(AİHS m. 6, 13, 14, 17, 35; Protokol No 1) (6292 S. K. m. 7) (4721 S. K. m. 1007) (REŞAT NURİ AYKAÇ VE DİĞERLERİ V. - TÜRKİYE DAVASI) (OSMAN YAŞAR DİŞLİOĞLU V. - TÜRKİYE DAVASI) (TAHİR ARIOĞLU VE DİĞERLERİ V. - TÜRKİYE DAVASI) (ÜMMÜHAN KAPLAN DAVASI - TÜRKİYE DAVASI) (MÜDÜR TURGUT VE DİĞERLERİ V. - TÜRKİYE DAVASI) (REMZİ AYDIN - TÜRKİYE DAVASI)
(Başvuru no.11971/12)
KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR
10 Aralık 2013 tarihinde Başkan
Dragoljub Popovic,
Yargıçlar
Paulo Pinto de Albuquerque,
Helen Keller ve Yazı İşleri Müdürü Stanley Naismithin katılımıyla oluşturulan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölümü) komite olarak, ekte ayrıntı bilgilerin de bulunduğu söz konusu başvuruları dikkate alarak, gerçekleştirilen kapalı müzakereler neticesinde aynı tarihte aşağıdaki kararı vermiştir:
OLAY VE OLGULAR
1. Başvuranların isim listesi ekte bulunmaktadır.
A. Davanın koşulları
2. Başvurunun kendine özgü koşullan, başvuranlar tarafından ifade edildiği şekilde, aşağıdaki gibi özetlenebilir.
3. Başvuranların taşınmaz tapu kayıtlan, farklı tarihlerde, adli kararlar üzerine, her hangi bir tazminat ödenmeksizin Hazine lehine iptal edilmiştir.
4. İptal kararlar, ihtilaf konusu mülklerin, hem Devlete ait orman arazisi (2B arazileri) olmalarına hem de orman vasfını kaybetmeden evvel tespit işlemlerinin gerçekleşmesine dayanmıştır. Sonuç olarak, tapu kayıtlarının başvuranlar adına düzenlenmesi hukuka uygun olmayıp, bu sebepten ötürü iptal edilmelidir.
B. İlgili iç hukuk ve uygulanması
5. Orman arazisiyle ilgili olarak, yeni mevzuatlar ve içtihadi gelişmeler; Aykaç ve diğerleri / Türkiye (kabul edilebilirlik kararı) no. 2089/05, 11 Aralık 2012; Dişlioğlu ve diğerleri / Türkiye (kabul edilebilirlik kararı), no. 39149/04, 11 Aralık 2012; Altunay / Türkiye (kabul edilebilirlik kararı), no. 42936/07, §§ 21-27, 17 Nisan 2012; Arıoğlu ve diğerleri Türkiye (kabul edilebilirlik kararı), no. 11166/05, §§ 22-35, 6 Kasım 2012 kararlarında özetlenmiştir.
6. Türkiye Büyük Millet Meclisi, 9 Ocak 2013 tarihinde, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Yapılmış Bazı Başvuruların Tazminat Ödenmek Suretiyle Çözümüne İlişkin 6384 sayılı Kanunu kabul etmiştir. Bu kanun, pilot karar Ümmühan Kaplan / Türkiye Davasında uygulanmasıyla ilgilidir (başvuranın makul süre içerisinde şikayetinin dinlenmemesi ve ilgilinin hakkını savunmasına imkan sağlayacak iç hukuk yolu bulunmamasına ilişkin karar, no. 24240/07, 20 Mart 2012).
7. Bu kanun, 23 Eylül 2012 tarihinden önce AİHM önünde yapılmış ve özellikle adli yargılama sürelerine ilişkin şikayetlerle ilgili olan bütün başvurulara uygulanmaktadır.
8. Bu kanun ile uygulanan hükümle ilgili olarak AİHM, Turgut ve diğerleri / Türkiye Kararında bulunan tanımlara atıfta bulunmaktadır (no. 4860/09, 26 Mart 2013).
ŞİKAYETLER
9. Başvuranlar, söz konusu adli yargılama sürelerinden şikayet etmektedirler.
10. Başvuranlar, Sözleşmenin 6.,13.,14. ve 17. maddelerini içeren çeşitli hükümlerine ve Ek 1 No.lu Protokolün 1. maddesini ileri sürerek, tapu kayıtlarının tazminat verilmeksizin adli kararlarla iptal edilmesinin haksız ve adaletsiz olmasından şikayet etmektedirler.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
11. AİHM, meydana getirilen konu ve olaylarla ilgili olarak, davaların benzer olmalarını dikkate alarak, İçtüzüğünün 42. maddesinin 1. fıkrasına uygun olarak birleştirilmelerinin uygun olduğu kanaatindedir.
A. Yargılama sürelerine ilişkin şikayetler
12. AİHM, başvuranların yerel mahkemeler önündeki yargılama süresinden şikayet ettiklerini gözlemlemektedir.
13. AİHM, (anılan) Ümmühan Kaplan Davasında pilot kararın uygulanmasının ardından, Türkiye Büyük Millet Meclisinin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Yapılmış Bazı Başvuruların Tazminat Ödenmek Suretiyle Çözümüne İlişkin 6384 sayılı Kanunu kabul ettiğini hatırlatmaktadır.
14. Tazminat komisyonu kurulan bu kanunda, tazminatla ilgili olarak, özellikle yargılama süresine ilişkin davalarda izlenen işlem ve konular ilkelerle belirtilmektedir. Bu kanun, 23 Eylül 2012 tarihinde önce AİHM önünde yapılan bütün başvurulara uygulanmaktadır.
15. Dolayısıyla davalı Devlet, ulusal düzeyde aynı yapısal sorunlardan doğan bireysel birçok davalar için bir çözüm önermiş ve böylece Sözleşme sistemine dayanan ikincil ilkesine etki etmiştir (Bourdov / Rusya (no.2), no. 33509/04, § 127, AİHM 2009).
16. AİHM, yargılama süresine ilişkin davalarla ilgili olarak, (anılan) Turgut ve diğerleri Kararında, öncelikle a priori bu yeni başvurunun erişebilir olduğunu, şikayetlerin giderilmesi için makul bir çerçevede imkan veren olasılığının bulunduğunu ve tüketilmesi gereken bir başvuru yolu olduğunu değerlendirmiştir. Sonuç olarak AİHM, bu şikayetin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.
17. Somut olayda AİHM, bu yaklaşımdan uzaklaşmak için herhangi bir neden tespit etmemekte ve dolayısıyla başvuranların şikayetlerinin Sözleşmenin 35. maddesinin 1. ile 4. fıkralarına uygun olarak, başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle, kabul edilemez olduklarına karar vermiştir.
B. Diğer şikayetler
18. Olay ve olguların hukuki nitelendirilmesini konusunda takdir yetkisine sahip olan AİHM, tarafların yaptıkları olay ve olguların hukuki nitelendirilmesi ile bağlı olmadığını hatırlatmaktadır (Bk., diğerleri arasında, Remzi Aydın / Türkiye, no. 30911/04, § 44, 20 Şubat 2007). Somut olayda AİHM, özellikle başvuranların şikayetlerinin, Sözleşmenin 1. No. lu Ek Protokolünün 1. maddesi açısından incelenmeleri gerektiği kanaatindedir.
19. AİHM, başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle, benzer başvurulan daha önce incelemiş olduğunu ve kabul edilemez olduklarına karar verdiğini gözlemlemektedir.
20. Bu nedenle AİHM, son zamanlarda 6292 sayılı Kanunun 7. maddesinde tanınan tazminat/iade başvurusunun ve Medeni Kanununun 1007. maddesinde öngörülen tazminat başvurusunun, Sözleşmenin 35. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, başvuru yapıldıktan sonra dahi tanınan başvuru yollarının tüketilmesi gereken bir yol olduğu kanaatine varmıştır (Bk., yukarıdaki 5. paragrafta belirtilen kararlar).
21. Somut olayda AİHM, başka bir yaklaşım kabul ettiğini destekleyen herhangi bir koşul tespit etmemektedir.
22. Dolayısıyla AİHM, ayrıca başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle, bu şikayetlerin kabul edilemez olduklarına karar vermiştir.
Bu gerekçelerle, AİHM, Oybirliğiyle,
Başvuruların birleştirilmesine,
Başvuruların kabul edilemez olduklarına karar vermiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy