(AİHM m. 5, 6, 34, 35) (2709 S. K. m. 36) (765 S. K. m. 61, 147) (CEM AZİZ ÇAKMAK V. - TÜRKİYE DAVASI) (RAMAZAN CEM GÜRDENİZ - TÜRKİYE DAVASI)
KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR
(Başvuru No. 16025/12)
Başkan
Guido Raimondi,
Yargıçlar
Işıl Karakaş,
Andras Sajö,
Helen Keller,
Paul Lemmens,
Robert Spano,
Jon Fridrik Kjelbro,
ve Bölüm Yazı İşleri Müdürü Stanley Naismithin katılımıyla 13 Kasım 2014 tarihinde Daire olarak toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm), yukarıda anılan 24 Ocak 2012 tarihli başvuruları göz önünde bulundurarak yapılan müzakereler neticesinde aşağıdaki kararı vermiştir:
OLAYLAR
1. Başvuran tarafın isimleri ekli listede yer almaktadır.
1. Başvuranlar Hakkında Açılan Ceza Davası
2. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 2010 yılında, tümü Türk Silahlı Kuvvetleri mensubu general veya subaylardan oluşan, Balyoz (Fransızcası "la masse" veya İngilizcesi "sledgehammer") olarak adlandırılan bir suç örgütüne üye olduğu iddia edilen birçok kişi hakkında ceza soruşturması başlatmıştır. Savcılık, söz konusu kişileri, 2002 ve 2003 yıllarında, olayların meydana geldiği tarihte yürürlükte olan eski Türk Ceza Kanununun 147. maddesi ile cezalandırılan bir eylem olan, seçilmiş Hükümeti zorla devirmeyi amaçlayan askeri bir darbe planına katılmakla suçlamıştır (Balyoz Davasının detayları ve bu davaya ilişkin eylem planları için bk. Doğan/Türkiye (kabul edilebilirlik hakkında karar), No. 28484/10, 10 Nisan 2012 ve Çakmak/Türkiye (kabul edilebilirlik hakkında karar), No. 58223/10, 19 Şubat 2013).
3. İstanbul Savcılığı, 11 Kasım 2011 tarihli iddianameyle, Eski Ceza Kanunu'nun 61. maddesiyle birlikte (Bakanlar Kurulunu zorla devirme teşebbüsünü cezalandıran) 147. maddesine dayanarak, İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinde başvuranların da aralarında bulunduğu birçok kişi hakkında ceza davası açmıştır.
4. İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi, 21 Eylül 2012 tarihinde, Balyoz Davası ile ilgili kararını açıklamış ve Bakanlar Kurulunu zorla devirmeye teşebbüs nedeniyle, Eski Ceza Kanununun 61. maddesi ile birlikte 147. maddesi gereğince, diğer sanıklar arasında başvuranları, on altı yıl ağırlaştırılmış hapis cezasına mahkûm etmiştir.
5. Başvuranlar, bu karar sonrasında hapsedilmişlerdir.
6. Yargıtay, 9 Ekim 2013 tarihli kararla İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına karşı yapılan temyiz başvurusunu reddetmiştir.
2. Anayasa Mahkemesine Sunulan Başvuru
7. Başvuranlar, belirtilmeyen bir tarihte, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuşlardır.
8. Anayasa Mahkemesi, 18 Haziran 2014 tarihli kararıyla, Anayasanın 36. maddesi tarafından öngörülen adil yargılanma hakkının ihlal edildiği sonucuna varmıştır. Anayasa Mahkemesi, bu bağlamda, öncelikle savunma makamı tarafından sunulan karşı-bilirkişi raporlarının Ağır Ceza Mahkemesi tarafından gerekçe gösterilmeksizin dikkate alınmadığının altını çizmiştir. Anayasa Mahkemesi ayrıca, söz konusu davanın anahtar ismi olan iki kişinin, H.Ö. ve A.Y.nin, Ağır Ceza Mahkemesi tarafından tanık olarak dinlenmesi gerektiğini tespit etmiştir.
9. Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi, 19 Haziran 2014 tarihinde, Anayasa Mahkemesinin kararına dayanarak, başvuranların serbest bırakılmasına karar vermiştir. Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi ayrıca, 21 Eylül 2012 ve 9 Ekim 2013 tarihli kararların sonuçlarını iptal ederek, ilgililer hakkında açılan ceza davasının yenilenmesine ve bu yargılamaya ilişkin ilk duruşmanın 3 Kasım 2014 tarihinde gerçekleştirilmesine karar vermiştir.
ŞİKAYETLER
10. Başvuranlar, Sözleşmenin 5. maddesini ileri sürerek keyfi bir şekilde tutuklandıklarından şikayet etmektedirler. Başvuranlara göre, suç işlediklerine dair haklarında şüphelenmek için makul sebepler bulunduğu yönünde herhangi bir delil unsuru bulunmamaktadır.
11. Başvuranlar, Sözleşme'nin 6. maddesini ileri sürerek, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme önünde adil yargılanma hakkını kullanamadıklarını iddia etmektedirler. Bu bağlamda başvuranlar, İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesini, savunma haklarına riayet etmeksizin davayı yürütmekle suçlamaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
A. Sözleşmenin 5. Maddesinin İhlal Edildiği İddiası Hakkında
12. Başvuranlar, Sözleşmenin 5. maddesini ileri sürerek, suç işlediklerine dair haklarında şüphelenmek için makul sebepler olmadan, Sözleşme ihlal edilerek tutuklandıklarından şikayet etmektedirler.
13. Mahkeme, öncelikle, başvuranların Ağır Ceza Mahkemesi tarafından mahkûm edilmelerinden önce hapsedilmediklerini gözlemlemektedir.
14. Mahkeme, mahkûmiyet kararının genellikle, 5. maddenin 3. fıkrası açısından göz önünde bulundurulacak dönemin sonunu -ki söz konusu dönem Sözleşmenin 5. maddesinin 1. fıkrasının c) bendi için de geçerlidir-teşkil ettiğini hatırlatmaktadır; ilgililerin tutukluluğu bu tarihten itibaren, Sözleşmenin 5. maddesinin 1. fıkrasının a) bendi alanına girmektedir (I.A./Fransa, 23 Eylül 1998, § 98, Karar ve Hüküm Derlemeleri 1998-VII).
15. Mahkeme, başvuranların 21 Eylül 2012 tarihinde, İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından suçlu bulundukları ve aynı mahkeme tarafından Eski Ceza Kanununun 61. maddesi ile birlikte 147. maddesi gereğince on altı yıl ağırlaştırılmış hapis cezasına mahkûm edildiklerini tespit etmektedir. Mahkeme, bu bağlamda, başvuranların yetkili bir mahkeme tarafından verilmiş mahkûmiyet kararı sonrasında yasaya uygun olarak tutulduklarını gözlemlemektedir.
16. Mahkeme, dava konusu olayları göz önüne alarak, başvuranların tutukluluğunun, Sözleşmenin 5. maddesinin 1. fıkrasının a) bendi bakımından haklı olduğu kanaatindedir.
17. İşbu şikayet açıkça dayanaktan yoksun olup, Sözleşmenin 35. maddesinin 3. fıkrası ile 4. fıkrasının a) bendi uyarınca reddedilmelidir.
B. Sözleşmenin 6. Maddesinin İhlal Edildiği İddiası Hakkında
18. Diğer taraftan başvuranlar, Sözleşmenin 6. maddesinin de birçok bağlamda ihlal edildiğini ileri sürmektedirler. Başvuranlar öncelikle, İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi hakimlerinin bağımsız ve tarafsız olduklarını ispatlamadıklarından, savunmalarının hazırlaması için gerekli olan zamanın ve kolaylıkların kendilerine verilmediğinden ve lehlerinde delil unsuru sunma olanağından mahrum bırakılmalarından şikayet etmektedirler.
19. Mahkeme, Anayasa Mahkemesi ve Anadolu Ceza Mahkemesi tarafından verilen kararların ardından, başvuranlar hakkında açılan ceza davasının, ilk derece mahkemesi önünde yeniden derdest olduğunu tespit etmektedir. Mahkeme, başvuranlar hakkında verilmiş nihai bir mahkûmiyet kararı bulunmadığından, başvuranlar hakkında açılan davayı tamamıyla inceleyecek durumda değildir.
20. Dolayısıyla, başvuranlar, yerel mahkemeler önünde sürdürülen davanın mevcut aşamasında Sözleşmenin 6. maddesinin hükümlerinin ihlal edildiğinden şikayetçi olamazlar. Bununla birlikte, şayet başvuranlar, haklarında açılan ceza davası sonucunda halen iddia ettikleri ihlallerden mağdur oldukları kanısındaysalar, Mahkemeye yeniden başvurma imkanları bulunmaktadır. Dolayısıyla başvuruların bu kısmı, vaktinden önce sunulmuştur (diğerleri arasında bk., Çakmak/Türkiye (kabul edilebilirlik hakkında karar), No. 58223/10, § 70, 19 Şubat 2013).
21. Dolayısıyla başvuruların bu kısmının da, Sözleşmenin 35. maddesinin 4. fıkrası uyarınca reddedilmesi gerekmektedir.
Bu gerekçelerle, Mahkeme, oybirliğiyle,
Başvuruları birleştirmeye;
Başvuruların kabul edilemez olduğuna karar vermiştir. (¤¤)
EK
No Başvuru Başvuru Başvuran Temsilcisi
No Tarihi Doğum Tarihi
İkametgahı
1. 16025/12 24.01.2012 Atilla ÖZLER Haluk PEKŞEN
27.01.1953
İzmir
2. 30640/14 24.01.2012 Şenol BÜYÜKÇAKIR Haluk PEKŞEN
25.06.1964
İzmir
3. 30643/14 24.01.2012 Çetin CAN Haluk PEKŞEN
15.10.1963
Ankara
4. 30645/14 24.01.2012 Ayhan GÜMÜŞ Haluk PEKŞEN
01.09.1958
Eskişehir
5. 30646/14 24.01.2012 Yusuf Volkan YÜCEL Haluk PEKŞEN
11.02.1969
Ankara
6. 30647/14 24.01.2012 Namık SEVİNÇ Haluk PEKŞEN
23.09.1966
Amasya
Full & Egal Universal Law Academy