(AİHS m. 4, 6, 14, 35) (HASAN UZUN V. - TÜRKİYE DAVASI) (GAFGEN - ALMANYA DAVASI)
(Başvuru no: 51205/13)
KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR
Başkan
Helen Keller
Yargıçlar
Egidijus Küris,
Jon Fridrik Kjolbro
ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Abel Camposun katılımıyla, 17 Şubat 2015 tarihinde Komite halinde toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm), 1 Ağustos 2013 tarihinde yapılmış olan yukarıdaki başvuruya ilişkin olarak gerçekleştirilen müzakerelerin ardından aşağıdaki kararı vermiştir.
OLAYLAR
1. Başvuran, Behzat YEŞİLBAŞ, 1966 doğumlu bir Türk vatandaşıdır. Başvuran, Mahkeme önünde, Ankarada görev yapan avukat C. KOÇ tarafından temsil edilmiştir.
A. Davanın koşulları
2. Başvuran, orduda astsubay kıdemli çavuş olarak görev yapmaktadır. Başvuran 2011 yılının Eylül ayında, Ankara Garnizonundan Kütahya Garnizonuna gönderilmiştir.
3. Başvuran kendisinin Kütahya Garnizonuna gönderilmesinin keyfi bir karar olduğunu iddia ederek 24 Ekim 2011 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesine başvurmuş ve bu kararın iptal edilmesi talebinde bulunmuştur.
4. Askeri Yüksek İdare Mahkemesi, başvuranın davasını 8 Mayıs 2012 tarihinde reddetmiştir. Başvuran, kararın düzeltilmesi için başvuruda bulunmuştur. Askeri Yüksek İdare Mahkemesi düzeltme talebini 13 Kasım 2012 tarihinde reddetmiştir.
5. Başvuran 26 Aralık 2012 tarihinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvuran, ayrımcılık yasağını ileri sürerek, keyfi bir şekilde gönderilmesi kararının iptali için yapmış olduğu başvurunun Askeri Yüksek İdare Mahkemesi tarafından reddedilmesinin, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi uyarınca korunması gereken temel hakkını ihlal ettiğini iddia etmiştir.
6. Anayasa Mahkemesi 22 Nisan 2013 tarihinde, başvuranın yapmış olduğu başvuruyu açıkça dayanaktan yoksun olduğu gerekçesiyle kabul edilemez bulmuştur. Anayasa Mahkemesi yapmış olduğu gerekçelendirmede, başvuranın ayrımcılık yapıldığı iddiasının doğruluğunu kanıtlamadığını ve yerel mahkemenin kararında herhangi bir keyfiyet bulunmaması sebebiyle, başvuranın yerel mahkeme kararlarının adil olmadıklarına ilişkin şikayetinin dördüncü derece mahkemesi şikayeti niteliğinde olduğunu kaydetmiştir.
7. Anayasa Mahkemesinin ilgili kararı başvurana 4 Temmuz 2013 tarihinde tebliğ edilmiştir.
B. İlgili iç hukuk
8. İlgili iç hukuka ilişkin açıklamalar, Hasan Uzun/Türkiye ((k.k.), no. 10755/13, §§ 68-71, 30 Nisan 2013) kararında yer almaktadır.
ŞİKAYETLER
9. Başvuran Sözleşmenin 6. ve 14. maddelerinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Başvuran, Sözleşmenin 6. maddesine dayanarak, Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin bağımsız ve tarafsız olmadığından, kararın düzeltilmesi talebinin ilgili karara hükmetmiş olan aynı dairece reddedilmiş olduğundan ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesi tarafından verilen kararın hatalı olduğundan şikayetçi olmuştur. Başvuran Sözleşmenin 14. maddesine dayanarak, yerel makamların ayrımcılık yasağı ilkesini ihlal edecek şekilde hareket ettiklerinden şikayet etmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
10. Mahkeme, başvuranın Mahkemeye 6. madde kapsamında çeşitli şikayetler ibraz etmiş olduğunu gözlemlemektedir.
11. Ancak, Mahkeme, Sözleşmenin 35. maddesi uyarınca, Mahkemeye sunulması amaçlanan şikayetlerin, en azından esas olarak, ilk başta yetkili ulusal mahkemeler önünde ve iç hukuk uyarınca gerekli görülen koşullar çerçevesinde olmak üzere, öngörülen süre sınırı içerisinde dile getirilmesi gerektiğini yinelemektedir (bk. diğer kararlar arasında, Cardot/Fransa, 19 Mart 1991, § 34, A Serisi no. 200 ve Gafgen/Almanya (BD), no. 22978/05, § 142, AİHM 2010).
12. Mahkeme, Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin bağımsızlığına ve tarafsızlığına ve kararın düzeltilmesi talebinin ilgili karara hükmetmiş olan aynı dairece incelenmesine ilişkin şikayetlerle ilgili olarak, elindeki tüm belgelerin ışığında, başvuranın bu şikayetlerini Anayasa Mahkemesine sunmamış olduğunu gözlemlemektedir. Dolayısıyla, Mahkeme, başvuranın mevcut olan iç hukuk yolunu tüketmemiş olduğunu değerlendirmektedir. Mahkeme, bu nedenle, başvurunun bu kısmının iç hukuk yollarının tüketilmediği gerekçesi ile Sözleşmenin 35 §§ 1 ve 4 maddesi gereğince reddedilmesi gerektiği kanaatindedir.
13. Mahkeme, yargılamaların adilliğiyle ilgili olarak, bu şikayetin Anayasa Mahkemesi tarafından ele alınmış ve açıkça dayanaktan yoksun bulunmuş olduğunu kabul etmektedir. Mahkeme, başvuranın iddiasını kanıtlamadığını ancak, yerel mahkemenin kararının hatalı olduğunu iddia ettiğini gözlemlemektedir. Sonuç olarak, Mahkeme, Sözleşmenin 6. maddesi kapsamında yapılmış olan şikayetin bu kısmının dördüncü derece mahkemesi şikayeti niteliğinde olduğunu ve bu nedenle açıkça dayanaktan yoksun olduğunun beyan edilmesi gerektiğini değerlendirmektedir.
14. Başvuran ayrıca, iddialarını kanıtlamaksızın Sözleşmenin 14. maddesine dayanarak, ayrımcılığa maruz kalmış olduğunu ileri sürmüştür.
15. Mahkeme, kendisine ibraz edilmiş olan belgeleri incelemiş ve bu hükmün ihlal edilmiş olduğuna ilişkin herhangi bir tespitin söz konusu olmadığını beyan etmiştir. Mahkeme ayrıca, başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olduğuna karar vermiş ve Sözleşmenin 35 §§ 3 (a) ve 4 maddesi gereğince kabul edilemez bulunması gerektiğini kaydetmiştir.
Bu gerekçelerle, Mahkeme oybirliğiyle,
Başvurunun kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.
İşbu karar İngilizce dilinde tanzim edilmiş olup, 19 Mart 2015 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy