(AİHS. m. 6, 35, 41, 44) (765 S. K. m. 168) (3713 S. K. m. 5) (ÇIRAKLAR - TÜRKİYE DAVASI)
(Adil Yargılanma Hakkı İhlali İddiası)
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Üçüncü Daire Kararı
Başvuru No: 41580/98
Karar Tarihi: 23 Ekim 2003
Kararı Fransızca aslından çeviren: Fikret TİREN, Komiser, İnterpol Daire Başkanlığı
PROSEDÜR VE OLAYLAR
1-6. Davanın temelinde, Türkiye Cumhuriyeti Devleti uyruğuna tabi, 1975 doğumlu Yaşar Çavuşoğlu ile 1970 doğumlu Hasan Bulut isimli şahısların, anılan ülke aleyhine, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine sunduğu 41580/98 ve 42439/98sayılı başvuru dilekçeleri bulunmaktadır.
7-16. Ankara Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince, 17 Mayıs 1996 tarihinde, yasadışı TKP/ML-TİKKO örgütüne yönelik yürütülen operasyon kapsamında, başvuru sahipleri göz altına alınmışlardır. Bulut'un evinde yapılan aramada, anılan örgüte ait 40 tane kitap ele geçirilmiştir. Polis tarafından sorgulanmalarının akabinde ifadelerini imzalamışlardır. 28 Mayıs 1996 tarihinde Antalya Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı tarafından Başvuru sahipleri dinlenilmelerinin akabinde, geçici olarak tutuklanmaları emrini veren nöbetçi hakim önüne çıkartılmışlardır. Mahkeme önünde poliste alınan ifadelerini reddetmişlerdir. 18 Haziran 1996 tarihinde, İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı, başvuru sahiplerinin yasadışı silahlı örgüt mensubu oldukları iddiasıyla Türk Ceza Kanununun 168/2. maddesi ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 5.maddesi uyarınca cezalandırılmaları istemiyle haklarında İzmir DGM nezdinde bir ceza davası başlatmıştır. Bir asker ve iki sivil hakimden oluşan İzmir DGM'de görülen 31 Temmuz 1996 tarihli duruşmada, başvuru sahipleri suçsuz olduklarını savunmuşlar ve haklarında yapılan suçlamaları kabul etmemişlerdir. Gözaltında bulundukları sırada verdikleri ifadelerini baskı altında verdiklerini, tahkikat evrakını okumadan imzaladıklarını beyan etmişlerdir. DGM'nin 20 Kasım 1996 tarihli kararıyla, başvuru sahipleri kendilerine isnat edilen suçlardan dolayı 12 yıl 6 ay ağır hapis cezasına çarptırılmışlardır. 29 Mayıs 1997 tarihlinde Yargıtay ilk mahkemenin verdiği kararı onamıştır. Başvuru sahipleri 25 Haziran 1997 günü, kararın düzeltilmesi talebinde bulunmuşlar, ancak bu talepleri 1 Temmuz 1997 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı tarafından reddedilmiştir.
HUKUKİ BOYUT
I. SÖZLEŞMENİN 6/1. MADDESİNİN İHLALİ İDDİASI
19. Başvuru sahipleri, kendilerini yargılayıp mahkum eden Devlet Güvenlik Mahkemesinin bünyesinde bulunan Askeri Hakimden dolayı bağımsız ve tarafsız bir Mahkeme olmadığını, şahıslar aleyhine kullanılan ifadelerin baskı altında alındığını, savunmalarını yapmaları için gerekli olan zamanın ve yardımın sağlanmadığını ifade ederek, Sözleşmenin 6. maddesinin 1. fıkrasıyla 3. fıkrasının b) bendinin ihlal edildiğini iddia etmişlerdir.
A. Kabul edilebilirlik üzerine
20-29. Hükümet, başvuru sahiplerinin Sözleşmesinin 35. maddesine uygun olarak, iç hukuk yollarını tüketmeden Mahkemeye müracaat ettiklerini ifade ederek, başvurularının kabul edilmemesi gerektiğini belirtmiştir. Mahkeme, Hükümetin bu talebini Özel v. Türkiye davasında olduğu gibi reddetmiştir.
Diğer taraftan, Hükümet başvuru sahiplerinin müracaatlarını karar verildikten sonra 6 ay içerisinde yapmadıklarını iddia ederek, başvurunun kabul edilmemesini istemiştir. Mahkeme, hükümetin bu talebini daha önceki benzer davalardan olan Özdemir v. Türkiye davasına atıfta bulunarak, reddetmiştir.
Mahkeme daha önceki içtihatlarından doğan kriterlerin ışığında (Çıraklar v. Türkiye davasına bakınız) ve elindeki verilerden hareketle bu davanın esasının incelenmesi gerektiğine kanaat getirmiştir.
B. Esas üzerine
30-32. Mahkeme, dava konusu olaylarla ilgili Hükümetin önceki davalardan farklı bir karar verilmesini gerektirecek hiçbir argüman sunmadığını ifade etmiştir. Mahkeme bu sebeplerle davacıyı yargılayıp mahkum ettiği esnada İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesinin bağımsız ve tarafsız bir mahkeme olmadığını belirterek Sözleşmenin 6/1. maddesinin ihlal edildiğine hükmetmiştir.
2. Adli Prosedürün hakkaniyeti üzerine,
33-35. Hükümet herhangi bir ihlal olduğunu reddetmiştir. Mahkeme, daha önceki benzer davalarda bağımsızlık ve tarafsızlık eksikliği bulunan mahkemelerin her hal ve şartta yargısına tabi insanlara hakkaniyete uygun bir muhakeme sunamayacağına hükmettiğini hatırlatmıştır. Ancak başvuru sahiplerinin bağımsız ve tarafsız bir muhakemeye sahip olmadıkları iddialarının kabul edilmesiyle birlikte bu hakkaniyetsizlik iddiasının incelenmesine lüzum olmadığına karar vermiştir.
II. SÖZLEŞMENİNİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
36-44 Başvuru sahipleri, manevi tazminat olarak her biri için 15.000 Euro talep etseler de Mahkeme, Sözleşmenin ihlal edildiğinin ortaya çıkarılmasının haddi zatında manevi tazminat yerine kabul edilebileceğini ifade etmiştir. 630 Euro avukat ücreti düşülmek kaydıyla masraflar için, 1 500 Euro tazminat ödenmesini ve bu miktarlara uygulanacak faiz oranının Avrupa Merkez Bankasının borç faiz oranının % 3 fazlası olarak tespit edilmesini uygun bulmuştur.
TÜM BU NEDENLERLE MAHKEME, OYBİRLİĞİYLE;
1- Davanın kabul edilebilirliğine,
2- İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesinin bağımsızlık ve tarafsızlık niteliklerinin eksikliğinden dolayı Sözleşmenin 6. maddesinin 1. fıkrasının ihlal edildiğine
3- Sözleşmenin 6. Maddesinden doğan diğer iddiaların incelenmesine lüzum olmadığına,
4- Mevcut kararın, talep edilen manevi tazminat yerine geçen hakkaniyete uygun bir tazmin olduğuna,
5- Ayrıca;
a) Davalı Devletin, Sözleşmenin 44 & 2. Maddesine göre, kararın kesinleşeceği tarihten itibaren 3 ay içinde 630 Euro avukat ücreti düşülerek ödeme günündeki kur üzerinden Türk Lirasına çevrilmek kaydıyla, masraflar için başvuru sahiplerine 1500 Euro ödemesine;
b) Bu tutara belirtilen sürenin bitiminden itibaren ödeme yapılıncaya kadar Avrupa Merkez Bankasının borç faiz oranının % 3 fazlasıyla faiz uygulanmasına,
6- Hakkaniyete uygun olmayan ilave tazminat talebinin reddine karar vermiştir.
Full & Egal Universal Law Academy