(AİHS m. 6, 44) (765 S. K. m. 169) (3713 S. K. m. 5) (ÇIRAKLAR - TÜRKİYE DAVASI) (ÖZDEMİR - TÜRKİYE DAVASI) (GENÇEL - TÜRKİYE DAVASI) (İNCAL - TÜRKİYE DAVASI)
Başvuru No: 42775/98
Başkan: I. Cabral Barreto, Üyeler: L. Caflisch, P. Kuris, R. Türmen, J. Hedigan, M. Tsatsa-Nikolovska, H.S. Greve, V. Berger
Dava, yasadışı terör örgütü DHKP-C'ye yardım ve yataklıkla suçlanan Volkan Ükünç ve Deniz Güneş'in kendileri hakkında İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesince yapılan yargılamanın Sözleşmenin 6. maddesine aykırılık oluşturduğu iddiası ile açılmıştır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Devlet Güvenlik Mahkemeleri ile ilgili olarak daha önce verdiği kararlara uygun olarak Mahkemenin bağımsızlıktan ve tarafsızlıktan yoksun olduğunu yinelemiştir.
Neticede Mahkeme oybirliğiyle;
1. İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesinin tarafsızlığı ve bağımsızlığı ile ilgili olarak Sözleşmenin 6/1. maddesinin ihlal edildiğine;
2. Başvuru sahiplerinin diğer şikayetlerinin Sözleşmenin 6. maddesi içinde incelenmesinin gerekli olmadığına;
3. İhlal kararının manevi zarar açısından yeterli olduğuna;
4. Sorumlu Hükümetin, Sözleşmenin 44/2. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra üç ay içinde vergilerden arındırılmış bir şekilde masraflar ve harcamalar için başvuru sahibine 3.000 Euro ödemesine;
5. Başvuru sahibinin diğer taleplerinin reddine karar vermiştir.
KARARDA ATIF YAPILAN DİĞER DAVALAR
1. Özel v. Türkiye, no. 42739/98, 7 Kasım 2002
2. Gençel v. Türkiye, no. 53431/99, 23 Ekim 2003
3. Özdemir v. Türkiye, no. 59659/00, 6 Şubat 2003
4. Incal v. Türkiye, 9 Haziran 1998
5. Çıraklar v. Türkiye, 28 Ekim 1998
6. Sawicka v. Polonya, no. 37645/97, 1 Ekim 2002
PROSEDÜR
1-8. Dava, 42775/98 nolu başvuru üzerine 26 Haziran 1998 tarihinde, Türk Hükümeti aleyhine açılmıştır. Başvuru sahipleri, başta soruşturma esnasında hukuki yardım aldırılmaması olmak üzere Devlet Güvenlik Mahkemesindeki duruşmalarında adil yargılanma hakkından yoksun bırakıldıklarını iddia etmişlerdir.
OLAYLAR
I. DAVANIN ÖZEL ŞARTLARI
9-10. Başvuru sahipleri, Volkan Ükünç ve Deniz Güneş Türk vatandaşlarıdır ve ikisi de 1980 doğumlu olup Edirne'de yaşamaktadırlar. 8 Şubat 1996 tarihinde başvuru sahipleri Edirne Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından, yasadışı terör örgütü DHKP-C üyesi oldukları şüphesi ile göz altına alınmışlardır. 12 Şubat tarihine kadar göz altında kalmışlardır. 10 Şubatta başvuru sahipleri avukatları olmaksızın polisler tarafından sorguya çekilmişlerdir.
11-13. 12 Şubatta başvuru sahipleri savcı ve hakimin karşısına çıkartılmışlar ve daha önce polis tarafından alınan ifadelerini tekrarlamışlardır. Bunun üzerine aynı gün serbest bırakılmışlardır. 11 Martta İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi savcısı Mahkemeye bir iddianame sunmuş ve başvuru sahiplerini ve diğer üç sanığı yasadışı bir terör örgütüne yardım ve yataklıktan suçlamış ve Türk Ceza Kanununun 169. maddesi ile Terörle Mücadele Kanununun 5. maddesi gereğince cezalandırılmalarını talep etmiştir. 17 Nisanda Edirne Ağır Ceza Mahkemesi, İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesince sunulan iddiaların gerçekliği ile ilgili başvuru sahiplerinin ifadelerini istemiştir. Edirne Ağır Ceza Mahkemesi önünde gerçekleşen duruşma süresince başvuru sahipleri avukat tarafından temsil edilmek istememişlerdir.
Başvuru sahipleri, ilk olarak, polis, Cumhuriyet Savcısı ve hakim önünde verdikleri ifadelerin gerçekliğini reddetmişlerdir.
14-15. 21 Mayıs 1996 tarihinde başvuru sahipleri, okula devam etmeleri gerektiği gerekçesiyle, İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesinden duruşmalardan vareste tutulmaları için talepte bulunmuşlardır. Bu talep Mahkeme tarafından kabul edilmiş ve başvuru sahipleri kendi yoklukları süresince dört avukat tarafından temsil edilmişlerdir. 18 Nisan 1997'de, İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi başvuru sahiplerini, DHKP-C'ye yardım ve yataklık etmekten suçlu bulmuş ve iki yıl altı ay hapis cezasına mahkum etmiştir. Mahkeme, başvuru sahiplerinin Edirne Ağır Ceza Mahkemesi önünde 12 Şubat 1996 tarihinde savcı ve hakim huzurunda verilen itirafı içeren ifadenin zorla alındığı iddiasını inandırıcı bulmamıştır. Mahkeme, başvuru sahiplerinin duvarlara slogan yazarak, DHKP-C'yi desteklemek için halkı rahatsız ederek ve dükkanların girişine afiş asarak DHKP-C örgütüne yardım ve yataklık yaptığı sonucuna varmıştır.
16-17. Başvuru sahipleri, baskı altında verdikleri ifadeleri temelinde mahkum edildikleri iddiasıyla kararı temyize götürmüşlerdir. 9 Aralık 1997'de Yargıtay, temyiz talebini reddetmiştir. Yargıtay, kendisinin düzenlediği duruşmaya çağrılmalarına rağmen başvuru sahiplerinin avukatlarının hiçbir duruşmaya katılmadıklarını belirtmiştir.
18-20. 9 Aralık 1997 tarihinde Yargıtay'ın verdiği karar İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesine gönderilmiş ve 5 Ocak 1998'de Mahkeme kalemine teslim edilmiştir. Başvuru sahipleri kararı 4 Mart 1998'de öğrendiklerini iddia etmişlerdir. 9 Mart 1998 tarihinde Başvuru sahipleri, suçlamanın yapıldığı tarihte küçük oldukları ve avukatları bulunmaksızın karar verildiğinden dolayı hukuka aykırı karar verildiği iddiası ile Yargıtay kararına karşı karar düzeltme yoluna başvurmuşlardır. Başvuru sahiplerinin talebi 22 Mayıs 1998'de reddedilmiştir.
II. İLGİLİ İÇ HUKUK KURALLARI VE UYGULAMALARI
21. Mahkeme konu ile ilgili Özel v. Türkiye (no. 42739/98, 7 Kasım 2002) ve Gençel v. Türkiye (no. 53431/99, 23 Ekim 2003) kararlarına atıfta bulunmuştur.
HUKUKİ BOYUT
I. SÖZLEŞMENİN 6. MADDESİNİN İHLALİ İDDİASI
22. Başvuru sahipleri, bağımsız ve tarafsız olmayan İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi tarafından yargılandıklarını ve mahkum edildiklerini ileri sürmüşlerdir. Ayrıca savcı ve hakim önünde olduğu gibi polis gözetiminde iken avukat bulundurma haklarından mahrum edildiklerinden şikayetçi olmuşlardır. Bunların Sözleşmenin 6/1 ve 6/3-c maddelerine aykırı olduğu iddia edilmiştir.
23-24. Mahkeme, daha önce incelediği aynı davalarda bunun Sözleşmenin 6/1. maddesine aykırı olduğu sonucuna vardığını belirtmiştir (bkz. Özel, yukarda, §§ 33-34, ve Özdemir v. Türkiye, no. 59659/00, 6 Şubat 2003). Mahkeme, belirtilen davalardan farklı bir sonuca gitmenin herhangi bir gerekçesinin olmadığını ileri sürmüştür. Yasadışı terör örgütüne yardım ve yataklıktan Devlet Güvenlik Mahkemesince yargılanan başvuru sahiplerinin, sürekli olarak askeri bir görevlinin içinde bulunduğu bir mahkeme önünde yargılanmalarının endişeye sebep olacağı makul görülmektedir. Devlet Güvenlik Mahkemesinin bağımsız ve tarafsız olmamasından kaynaklanan başvuru sahiplerinin endişesi objektif olarak yargılanmaları ile ilgili olabilir (bkz Incal v. Türkiye, 9 Haziran 1998, 1998-IV, p. 1573, § 72).
25-26. Sonuç olarak Mahkeme, Sözleşmenin 6/1. maddesinin ihlal edildiğine karar vermiştir. Başvuru sahiplerinin bağımsız ve tarafsız olmayan bir mahkeme tarafından yargılanmasının adil yargılanma hakkının ihlali olduğunu göz önünde bulundurarak, Mahkeme, başvuru sahiplerinin şikayetlerinin Sözleşmenin 6/3. maddesi gereğince incelenmesine gerek olmadığına karar vermiştir.
II.SÖZLEŞMENİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
A. Zarar
28-31 Başvuru sahipleri, 10.000.000 Fransız Frangı maddi zarar ve 1.524.490 Euro manevi zarara uğradığını iddia etmiştir. Hükümet bu iddialara karşı herhangi bir mütalaada bulunmamıştır. Mahkeme, maddi zarar ile ilgili olarak başvuru sahiplerinin yeterli kanıtları ileri süremediğini belirtmiştir.
B. Masraflar ve Harcamalar
33-36. Başvuru sahipleri, davaya hazırlanmak ve iddialarını sunmak için 152 449 Euro ücret ve masraflara katlanmak zorunda kaldıklarını iddia etmişlerdir. Hükümet bu iddialara karşı herhangi bir mütalaa sunmamıştır. Mahkeme, başvuru sahiplerinin iddialarını makul bulmamış ve masraflar ve harcamalar için 3.000 Euro'nun yeterli olacağına karar vermiştir.
C. Gecikme Faizi
37. Mahkeme, gecikme faizleri oranın, Avrupa Merkez Bankası tarafından uygulanan faiz oranın % 3 oranında artırılarak uygulanmasının uygun olacağına karar vermiştir.
BU NEDENLE MAHKEME OYBİRLİĞİ İLE,
1. İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesinin tarafsızlığı ve bağımsızlığı ile ilgili olarak Sözleşmenin 6/1. maddesinin ihlal edildiğine;
2. Başvuru sahiplerinin diğer şikayetlerinin Sözleşmenin 6. maddesi içinde incelenmesinin gerekli olmadığına;
3. İhlal kararının manevi zarar açısından yeterli olduğuna,
4. Sorumlu Hükümetin, Sözleşmenin 44/2. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra üç ay içinde vergilerden arındırılmış bir şekilde masraflar ve harcamalar için başvuru sahibine 3.000 Euro ödemesine;
5. Başvuru sahibinin diğer taleplerinin reddine karar vermiştir.
Full & Egal Universal Law Academy