(AİHS m. 6, 35, 41, 44) (3713 S. K. m. 5) (765 S. K. m. 168, 169) (ÇIRAKLAR - TÜRKİYE DAVASI)
Başvuru No: 40999/98
Başvuru sahipleri Ali Rıza Yurtdaş ve Mehmet İnci işlemiş oldukları bir suçtan dolayı İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde yargılanmışlar ve hapis cezasına çarptırılmışlardır. Kendilerini yargılayan ve cezalandıran mahkemenin bağımsız ve tarafsız olmadığını ileri süren başvuru sahipleri Sözleşme'nin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma haklarının ihlal edildiği iddiasıyla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvurmuşlardır.
KARARDA ATIF YAPILAN DİĞER DAVALAR
1. Özel v. Türkiye
2. Çıraklar v. Türkiye
3. İrfan Kalan v. Türkiye
4. Bayram ve Yıldırım v. Türkiye
5. Özdemir v. Türkiye
PROSEDÜR
1-6. Davanın temelinde Türkiye Cumhuriyetine karşı verilen 40999/98 sayılı başvuru dilekçesi bulunmaktadır. Söz konusu Devletin uyruğuna tabi başvuru sahipleri 1945 doğumlu Ali Rıza Yurttaş ve 1976 doğumlu Mehmet İnci, Savcılığın yürüttüğü bir soruşturma kapsamında Antalya Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi görevlileri tarafından 20 Şubat 1996 tarihinde gözaltına alınmışlardır. Ali Rıza Yurtdaş halen cezasını çektiği Burdur Cezaevinde bulunmaktadır. Başvuru sahiplerine göre, gözaltında bulundukları sürede bazı itirafların bulunduğu ifadeleri imzalamak zorunda bırakılmışlardır.
OLAYLAR
7-8. 27 Şubat 1996 tarihinde düzenlenen tıbbı rapora göre, Antalya Adli Tıp Enstitüsü Adli Tabibi tarafından yapılan muayene esnasında başvuru sahiplerinin vücudunda herhangi bir darp izine rastlanmamıştır. Aynı gün başvuru sahipleri Cumhuriyet savcısı tarafından dinlenmiş, ardından da Sulh Hakimi emriyle Antalya Cezaevinde geçici olarak tevkif edilmişlerdir.
9-10. 28 Şubat 1996 tarihinde Antalya Savcılığı kendisini yetkisiz ilan ederek, davayı İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesine devretmiştir. Biri asker olmak üzere 3 hakimden oluşan Devlet Güvenlik Mahkemesi dosyayı inceleme altına almıştır. Savcı, 19 Mart 1996 tarihli bir iddianameyle, illegal PKK örgütüne üye oldukları iddiasıyla başvuru sahiplerinin terörle mücadeleye ilişkin 3713 sayılı yasanın 5. Maddesi ile Ceza Kanununun 168 & 2. Maddesi gereğince yargılanmalarını istemiştir.
11-13. 5 Haziran 1996 tarihli Mahkeme oturumunda, başvuru sahipleri suçsuz olduklarını ifade etmişlerdir. DGM'nin 17 Aralık 1996 tarihli kararıyla başvuru sahipleri kendilerine atfedilen iddialardan dolayı suçlu bulunmuş ve Yurtdaş, Ceza Kanununun 168 & 2. Maddesi gereğince 12 yıl 6 ay hapis cezasına, İnci ise Ceza Kanununun 169. Maddesi gereğince 3 yıl 9 ay hapis cezasına mahkum edilmişlerdir. 9 Ekim 1997 tarihinde Yargıtay, 17 Aralık 1996 tarihli DGM kararını onamıştır.
HUKUKİ BOYUT
I. SÖZLEŞMENİN 6. MADDESİNİN İHLALİ İDDİASI
15. Başvuru sahipleri kendilerini yargılayıp mahkum eden Devlet Güvenlik Mahkemesinin bünyesinde bulunan Askeri Hakimden dolayı bağımsız ve tarafsız bir Mahkeme olmadığını ifade etmişlerdir. Yine, gözaltı süreleri esnasında avukat haklarını kullanamadıklarından ve zorla imzalatılan ifadelerinin haklarında delil olarak kullanıldığından, Yargının kendilerine hakkaniyete uygun bir yargılama sağlamadığını ve Sözleşmenin 6. maddesinin 1. bendi ile 3 (c) bendinin ihlal edildiğini iddia etmişlerdir.
A. Kabul edilebilirlik üzerine
16. Hükümet, Sözleşmenin 35&1. Maddesinde zikredilen 6 aylık süreye uyulmadığı gerekçesiyle, Mahkemeden davayı reddetmesini talep etmektedir. Bağımsızlık ve tarafsızlık eksikliği iddiasıyla ilgili Hükümet, 6 aylık sürenin DGM'nin karar tarihinden yani 17 Aralık 1996'dan itibaren başladığını ve başvuru sahiplerinin ancak 23 Mart 1998 tarihinde başvuruda bulunduklarını ifade etmekte ve bu hususla ilgili olarak A.İ.H.M. içtihadına atıfta bulunmaktadır (diğerleri arasında, Bayram ve Yıldırım v. Türkiye davası ile İrfan Kalan v. Türkiye davaları)
17. Mahkeme, Özdemir v. Türkiye davasında Hükümetin benzer bir istisnai talebini reddettiğini hatırlatarak, mevcut davada da bundan farklı bir durum olmadığını düşünmekte ve Hükümetin istisnasını reddetmektedir.
18. Mahkeme, içtihadından doğan kriterlerin ışığında (Çıraklar v. Türkiye davasına bakınız) ve elindeki verilerin ışığında bu davanın esasının incelenmesi gerektiğine kanaat getirmiştir.
B. Esas üzerine
1. DGM'nin bağımsızlık ve tarafsızlığı üzerine
19. Mahkeme mevcut duruma benzer birçok davada (Özel v. Türkiye no: 42739/98 ile Özdemir v. Türkiye no:59659/00) Sözleşmenin 6. maddesinde ifade edilen bağımsızlık ve tarafsızlık ilkelerine aykırılığın gözlendiğini ifade etmiştir.
20-21. Mahkeme dava konusu olaylarla ilgili Hükümetin öncekilerden farklı bir karar verilmesini gerektirecek hiçbir argümanı sunmadığını ifade etmektedir. Mahkeme bu sebeplerle başvuru sahiplerini yargılayıp mahkum ettiği esnada İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesinin Sözleşmenin 6. maddesinin 1. Fıkrasında zikredildiği şekilde bağımsız ve tarafsız olmadığına hükmetmektedir.
2. Adli prosedürün hakkaniyeti üzerine
22-24. Hükümet herhangi bir ihlal olduğunu reddetmektedir. Mahkeme, daha önceki benzer davalarda bağımsızlık ve tarafsızlık eksikliği bulunan mahkemelerin her hal ve şartta yargısına tabi insanlara hakkaniyete uygun bir muhakeme sunamayacağına hükmettiğini hatırlatmıştır. Ancak başvuru sahiplerinin bağımsız ve tarafsız bir muhakemeye sahip olmadıkları iddialarının kabul edilmesiyle birlikte bu hakkaniyetsizlik iddiasının incelenmesine lüzum olmadığına karar vermiştir.
II. SÖZLEŞMENİNİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
A. Manevi Zarar
26-28. Başvuru sahipleri Ali Rıza Yurtdaş ve Mehmet İnci manevi tazminat olarak 30.000 Euro ve 15.000 Euro talep etmektedirler. Hükümet talep edilen meblağları fahiş ve mesnetsiz bulmaktadır. Mahkeme, Sözleşmenin ihlal edildiğinin ortaya çıkarılmasının haddi zatında manevi tazminat yerine kabul edilebileceğini ifade etmiştir.
B. Masraf ve Harcamalar
29-31. Başvuru sahipleri hiçbir makbuz ibraz etmeden iç hukuk ve AİHM'deki masrafları için 11.000 Euro talep etmişlerdir. Hükümet bu talebe karşı çıkmaktadır. Mahkeme başvuru sahiplerine 630 Euro avukat ücreti düşülmek kaydıyla başvuru sahiplerine masrafları için 2000 Euro tutarını uygun bulmuştur.
C. Faiz
32. Mahkeme, faiz oranının Avrupa Merkez Bankasının borç faiz oranının %3 fazlası olarak tespit edilmesini uygun bulmuştur.
TÜM BU NEDENLERLE MAHKEME, OYBİRLİĞİYLE;
1- Davanın kabul edilebilirliğine,
2- İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesinin bağımsızlık ve tarafsızlık eksikliğinden dolayı, Sözleşmenin 6. maddesinin 1. fıkrasının ihlal edildiğine
3- Sözleşmenin 6. Maddesinden doğan diğer iddiaların incelenmesine lüzum olmadığına,
4- Mevcut kararın, talep edilen manevi tazminat yerine geçen hakkaniyete uygun bir tazmin olduğuna
5- Ayrıca
a) Davalı Devletin Sözleşmenin 44 & 2. Maddesine göre, kararın kesinleşeceği tarihten itibaren 3 ay içinde 630 Euro avukat ücreti düşülmek ve ödeme günündeki kur üzerinden Türk Lirasına çevrilmek kaydıyla başvuru sahiplerine masrafları için 2000 Euro ödemesine;
b) Bu tutara belirtilen sürenin bitiminden itibaren ödeme yapılıncaya kadar Avrupa Merkez Bankasının borç faiz oranının 3 fazlasıyla faiz uygulanmasına.
6- Hakkaniyete uygun ilave tazminat talebinin reddine karar vermiştir.
Full & Egal Universal Law Academy