(AİHS m. 2) (NURAY ŞEN (2) - TÜRKİYE DAVASI)
(Başvuru no. 63017/11)
KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR
Başkan,
Helen Keller
Yargıçlar,
Egidijus Küris
Jon Fridrik Kjolbro
ve Daire Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Abel Camposun katılımıyla 16 Eylül 2014 tarihinde Komite olarak toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm):
5 Ağustos 2011 tarihinde yapılmış olan yukarıdaki başvuruyu göz önünde bulundurarak, Yapılan müzakereler sonucunda aşağıdaki kararı vermiştir:
OLAYLAR
Başvuranların listesi ekte yer almaktadır.
A. Davanın Koşulları
1. Başvuranlar tarafından ibraz edilen ve gönderilen belgelerdeki şekliyle, davaya konu olaylar aşağıdaki gibi özetlenebilir.
2. Başvuranların akrabası Abdülmuttalip Batar 24 Şubat 2009 tarihinde saat 3.30 sularında, Gaziantepte bir restorana girerek restoran sahibinden para istemiştir. Olaylar sırasında başvuranların akrabası alkollüdür. İsteğinin reddedilmesi üzerine, A. Batar restoran sahibini tehdit etmiştir. A. Batar diğer müşterileri tedirgin ettiğinden, restoran çalışanları A. Batarı dışarıya çıkarmışlardır. Kendisini restoranın önündeki parka götürmüşlerdir ve A. Batar ile çalışanlar arasında kavga çıkmıştır.
3. İki polis memuru devriye gezerken kavgayı görmüşler ve ne olduğunu sormak için yanlarına gitmişlerdir. Restoran çalışanları iki polis memuruna A. Batar'ın restoran müşterilerini rahatsız ettiğini ve sahibini tehdit ettiğini söylemişlerdir. Polis memurları A Batarı yakalamaya ve kendisini polis arabasına koymaya çalışmışlardır. A. Batar polis memurlarını itmiştir ve bir diğer kavga çıkmıştır. Kavga sırasında, A. Batarı polis arabasına bindirmeden önce, polis memurlarından biri ve A. Batar yere düşmüştür.
4. Polis memurları sağlık raporu almak için A. Batarı hastaneye götürmüşlerdir. 24 Şubat 2009 tarihinde hastane tarafından hazırlanan sağlık raporuna göre, A. Batar hastaneye 4.03 te varmıştır. Kendisi hastanenin bekleme odasındayken birdenbire düşmüştür ve hemen reanimasyon (ayılma) odasına götürülmüştür. Sağlık çalışanlarının kendisini yeniden hayata döndürmeye yönelik müdahalelerine rağmen, A. Batar saat 4.45 de vefat etmiştir.
5. Aynı gün otopsi yapılmıştır. A. Batarın vücudunda, sağ kaşının ve sol dizinin üzerinde bazı yüzeysel yaraların yanı sıra eski ufak yaralar ve önceden yapılan cerrahi işlemlere ilişkin iki yara izi saptanmıştır. Laboratuar analizi, maktulün kanında 295 mg/dl etanol bulunduğunu göstermiştir. Ölüm sebebi kalp krizi olarak tespit edilmiştir.
6. Gaziantep Cumhuriyet Savcısı 25 Şubat 2009 tarihinde, A. Batarı hastaneye götüren iki polis memurunu sorguya çekmiştir. Polis memurları maktulü dövmediklerini ancak aralarında bir kavga yaşandığını ve kendisi alkollü olduğundan ona yardım etmek istediklerini, bu nedenle de yatıştıktan sonra kendisini doğrudan hastaneye götürdüklerini belirtmiştirler. Polis memurları maktulün hastanede düştüğünü ve kalp krizi geçirdiğini ifade etmişlerdir.
7. Restoranın önündeki parkta bulunan kişiyi kontrol etmeye yardımcı olma amacıyla gelen diğer polis memurları da ayrıca tanık olarak dinlenmişlerdir. Bu polis memurları maktulün şiddet içeren tutumla hareket ettiğini ve sonradan kendisini kontrol altına alan polis memurlarına saldırdığını belirtmişlerdir.
8. Diğer görgü tanıkları, Cumhuriyet savcısı önünde yazılı ifade vermişlerdir ve maktulün birçok kez polis memurlarına vurmaya çalıştığını ve bu memurların daha sonra kendisini yere ittiklerini belirtmiştirler. Bu sırada, polis memurlarından biri de ayrıca yere düşmüştür. Polis memurları sonradan A. Batarı polis arabasına koymaya çalışmışlardır.
9. Başvuranların akrabaları 27 Şubat 2009 tarihinde, Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı önünde suç duyurusunda bulunmuşlardır ve A. Batarın ölüm sebebini ve eğer varsa sanıkların tespit edilebilmesini saptamak için bir soruşturma yürütülmesini talep etmişlerdir. Kendileri, ayrıca maktulün bazı polis memurları tarafından dövüldüğünü duyduklarını belirtmişlerdir.
10. İstanbul Adli Tıp Kurumu 25 Kasım 2009 tarihinde, başvuranların akrabalarının ölüm sebebini belirten bir rapor hazırlamıştır. Otopsi bulgularına dayanan rapora göre;
- A. Batarın vücudundaki yaralar ölüm sebebi değildir.
- A. Batarın vücudunda bulunan etanol miktarı hayatı tehdit eden bir seviyede değildir.
- Maktulün kalp boyutu 12 x 14 x 2 cm, aort çapı 2,5 cm, kalp kasının kalınlığı ise 2 cmdir. Söz konusu ölçümlerle beraber histopatolojik inceleme neticeleri, A. Batarın önceden var olan bir kalp rahatsızlığı nedeniyle öldüğünü göstermiştir.
11. Gaziantep Cumhuriyet Savcısı 15 Şubat 2010 tarihinde, polis memurlarının ifadelerini, tanıkların ifadelerini, otopsi raporunu ve İstanbul Adli Tıp Kurumunun raporunu göz önünde tutarak takipsizlik kararı vermiştir. Gaziantep Cumhuriyet Savcısı, A. Batarın kalp hastalığı neticesinde vefat ettiği ve A. Batarın ölümüne Devlet görevlilerinin dahil olduklarını destekleyecek hiçbir kanıt olmadığı sonucuna varmıştır.
12. Başvuranlar bu karara itiraz etmişlerdir.
13. Kilis Ağır Ceza Mahkemesi 2 Haziran 2010 tarihinde, başvuranların itirazını reddetmiştir ve Gaziantep Cumhuriyet Savcısı tarafından verilen kararı onamıştır.
14. Söz konusu karar, başvuranların avukatına 2 Ağustos 2011 tarihinde tebliğ edilmiştir.
ŞİKAYET
15. Başvuranlar akrabalarının, Sözleşmenin 2. maddesine aykırı olarak, polis memurlarıyla kavga neticesinde ölmüş olabileceğini iddia etmektedirler. Sözleşmenin 2. ve 6. maddelerine dayanarak, başvuranlar ölüme ilişkin olarak etkin bir soruşturma yürütülmediğinden şikayet etmektedirler.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
16. Mahkeme başvuranların şikayetlerinin özünün, akrabalarının yaşam hakkından mahrum bırakılmasını ve ölümüne ilişkin soruşturmanın etkinliğini ilgilendirdiği kanaatindedir. Bu nedenle, Mahkeme yukarıdaki şikayetlerin tümünü sadece Sözleşmenin 2. maddesi açısından incelenmesinin uygun olduğuna karar verir.
17. Dava dosyasında beyan edilen sağlık raporlarından anlaşılacağı üzere, A. Batar kalp rahatsızlığı neticesinde vefat etmiştir. Rapor, İstanbul Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanmıştır ve otopsi raporu bulguları A. Batarın vücudundaki yaralanmaların ölüm nedeni olmadığını göstermiştir. Başvuranlar polis memurlarının maktule uyguladıkları fiziksel saldırı neticesinde ölümün gerçekleşmiş olma ihtimalinin her türlü makul Şüpheden uzak (bk. Nuray Şen / Türkiye (no. 2), no. 25354/94, §172, 30 Mart 2004) olduğunu belirten herhangi bir sav ya da rapor ortaya koyamamışlardır. Diğer yandan, tüm tanıklar polis memurlarının A.Batarı dövmediğini ve A.Batar üzerinde aşırı güç kullanmadıklarını ifade etmişlerdir.
18. İbraz edilen belgelerden, A.Batarın yakalanmasının ardından hemen hastaneye götürüldüğü anlaşılmaktadır. Polis memurları kendisini emniyete ya da alkollü olduğu göz önünde bulundurularak, bir ayılma merkezine değil hastaneye götürmüşlerdir. Başvuranlar, polis memurları ya da diğer kamu çalışanları tarafından maktulün sağlık durumunu ağırlaştırabilecek bir hata ya da ihmal olduğunu ispatlayamamışlardır (bk., aksine, Saoud / Fransa, no. 9375/02, §§ 98-102, 9 Ekim 2007).
19. Yukarıda belirtilenler dikkate alındığında, Mahkeme, dava dosyasındaki materyallerin, başvuranların akrabasının ölümünün bir Devlet görevlisinin hareketleri neticesinde gerçekleştiğine her türlü makul şüphenin ötesinde karar vermesini sağlayacak nitelikte olmadığı görüşündedir. Mahkeme ayrıca, söz konusu şikayetin açıkça dayanaktan yoksun olduğu gerekçesiyle reddedilmesi gerektiğine karar vermiştir.
20. Soruşturmanın etkinliğine ilişkin iddialara ilişkin olarak, dava dosyasındaki delil, Batarın ölümünden sonra vazifedeki Cumhuriyet savcısının kısa bir süre içerisinde mağdurun gözaltına alındığı olay yerindeki tanıkları ve ayrıca olaya dahil olan polis memurlarının yanı sıra hastanede bulunanları sorguya çektiğini göstermektedir. Başvuranların akrabalarının ölüm nedenini, İstanbul Adli Tıp Kurumunun sağlık raporu ve otopsi raporu ayrıntılarıyla incelemiştir. A. Batarın ölümünün, önceden var olan bir kalp rahatsızlığı nedeniyle olduğu ve polis memurlarının fiiliyatlarının kalp krizine neden olmadığı tespit edilmiştir.
21. Mahkeme, soruşturma dosyasındaki delillerin ve sağlanan bilgilerin, soruşturmanın etkin olmadığı ve ilgili makamların A.Batarın ölümüne ilişkin olarak harekete geçmediğini göstermediğine karar vermektedir. Mahkeme, bu şikayetin de açıkça dayanaktan yoksun olduğu gerekçesiyle reddedilmesi gerektiğine karar vermiştir.
Bu gerekçelerle, Mahkeme oybirliğiyle
Başvurunun kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.
EK
1. Namık Kemal BATAR, 1 Ocak 1960 tarihinde doğmuş, bir Türk vatandaşıdır ve Gaziantepte ikamet etmektedir. Kendisi U. GÜNEŞ tarafından temsil edilmiştir.
2. Ebamüslüm Tabardar BATAR, 25 Mayıs 1970 tarihinde doğmuş, bir Türk vatandaşıdır ve Gaziantepte ikamet etmektedir. Kendisi U. GÜNEŞ tarafından temsil edilmiştir.
3. Mehmet Emin BATAR, 9 Eylül 1972 tarihinde doğmuş, bir Türk vatandaşıdır ve Gaziantepte ikamet etmektedir. Kendisi U. GÜNEŞ tarafından temsil edilmiştir.
4. Naile BATAR, 1 Temmuz 1938 tarihinde doğmuş, bir Türk vatandaşıdır ve Gaziantepte ikamet etmektedir. Kendisi U. GÜNEŞ tarafından temsil edilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy