(AİHS. m. 5, 6, 35) (5271 S. K. m. 141) (ŞEFİK DEMİR V. - TÜRKİYE DAVASI) (ÜMMÜHAN KAPLAN DAVASI - TÜRKİYE DAVASI) (MÜDÜR TURGUT VE DİĞERLERİ V. - TÜRKİYE DAVASI)
(Başvuru no. 48448/11)
KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKINDA KARAR
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (ikinci Daire), aşağıdaki hakimlerin yer aldığı 1 Ekim 2013 tarihinde kurulan Komiteden oluşmuş olup:
Başkan,
Peer Lorenzen,
Yargıçlar,
Andras Sajö,
Neboja Vucinic, ve Daire Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Vekili Seçkin Erel,
4 Mayıs 2011 tarihli yukarıda belirtilen başvuruyu dikkate alarak, Yapılan müzakereler sonucunda aşağıdaki kararı vermiştir:
OLAYLAR
Başvuran, Bay Ömer Yıldız, Türk vatandaşı olup 1970 doğumludur ve İstanbulda ikamet etmektedir.
Başvuranın bildirdiği şekliyle, davaya konu olaylar aşağıdaki gibi özetlenebilir.
Başvuran, 26 Mart 2008 tarihinde, yasadışı uyuşturucu madde kaçakçılığına ilişkin yürütülen bir soruşturma kapsamında, polis tarafından yakalanmış ve gözaltına alınmıştır.
Başvuran, 27 Mart 2008 tarihinde, Büyükçekmece Sulh Ceza Mahkemesince tutuklanmıştır.
İstanbul Cumhuriyet savcısı, 20 Nisan 2008 tarihinde, İstanbul Ağır Ceza Mahkemesine başvuranı yasadışı uyuşturucu madde (eroin) kaçakçılığı yapmakla suçlayan bir iddianame sunmuştur.
İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi, 15 Haziran 2010 tarihinde, başvuranı hakkındaki atılı suçtan mahkum etmiş ve sekiz yıl dokuz ay hapis ve 1,500 Türk lirası para cezasına çarptırmıştır.
Yargıtay, 28 Mayıs 2012 tarihinde, İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin kararını onamıştır.
ŞİKAYETLER
Başvuran, Sözleşmenin 5 §§ l(a), 3, 4 ve 5. maddelerine dayanarak, tutukluluk süresinin aşırı olmasından şikayetçi olmuştur.
Başvuran, ayrıca, Sözleşmenin 6 § 1 maddesi uyarınca, hakkında açılan ceza davalarının uzunluğunun makul sure şartını ihlal ettiğini ileri sürmüştür.
HUKUKSAL DEĞERLENDİRME
1. Başvuran, Sözleşmenin 5 §§ l(a), 3, 4 ve 5. maddeleri uyarınca, tutukluluk süresinin makul olmayan bir şekilde uzun olduğunu iddia etmiştir.
Mahkeme, başvuranın şikayetinin Sözleşmenin 5 § 3 maddesi çerçevesinde incelenmesi gerektiğini belirtmektedir.
Başvuranın mahkumiyet kararı 28 Mayıs 2012 tarihinde kesinleşmiştir. Bu nedenle, ilgili tarihten itibaren, başvuran Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 141. maddesi uyarınca tazminat talep etme hakkına sahip olmasına rağmen tazminat talep etmemiştir.
Mahkeme, bu şikayetin, Sözleşmenin 35 §§ 1 ve 4 maddeleri uyarınca, iç hukuk yollarının tüketilmediği gerekçesiyle reddedilmesi gerektiğine hükmetmektedir (bk. Şefik Demir / Türkiye (k.k.), no. 51770/07, 16 Ekim 2012)
2. Başvuran, Sözleşmenin 6 § 1 maddesi uyarınca, yargılama işlemlerinin aşırı uzunluğu konusunda şikayetçi olmuştur.
Mahkeme, Ümmühan Kaplan / Türkiye (no. 24240/07, 20 Mart 2012) davasında pilot karar usulünün uygulanmasından sonra yeni bir iç hukuk yolu sağlandığını gözlemlemektedir. Mahkeme, Turgut ve Diğerleri / Türkiye kararında (no. 4860/09, 26 Mart 2013) yeni bir iç hukuk yolu öngörüldüğünden dolayı, başvuranların iç hukuk yollarını tüketmedikleri gerekçesiyle yeni bir başvuruyu kabul edilemez olarak nitelendirdiğini hatırlatmaktadır. Böylece, Mahkeme, özellikle, bu yeni iç hukuk yolunun ilk bakışta (a priori) erişilebilir olduğu ve yargılamaların uzunluğuna ilişkin şikayetler açısından makul tazminat imkanı sağladığı görüşündedir.
Mahkeme, Sözleşmenin 35 §§ 1 ve 4 maddeleri uyarınca, iç hukuk yollarının tüketilmediği gerekçesiyle söz konusu şikayetin reddedilmesi gerektiğine hükmetmektedir. İşbu gerekçelerle Mahkeme oybirliğiyle, Başvurunun kabul edilemez olduğunu beyan eder. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy