(AİHS m. 2, 6, 13) (ÖNERYILDIZ - TÜRKİYE DAVASI) (ÖMER AYDIN - TÜRKİYE DAVASI)
(Başvuru No. 54788/11)
KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA
KARAR
17 Aralık 2013 tarihinde,
Başkan,
Guido Raimondi,
Yargıçlar
Işıl Karakaş,
Dragoljub Popovic,
Andras Sajö,
NebojaVucinic,
Helen Keller,
Egidijus Küris, ve Yazı İşleri Müdürü Stanley Naismithin katılımıyla oluşturulan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölümü) Daire olarak, 20 Ağustos 2011 tarihinde yapılan başvuruya ilişkin gerçekleştirilen müzakereler sonrasında, aynı tarihte aşağıdaki kararı vermiştir:
OLAYLAR
1. Başvuranlar, 24 Haziran 2008 tarihinde hayatını kaybeden Mehmet Altunun (« Mehmet ») yakınlarıdırlar. Başvuranların müteveffayla aile bağlarını ve isimleri ekte bulunmaktadır.
2. Başvuranlar, AİHM önünde, Avukat İ. Karakeçili tarafından temsil edilmişlerdir.
3. Başvurunun kendine özgü koşulları, başvuranlar tarafından ifade edildiği şekilde, aşağıdaki gibi özetlenebilir.
4. Zorunlu askerlik hizmetini gerçekleştiren Mehmet, 24 Haziran 2008 tarihinde, saat 13.00 sularında kendisine emanet edilen silahla başına sıkarak hayatını kaybetmiştir.
5. Bu olaydan sonra yürütülen soruşturmada, Mehmetin olağan sağlık muayenesi sonucunda, hekimlerin, Mehmete kesinlikle silah emanet edilmemesi için askeri makamları uyardıkları tespit edilmiştir. Mehmetin muzdarip olduğu ruhsal rahatsızlık nedeniyle intihar riski bulunduğu görülmektedir.
6. Başvuranlarca, 31 Temmuz 2009 tarihinde, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi önünde tam yargı davası açılmıştır.
7. Başvuranlar, yakınlarının hayatını kaybetmesiyle maruz kaldıkları zarar için, maddi tazminat olarak 65 000 Türk Lirası (TRY) (yani yaklaşık 32 500 EUR) ve manevi tazminat olarak 180 000 TRY (yani yaklaşık 90 000 EUR) talep etmektedirler.
8. Yüksek mahkeme, başvuranların maddi zararlarını belirlemek için bilirkişi raporu düzenlenmesine karar vermiştir.
9. Bilirkişi, müteveffanın annesinin maddi zararının 67 777 TRY (yani yaklaşık 33 890 EUR) ve babasının ise 43 372 TRY (yani yaklaşık 21 685 EUR) olduğunu değerlendirmiştir.
10. Askeri Yüksek İdare Mahkemesi, 23 Ekim 2010 tarihinde kararını vermiştir.
11. Askeri Yüksek İdare Mahkemesi, idarenin başvuranların yakınının hayatını kaybetmesinden sorumlu olup-olmadığı konusunu incelemiştir.
12. Bu bağlamda, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi, idarenin olayın meydana gelmesini önlemek amacıyla, askerlerinin denetim ve eğitimlerinde gerekli bütün tedbirleri almakla yükümlü olduğunu hatırlatmıştır.
13. Somut olayda Askeri Yüksek İdare Mahkemesi, hekimlerce düzenlenen sağlık raporunda, intihar etmesine yol açacak ruhsal rahatsızlığı bulunması nedeniyle ilgiliye silah emanet edilmesi kesinlikle önerilmemesine rağmen askeri makamların Mehmete silah vererek görevlerini yerine getirmedikleri kanaatine varmıştır.
14. Askeri Yüksek idare Mahkemesi, bu kaybın başvuranların yakının yaşama hakkının korunmasına ihlal teşkil ettiğine hükmetmiştir.
15. Dolayısıyla, idarenin kusur sorumluluğunun başvuranların maruz kaldıkları zararın meydana gelmesine katkıda bulunmuş olması sebebiyle idare sorumlu tutulmuştur.
16. Ancak Askeri Yüksek İdare Mahkemesi, bu olayın meydana gelmesinde müteveffanın da müşterek kusurlu olduğu kanaatine varmıştır ve bu durumun idarenin kusur sorumluluğunun tanınmasına engel teşkil etmemiş olmasının da, başvuranlara tazminat ödenirken dikkate alınması gerektiği kanısındadır.
17. Kendisine sunulan bütün delilleri dikkate alarak Askeri Yüksek İdare Mahkemesi, ilgililere aşağıdaki meblağların ödenmesine karar vermiştir.
- Müteveffanın annesine maddi tazminat olarak 15 000 TRY (yani yaklaşık 7 500 EUR) ve manevi tazminat olarak 3 500 TRY (yani yaklaşık 1 750 EUR);
- Müteveffanın babasına maddi tazminat olarak 11 000 TRY (yani yaklaşık 5 500 EUR) ve manevi tazminat olarak 3 500 TRY (yani yaklaşık 1 750 EUR);
- Müteveffanın beş erkek ve kız kardeşlerinin her birine, manevi tazminat olarak 1 000 TRY (yani yaklaşık 500 EUR) yani toplamda 5 000 TRY (yani yaklaşık 2 500 EUR).
Askeri Yüksek İdare Mahkemesi, % 9 olarak belirlenen yasal gecikme faizi oranıyla uyumlaştırmaktadır. Diğer taraftan, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi, başvuranlara masraf ve giderler için 4 553 TRY (yani yaklaşık 2 275 EUR) ödenmesine karar vermiştir.
18. Başvuranlar karar düzeltme talebinde bulunmuşlardır.
19. Askeri Yüksek İdare Mahkemesi 9 Mart 2011 tarihinde bu talebi reddetmiştir.
ŞİKAYETLER
20. Başvuranlar Sözleşmenin 2. ile 6. maddelerini ileri sürerek, yerel mahkemelerce verilen meblağların düşük olması nedeniyle yakınlarının yaşama hakkının ihlal edildiğini iddia etmektedirler.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
21. Başvuranlar, yakınlarının hayatını kaybetmesi nedeniyle maruz kaldıkları maddi ve manevi tazminatlara ilişkin yerel mahkemelerce verilen meblağların yetersiz olduğunu iddia etmektedirler. Başvuranlar bu durumun, Sözleşmenin 2. maddesi bağlamında yaşama hakkını ve Sözleşmenin 6. maddesi anlamında adil yargılanma hakkını ihlal ettiği kanaatindedirler.
22. AİHM, Sözleşmenin 2. maddesine ilişkin olarak davalarda yerleşik içtihadına göre maddi ve manevi zararların karşılanmasını sağlayacak olan şikayetlerin giderilmesi yönetiminin etkinliği veya erişimine ilişkin bu şikayetlerin Sözleşmenin 13. maddesiyle ilgili olduklarını hatırlatmaktadır (Öneryıldız / Türkiye (BD), no. 48939/99, § 148, AİHM 2004-XII, Kontrova / Slovakya, no. 7510/04, §§ 64-65, 31 Mayıs 2007 ve Dölek / Türkiye, no. 39541/98, §§ 91-103, 2 Ekim 2007).
23. Başvuranlar, kesin olarak bu madde yerine Sözleşmenin diğer hükümlerini ileri sürmelerine rağmen, bu şikayet özellikle yerel mahkemelerce verilen meblağlar ve bu meblağların yetersizliğiyle ilgilidir. Başvuranlar, yakınının zorunlu askerlik hizmetini gerçekleştirirken ölüm koşulundan veya bu konuda yürütülen ceza soruşturmasının etkin olmamasından şikayet etmemektedirler.
24. Dolayısıyla AİHM, Sözleşmenin 2. maddesiyle birlikte değerlendirerek, başvuranlar tarafından belirtilen şikayetin Sözleşmenin 13. maddesi açısından incelenmesi gerektiği kanaatindedir. Olay ve olguların hukuki nitelendirilmesi konusunda takdir yetkisine sahip olmasına rağmen AİHM, hükümetlerin veya başvuranların yaptıkları hukuki nitelendirmeyle bağlı değildir (Guerra ve diğerleri / İtalya, 19 Şubat 1998, § 44, Karar ve Hüküm Derlemeleri 1998-I ve Ömer Aydın / Türkiye, no. 34813/02, §§ 35-36, 25 Kasım 2008).
25. AİHM, Sözleşmenin 13. maddesinin, yerel hukuk düzeninde ulusal mahkemeye Sözleşmeye dayanan savunulabilir bir şikayetin içeriğini tanıma yetkisi veren etkin bir başvuru yolu sunulmasını gerektirdiğini hatırlatmaktadır. (Z ve diğerleri / Birleşik Krallık (BD), no. 29392/95, § 108, AİHM 2001-V). Bu hükmün amacı, AİHM önünde uluslararası şikayet mekanizmasına başvurmadan önce, yargılanabilir kişilerin Sözleşmenin güvence altına aldığı haklarına ilişkin ihlallerin ulusal düzeyde uygun şekilde giderilmesini sağlayabilecek bir yöntem sunmaktır. (Kudla /Polonya (BD), no. 31210/96, § 152, AİHM 2000-XI).
26. Tartışma konusu hakkın niteliğinin, Sözleşmenin 13. maddesi uyarınca devletin sunması gereken başvuru şekli üzerinde etkileri bulunmaktadır. Sözleşmenin 2. maddesinin yer verdiği hakların ihlallerine ilişkin iddialar konusunda ise, zararların tazmininin mümkün olması gerektiği gibi bu bakımdan ortaya konulacak tazminat usulünün bir parçası olmalıdır (anılan, Dölek, § 96, ve T.P ile KM. / Birleşik Krallık (BD), no. 28945/95, § 107, AİHM 2001 - V (özet)).
27. Mevcut davada AİHM öncelikle, Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin idareyi kusuru için açıkça sorumlu tuttuğunu gözlemlemektedir. İntihar sorumluluğu konusunun, özellikle tazminatların belirlenmesi çerçevesinde yalnızca idareye atfedilmemesi söz konusu itirafı hafife alma niteliğinde değildir. Bu bağlamda Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin, bizzat başvuranların yakınının müşterek kusuru bulunmasının idarenin kusurlu sorumluluğunun tanınmasına engel teşkil etmediğini bizzat kendi kararında belirttiğini tespit etmek gerekir.
28. İkinci olarak AİHM, idare sorumlu tutulduktan sonra, Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin başvuranlara yaklaşık 28 000 TRY'i (yani yaklaşık 19 000 EUR) bulan bir tazminat verilmesine ve yasal gecikme faizi oranıyla uyumlaştırılmasına karar verdiğini gözlemlemektedir.
29. Başvuranlar, bilirkişi tarafından yapılan zarar değerlendirmesi nedeniyle verilen meblağın, düşündükleri meblağa tekabül etmemesinden Askeri Yüksek İdare Mahkemesine yakınmaktadırlar. Başvuranlar, söz konusu olayın idarenin sorumsuzluğundan meydana gelmesi nedeniyle tazminatın 38 000 TRY (yani yaklaşık 19 000 EUR) değil 207 000 TRY (yani yaklaşık 103 500 EUR) olarak belirlenmesi gerektiği kanaatindedirler; bu nedenle, başvuranlar adil tazmin olarak bu iki meblağ arasındaki 20 000 TRY ye aşkın olan farkı (yani yaklaşık 10 000 EUR) talep etmektedirler.
30. AİHM, Askeri İdare Mahkemesi tarafından verilen meblağın düşük olarak değerlendirilemeyeceği kanaatindedir. Ayrıca AİHM bu meblağın, Sözleşmenin 2. maddesinin ihlal edildiğini tespit ettiği yaşama hakkının korunmasına ilişkin benzer davalarda hükmettiği meblağdan uzak olmadığını tespit etmektedir.
31. Sonuç olarak, başvuranların şikayetleri, açıkça dayanaktan yoksundur ve Sözleşmenin 35. maddesinin 3. fıkrasının a) bendi ile 4. fıkrasına uygun olarak reddedilmelidir.
Bu gerekçelerle, AİHM, Oybirliğiyle,
Başvurunun kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.
1. Müteveffanın babası Mithat ALTUN, 01/01/1965 doğumlu olup T.C vatandaşıdır ve Şanlıurfada ikamet etmektedir.
2. Müteveffanın annesi Saliha ALTUN, 01/01/1970 doğumlu olup T.C. vatandaşıdır ve Şanlıurfada ikamet etmektedir.
3. Müteveffanın erkek kardeşi Murat ALTUN, 11/12/1989 doğumlu olup T.C. vatandaşıdır ve Şanlıurfada ikamet etmektedir.
4. Müteveffanın kız kardeşi Melek ALTUN, 26/06/1991 doğumlu olup T.C. vatandaşıdır ve Şanlıurfada ikamet etmektedir.
5. Müteveffanın erkek kardeşi Metin ALTUN, 25/12/1998 doğumlu olup T.C. vatandaşıdır ve Şanlıurfada ikamet etmektedir.
6. Müteveffanın kız kardeşi Meryem ALTUN, 25/08/2001 doğumlu olup T.C. vatandaşıdır ve Şanlıurfada ikamet etmektedir.
7. Müteveffanın erkek kardeşi Mustafa ALTUN, 25/08/2011 doğumlu olup T.C. vatandaşıdır ve Şanlıurfada ikamet etmektedir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy