(Kişi Özgürlüğü ve Güvenliği Hakkı İhlali İddiası)
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 3.Daire Kararı
Başkan; I.Cabral Barreto Üyeler; L. Caflisch, P.Kuris, B.Zupancic, H.S.Greve, K.Traja, ve F.Gölcüklü
Başvuru No: 25756/94
Karar Tarihi: 5 Aralık 2002
Çeviren ve Özetleyen: Yrd. Doç. Dr Ümit KOCASAKAL, Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Usul Hukuku Öğretim Üyesi
Kararın verildiği tarihte cezaevinde hükümlü olan başvuru sahibi, tutuklanmasına sebep olan fiillerinden dolayı 5/3. maddeye aykırı olarak, "derhal" bir hakim ya da kanunla yargı yetkisi kullanmaya yetkili kılınan diğer bir görevli önüne çıkarılmadığını ileri sürmektedir.
Hükümet başvuru sahibinin birden fazla sanık ile ilgili olan ve konu ile ilgili mevzuata uygun olarak yürütülen bir soruşturma kapsamında gözaltına alındığını belirtmekle yetinmiş ve başvuru sahibinin yakalanmasına dayanak olan şüphelerin, terörizm kapsamındaki suçlardan dolayı otuz yıl hapse mahkum olmuş olması ile teyit edildiğini savunmaktadır.
Mahkeme ise, kendisine isnat edilen fiillerin terörist bir tehdit ile ilgili olduğu varsayımında dahi başvuru sahibinin yargısal bir müdahale olmaksızın 15 gün gözaltında bulundurulmasının gerekliliğini kabul etmemektedir ve sonuç olarak on beş günlük bir gözaltı süresinin belirtilen içtihatlarda ortaya konulan çabukluk kavramına uygun olmadığını ileri sürerek, oybirliğiyle;
1. Sözleşmenin 5.maddesinin 3. fıkrasının ihlal edilmiş olduğuna;
2. Sözleşmenin 5 .maddesinin 4. fıkrasının ihlal edilmiş olduğuna;
3. Sözleşmenin 5.maddesinin 5. fıkrasının ihlal edilmiş olduğuna;
4. a) Sözleşmenin 44/2. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesi tarihinden başlayarak üç ay içinde davalı devletin başvuru sahibine, karar tarihindeki uygulanabilecek faiz ile birlikte Türk Lirasına çevrilmek suretiyle :
i. Manevi tazminat olarak 5500 EURO;
ii. Yargılama giderleri için 1500 EURO ödemesine;
b) Ödemenin gecikmesi durumunda belirtilen tarihten başlayarak bu süre boyunca Avrupa Merkez Bankasınca uygulanacak basit faizin üç puan üzerinde faiz uygulanmasına;
5. Fazlaya dair tazminat taleplerinin reddine karar vermiştir.
KARARDA ATIF YAPILAN DİĞER DAVALAR
1. Brogan ve Diğerleri v. Birleşik Krallık
2. Murray v. Birleşik Krallık
3. Aksoy v. Türkiye
4. Sakık ve Diğerleri v. Türkiye
5. Demir ve Diğerleri v. Türkiye
6. Neumeister v. Avusturya
7. De Wilde, Ooms ve Versyp v. Belçika
8. Nikolova v. Bulgaristan
PROSEDÜR
1-8 Bu kısım çevrilmemiştir.
I. DAVANIN ÖZEL ŞARTLARI
OLAYLARIN GELİŞİMİ
9. 1960 doğumlu başvuru sahibi halen (kararın verildiği tarihte-ÇN) Kırşehir Cezaevinde bulunmakta olup kendisi avukattır. Olayların geçtiği dönemde başvuru sahibi İnsan Hakları Demeği ve Sosyal Demokrat Halkçı Partinin (SHP) üyesidir.
10. 2 Mart 1994 tarihinde saat 2:30 sularında başvuru sahibi Kırşehir'de yakalanmış ve 17 Mart 1994 tarihine kadar gözaltında kalmıştır. Kendisine, Kürdistan İşçi Partisi (PKK) isimli yasadışı silahlı bir örgüte yardım ve yataklık suçlaması yöneltilmiştir.
11. 17 Mart 1994 günü başvuru sahibi, Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi Yedek Hakimliğine sevk edilmiş ve tutuklanmıştır.
12. 21 Nisan 1994 tarihli iddianame ile Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi Savcısınca başvuru sahibine karşı, devlete karşı silahlı çete oluşturmayı ve patlayıcı madde ve yasak silahları kullanmak suretiyle şiddet kullanmayı cezalandıran ceza kanununun 168 ve 264/6 kapsamında kamu davası açılmıştır.
13. Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi, 7 Şubat 1995 tarihli kararı ile başvuru sahibini 30 yıl hapis ve para cezasına mahkum etmiştir.
14. Karar, Yargıtay tarafından onanmıştır.
D. İLGİLİ İÇ HUKUK VE UYGULAMA
15-16. Devlet Güvenlik Mahkemelerinin Kuruluş ve Yargılama Usulleri hakkındaki 2845 Sayılı Kanun ile 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanununun ilgili hükümlerinin kısaca belirtildiği bu bölüm çevrilmemiştir.
HUKUKİ BOYUT
I. SÖZLEŞMENİN 5. MADDESİNİN İHLÂLİ İDDİASI
17. Başvuru sahibi, Sözleşmenin 5.maddesinin 3, 4 ve 5. fıkralarının ihlal edildiğini ileri sürmektedir ki bu hükümler şu şekildedir :
(maddeler çevrilmemiştir)
A. Sözleşmenin 5/3. maddesi
18. Başvuru sahibi, 5/3.maddeye aykırı olarak, "derhal" bir hakim ya da kanunla yargı yetkisi kullanmaya yetkili kılınan diğer bir görevli önüne çıkarılmadığını ileri sürmektedir.
19. Hükümet başvuru sahibinin birden fazla sanık ile ilgili olan ve konu ile ilgili mevzuata uygun olarak yürütülen bir soruşturma kapsamında gözaltına alındığını belirtmektedir. Hükümet, başvuru sahibinin yakalanmasına dayanak olan şüphelerin, terörizm kapsamındaki suçlardan dolayı otuz yıl hapse mahkum olmuş olması ile teyit edildiğini savunmaktadır.
20. Mahkeme geçmişteki bir çok kararında terör suçları ile ilgili soruşturmaların mercileri özel bir takım soranlarla karşı karşıya bıraktığının kuşkusuz olduğunu kabul etmiştir (Bkz. Diğer kararlarla birlikte Brogan ve Diğerleri v. Birleşik Krallık, 29 Kasım 1988, seri A no:145-B, s.33,§61; Murray v. Birleşik Krallık, 28 Ekim 1994, seri A no: 300, s.27, § 58; Aksoy v. Türkiye, 18 Aralık 1996, İçtihatlar ve Kararlar Külliyatı 1996-VI, s.2282, §78; Sakık ve Diğerleri v. Türkiye, 26 Kasım 1997, Külliyat (Recueil) 1997-VII, s.2623, § 44; Demir ve Diğerleri v. Türkiye, 23 Eylül 1998, Külliyat 1998-IV, s.265, § 41). Bununla birlikte bu husus, 5. madde bakımından, yetkili makamların terör suçu olduğunu belirtmeyi seçtikleri her durumda zanlıları, milli mahkemelerin ve nihayetinde Sözleşmeyi denetleyen organların etkin denetiminden yoksun kılacak bir şekilde yakalamaları ve gözaltına almaları için bir açık kart (sınırsız bir takdir yetkisi) olarak değerlendirilemez. (Bkz. mutatis mutandis zikredilen Murray Kararı)
21. Belirtilen Brogan ve Diğerleri Kararında, Mahkeme, tüm toplumu terörizme karşı koruma amacı taşısa da, yargısal bir denetim olmaksızın dört gün altı saatlik bir gözaltı süresinin 5/3. maddece belirlenmiş sürenin dar sınırlarının dışında kaldığına karar vermiştir.
22. Olayda, başvuru sahibinin gözaltı süresi 2 Mart 1994 tarihinde başlamış ve Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi Yedek Hakimliğine sevk edilmekle 17 Mart 1994 günü sona ermiştir. Şu halde gözaltı süresi 15 gün sürmüştür.
Mahkeme, kendisine isnat edilen fiillerin terörist bir tehdit ile ilgili olduğu varsayımında dahi başvuru sahibinin yargısal bir müdahale olmaksızın 15 gün gözaltında bulundurulmasının gerekliliğini kabul etmemektedir.
23. Sonuç olarak Mahkeme, on beş günlük bir gözaltı süresinin belirtilen içtihatlarda ortaya konulan çabukluk (derhal-ÇN) kavramına uygun olmadığını düşünmektedir. Bundan dolayı Sözleşmenin 5/3.maddesi ihlal edilmiştir.
B. Sözleşmenin 5/4. maddesi
24. Başvuru sahibi Sözleşmenin 5/4. fıkrasına aykırı olarak, gözaltına alınmasına itirazda bulunabilmek için hiçbir kanun yolundan yararlanamadığını ileri sürmektedir.
25. Bu konuda hükümet açıklamada bulunmamıştır.
26. Mahkeme bu konuda, 5/4. madde anlamında mahkeme kavramının, karar verecek olan merciin her şeyden önce yargısal bir özellik taşıması, yani yürütme gücünden bağımsız olması gerektiğini belirtir (Bkz. Neumeister v. Avusturya, 27 Haziran 1968, seri A no:8; De Wilde, Ooms ve Versyp v. Belçika, 18 haziran 1971, seri A no: 12 ve Nikolova v. Bulgaristan (GC), no: 31195/96, §§ 49-53, AİHM 1999-11)
27. Mahkeme, daha önce de, yukarıda belirtilen Sakık ve Diğerleri Kararında (§53), Devlet Güvenlik Mahkemeleri nezdindeki kovuşturmalarda, Sözleşmenin emredici kuralları anlamında bir gözaltına almanın uygunluğunu tartışma konusu yapabilmeye olanak tanıyabilecek uygun (tam) ve etkin (somut) bir kanun yolunun bulunmadığını saptadığını anımsatmak ister.
28. Sonuç olarak Sözleşmenin 5§4. maddesi ihlal edilmiştir.
C. Sözleşmenin 5/5. maddesi
29. Başvuru sahibi, iç hukuka uygun olan gözaltı süresine karşı tazminat talep etme hakkının bulunmadığını belirterek Sözleşmenin 5/5.maddesinin ihlal edildiğini ileri sürmektedir.
30. Hükümet bu konuda bir açıklamada bulunmamıştır.
31. Mahkeme, olayların geçtiği dönemdeki Türk mevzuatına göre, Devlet Güvenlik Mahkemeleri nezdindeki kovuşturmalarda toplu suçlarda gözaltı süresinin on beş güne kadar çıkabildiğini belirtir. Böylelikle, bu şekildeki bir süreye dayanacak muhtemel bir tazminat başvurusunun milli makamlar önünde sonuç alma şansı bunmayacak idi (Zikredilen Sakık ve Diğerleri Kararı, § 60).
32. Bu nedenle Sözleşmenin 5/5 maddesi ihlal edilmiştir.
II. SÖZLEŞMENİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
(34-39) Zarar-Harç ve masraflar başlıklarını taşıyan iki bölümde kısaca, başvuru sahibinin özgürlüğünden mahrum bırakılması sebebiyle talep ettiği 100.000 Fransız Frangı manevi tazminata karşılık Mahkeme olayın özelliğine göre 5500 EURO tazminata hükmetmiş; gene yargılama giderleri için talep olunan 30.000 FF'ye karşılık 1500 EURO tazminata hükmetmiştir.
BU GEREKÇELERLE MAHKEME OYBİRLİĞİ İLE,
1. Sözleşmenin 5. maddesinin 3. fıkrasının ihlal edilmiş olduğuna;
2. Sözleşmenin 5. maddesinin 4. fıkrasının ihlal edilmiş olduğuna;
3. Sözleşmenin 5. maddesinin 5. fıkrasının ihlal edilmiş olduğuna;
4. a) Sözleşmenin 44/2. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesi tarihinden başlayarak üç ay içinde davalı devletin başvuru sahibine, karar tarihindeki uygulanabilecek faiz ile birlikte Türk Lirasına çevrilmek suretiyle :
i. Manevi tazminat olarak 5500 EURO;
ii. Yargılama giderleri için 1500 EURO ödemesine;
b) Ödemenin gecikmesi durumunda belirtilen tarihten başlayarak bu süre boyunca Avrupa Merkez Bankasınca uygulanacak basit faizin üç puan üzerinde faiz uygulanmasına;
5. Fazlaya dair tazminat taleplerinin reddine karar vermiştir.
Full & Egal Universal Law Academy