(Adil Yargılanma Hakkı İhlali İddiası)
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Üçüncü Daire Kararı
Başvuru No: 40997/98
Karar Tarihi: 29 Ocak 2004
PROSEDÜR VE OLAYLAR
1-6. Davanın temelinde Türkiye Cumhuriyetine karşı verilen 40997/98 sayılı başvuru dilekçesi bulunmaktadır. Söz konusu Devletin uyruğuna tabi başvuru sahibi Tahir Duran 1972 doğumlu olup davanın hazırlık aşamasında Bursa cezaevinde tutuklu olarak bulunmaktaydı. Başvuru sahibi, yasadışı silahlı TDKP örgütüne karşı yürütülen bir operasyon çerçevesinde İzmir Emniyet Müdürlüğü görevlileri tarafından 30 Ocak 1995 tarihinde gözaltına alınmıştır.
7-8. 6 Şubat 1995 günü İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesinde önce Cumhuriyet Savcısı ardından da Sulh Hâkimi tarafından dinlenen başvuru sahibinin geçici tevkifine karar verilmiştir. 13 Mart 1995 günü Devlet Güvenlik Mahkemesinde, Cumhuriyet Savcısı yasadışı silahlı TDKP örgütüne mensup olmak iddiasıyla başvuru sahibinin Ceza Kanununun 168&2. maddesi ile terörle mücadeleye ilişkin 3713 sayılı yasanın 5. maddesine istinaden cezalandırılmasını talep etmiştir.
9-10 Başvuru sahibi DGM'nin 12 Aralık 1995 tarihli kararıyla kendisine isnat edilen suçlardan dolayı 12 yıl ve 6 ay hapis cezasına mahkûm edilmiştir. Yargıtay, 25 Eylül 1997 tarihli kararıyla DGM'nin kararını onamıştır.
HUKUKİ BOYUT
I. SÖZLEŞMENİN 6. MADDESİNİN İHLALİ İDDİASI
11-12. Başvuru sahibi kendisini yargılayıp mahkûm eden Devlet Güvenlik Mahkemesinin, bünyesinde bulunan Askeri Hâkimden dolayı bağımsız ve tarafsız bir mahkeme olmadığından, yargının kendisine hakkaniyete uygun bir yargılama sağlamadığını ifade etmiştir.
A. Kabul edilebilirlik üzerine
13-15. Hükümet, Sözleşmenin 35. maddesinde zikredilen 6 aylık süreye uyulmadığı gerekçesiyle Mahkemeden davayı reddetmesini talep etmektedir. Mahkeme, içtihadından doğan kriterler ışığında (Bakınız, 28 Ekim 1998 tarihli Çıraklar v. Türkiye davası) ve toplanan verilerin yardımıyla davanın esasının incelenmesi gerektiğine ve ayrıca davanın herhangi bir reddedilme gerekçesinin bulunmadığına kanaat getirmiştir.
B. Esas üzerine
16-18. Mahkeme, Hükümetin dava konusu olaylarla ilgili öncekilerden farklı bir karar verilmesini gerektirecek herhangi bir argüman sunmadığını ifade etmektedir. Mahkeme bu sebeplerle başvuru sahibini yargılayıp mahkûm ettiği esnada İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesinin Sözleşmenin 6. maddesinin 1. fıkrasında zikredildiği şekliyle bağımsız ve tarafsız olmadığına hükmetmektedir.
II. SÖZLEŞMENİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
19-35. Başvuru sahibi, manevi tazminat olarak 15.000 Euro talep etmiştir. Masraflar için ise meblağ belirtmeksizin muadil davalara verilen miktarda tazminat talep etmektedir. Hükümet görüş bildirmemiştir. Mahkeme, bu davada Sözleşmenin ihlal edildiğinin kabul edilmesinin haddi zatında manevi tazminat olarak kabul edilebileceğini ifade ederek, masraflar içinse 1.500 Euro tazminat ödenmesini uygun bulmuştur.
BU NEDENLERLE MAHKEME, OYBİRLİĞİYLE;
1- Davanın kabul edilebilirliğine,
2- İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesinin bağımsızlık ve tarafsızlık eksikliğinden dolayı Sözleşmenin 6. Maddesinin 1. fıkrasının ihlal edildiğine,
3- Mevcut kararın, talep edilen manevi tazminat yerine geçen hakkaniyete uygun bir tazmin olduğuna
4- Ayrıca
a) Davalı Devletin Sözleşmenin 44 & 2. maddesi gereğince, kararın kesinleşeceği tarihten itibaren 3 ay içinde, ödeme günündeki kur üzerinden Türk Lirasına çevrilmek kaydıyla başvuru sahibine masrafları için 1.500 Euro ödemesine;
b) Bu tutara, belirtilen sürenin bitiminden itibaren ödeme yapılıncaya kadar, Avrupa Merkez Bankasının borç faiz oranının % 3 fazlasıyla uygulanmasına,
5- Hakkaniyete uygun ilave tazminat talebinin reddine karar vermiştir.
Full & Egal Universal Law Academy