirasına çevrilecek ve uygulanabilir her türlü vergiden muaf tutulacaktır. Bu miktar, Mahkeme kararının tebliğinden itibaren üç ay içinde ödenecektir. Belirtilen süre içerisinde ödenmediği takdirde, Hükümet sürenin sona erdiği tarihten söz konusu miktarın fiili olarak ödenmesine kadar geçen süre zarfında, Avrupa Merkez Bankası'nın anılan dönem için geçerli olan marjinal kredi faiz oranına üç puanlık bir artış eklemek suretiyle belirlenecek basit faizi uygulayacağına taahhüt etmektedir. Bu ödeme, davanın kesin olarak sona ermesini sağlayacaktır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Mahkeme, tarafların dostane çözüm anlaşmasına vardıklarım kaydetmektedir. Mahkeme, dostane çözüm yolunun, işbu Sözleşme ve Protokolleri ile tanınan insan haklarına saygı ilkesinden esinlenilerek oluşturulduğu kanısındadır ve ayrıca başvurunun incelenmesinin devamını bu aşamada haklı kılan bir neden görmemektedir.
Sonuç olarak, Sözleşme'nin 39. maddesi uyarınca, bu başvurunun kayıttan düşürülmesi uygundur.
Bu gerekçelerle, Mahkeme, oybirliğiyle,
Başvuruyu kayıttan düşürmeye karar vermiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy