(AİHS. m. 6, 35)
(Başvuru no: 26895/12)
KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR
Fatih Öztürk ve Reyhan Öztürk / Türkiye davasında,
Başkan
Guido Raimondi,
Yargıçlar
Işıl Karakaş,
Peer Lorenzen,
András Sajó,
Neboja Vucinic,
Helen Keller,
Egidijus Küris
ve Daire Yazı İşleri Müdürü Stanley Naismithin katılımıyla oluşturulan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölümü) komite olarak, 19 Mart 2012 tarihinde yapılan başvuruya ilişkin müzakerelerin ardından, 5 Kasım 2013 tarihinde aşağıdaki kararı vermiştir:
OLAY VE OLGULAR
Başvuranlar Fatih Öztürk ve Reyhan Öztürk T.C. vatandaşları olup sırasıyla 1967 ve 1975 doğumludurlar ve Samsunda ikamet etmektedirler. Başvuranlar, AİHM önünde, Samsunda görev yapan Avukat C. Balcı tarafından temsil edilmektedirler.
Başvurunun kendine özgü koşulları, başvuranlar tarafından ifade edildiği şekilde aşağıdaki gibi özetlenebilir.
Başvuranların oğlu, 10 Mayıs 1997 tarihinde doğmuştur.
Samsun Tıp Fakültesi Hastanesinin doktorları, lösemi hastalığı teşhisi konulduktan sonra 2 Haziran 1998 tarihinde bebeği ameliyat etmiş ve başvuranları, oğullarının sol böbreğinin bulunmadığına dair bilgilendirmişlerdir. Başvuranlara göre ameliyat öncesi hazırlık analizlerinde böyle bir bulguya rastlanmamıştır.
Bir hafta sonra, çocuk evine geri gönderilmiştir. Aynı gün çocuk, komaya girmiştir. Doktorlar, başvuranlara oğullarının bağırsak tıkanıklığından rahatsızlandığını söylemişler ve bebeğin kurtulduğu ikinci bir cerrahi operasyon gerçekleştirmişlerdir.
Bu arada bebeğin sağlık dosyası kaybolmuştur.
Başvuranlar, 3 Aralık 1999 tarihinde yetkilerini kötüye kullandıkları gerekçesiyle doktorlar hakkında Samsun Başsavcılığına suç duyurusunda bulunmuşlardır.
Savcılık, 6 Aralık 1999 tarihinde, 19 Mayıs Üniversitesi Rektörlüğünden ("Rektörlük") soruşturma izni talep etmiştir.
Rektörlük, belirsiz bir tarihte soruşturma izni verilmemesine karar vermiştir.
Danıştay, 30 Mayıs 2001 tarihinde Rektörlüğün kararına karşı yapılan itiraz başvurusunu kabul etmiştir ve dava dosyasını Samsun Asliye Ceza Mahkemesine göndermiştir.
Samsun Asliye Ceza Mahkemesi, 16 Mayıs 2002 tarihinde cezanın ertelenmesine karar vermiştir.
Yargıtay, 10 Mart 2004 tarihinde erteleme kararını bozmuştur ve Asliye Ceza Mahkemesi davayı yeniden ele almıştır.
Asliye Ceza Mahkemesi, 31 Mayıs 2004 tarihinde Samsun Ağır Ceza Mahkemesinin lehine yetkisizlik ratione materiae kararı vermiştir.
Samsun Ağır Ceza Mahkemesi, 19 Kasım 2007 tarihinde cerrahların beraat etmesine karar vermiştir.
Yargıtay, 21 Kasım 2011 tarihinde bu kararı onamıştır.
ŞİKAYETLER
Başvuranlar, Sözleşmenin 6. maddesini ileri sürerek somut olay hakkında yürütülen ceza yargılamasının uzunluğundan şikayet etmektedirler.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Başvuranlar, Sözleşmenin 6. maddesini ileri sürerek somut olayda yürütülen ceza yargılamasının süresinin makul olmayan niteliğinden şikayet etmektedirler.
Söz konusu şikayetin dile getirilmesi bakımından AİHM, başvuruyu sadece Sözleşmenin 6. maddesi kapsamında inceleyebilmektedir.
Halbuki bu hüküm, üçüncü şahısların cezai olarak mahkum edilmesini veya kovuşturulmasını güvence altına almamaktadır (Bk. Perez / Fransa, (BD), no. 47287/99. § 70, AİHM 2004-I). Somut olayda, mevcut başvuruya ilişkin ceza davası, başvuranlara karşı yürütülen cezai alanda bir suçlamanın esasını veya sivil nitelikteki yükümlülük ve hakları hakkında bir itirazı kapsamamaktadır. Bu son hususla ilgili olarak, adli ceza makamları önünde başvuranların bu hakkı koruyan herhangi bir tazminat davası açıp açmadıklarını ve şayet açtılarsa bu başvurunun, Yeni Ceza Muhakemesi Kanununun yürürlüğe girdiği 1 Haziran 2005 tarihinden önce yapılıp yapılmadığını tespit etmek gerekmektedir. Sonuç olarak, söz konusu başvuru bu tarihten sonra yapıldığı için bu türden bir talebin dile getirilmesi artık kanuni olarak mümkün değildir. Halen derdest olan ceza yargılaması, yargılanan doktorlar açısından kesinlikle cezalandırıcı bir yön ortaya koyamamaktadır (Bk. Beyazgül / Türkiye, no. 27849/03, §§ 30 - 40, 22 Eylül 2009).
Dolayısıyla başvuru, Sözleşmenin 35. maddesinin 3. fıkrası bakımından ratione materiae olarak Sözleşme hükümlerine uygun değildir ve Sözleşmenin 35. maddesinin 4. fıkrası gereğince reddedilmelidir.
Bu gerekçelerle, Mahkeme, oybirliğiyle,
Başvurunun kabul edilemez olduğuna karar vermiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy