(AİHS. m. 6, 10, 41, 44) (765 S. K. m. 168, 169) (3713 S. K. m. 5) (ÇIRAKLAR - TÜRKİYE DAVASI)
(Adil Yargılanma Hakkı İhlali İddiası)
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Üçüncü Daire Kararı
Başvuru No: 42741/98
Karar Tarihi: 23 Ekim 2003
Kararı Fransızca aslından çeviren: Fikret TİREN, Komiser, İnterpol Daire Başkanlığı
PROSEDÜR VE OLAYLAR
1-6. Davanın temelinde, Türkiye Cumhuriyeti Devleti uyruğuna tabi, 1965 doğumlu Mehmet Çakar isimli şahsın, anılan ülke aleyhine, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine sunduğu 42741/98 sayılı başvuru dilekçesi bulunmaktadır. Mahkeme, müracaat sahibinin eşi bayan Şerife Çakar'dan aldığı 2 Nisan 1999 tarihli bir mektup ile, Mehmet Çakar'ın cezasını çekmekte olduğu cezaevinde, diğer mahkumlar tarafından 18 Eylül 1998 tarihinde öldürüldüğünü öğrenmiştir. Bayan Çakar kocasının müracaatının takipçisi olacağını Mahkemeye iletmiştir.
7-16. Müracaat sahibi, yasadışı TKP-ML -Partizan örgütüne yönelik, yürütülen bir operasyon kapsamında 27 Eylül 1994 günü gözaltına alınmıştır. Gözaltında iken verdiği ifadesinde, kendisinin sosyalist olduğunu ancak yasadışı bir örgüte üye olmadığını beyan etmiştir. 30 Eylül 1994 tarihinde, İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi nöbetçi hakimliği önüne çıkartılmış ve gözaltı süresinin uzatılmasına karar verilmiştir. 5 Ekim 1994 günü, İzmir DGM Cumhuriyet Savcısı, şahsın silahlı örgüte yardım ve yataklık ettiği gerekçesiyle Türk Ceza Kanununun 169. maddesine istinaden yargılanmasını talep etmiştir. Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde görülen duruşmasında, müracaat sahibi tüm suçlamaları reddetmiş ve herhangi bir suç örgütü adına faaliyet yürütmediğini deklare etmiştir. 1 Kasım 1995 tarihli duruşmada, bir asker ve iki sivilden hakimden oluşan Devlet Güvenlik Mahkemesi, şahsı örgüt mensubu olmak suçundan dolayı Türk Ceza Kanununun 168/2. maddesi ve Terörle Mücadele Kanununun 5. maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay ağır hapis cezasına mahkum etmiştir. Yargıtay 23 Haziran 1997 tarihinde verdiği ve 2 Temmuz 1997 tarihinde açıkladığı kararında, ilk mahkemenin verdiği kararı onamıştır. Müracaat sahibi 18 Eylül 1998 tarihinde cezasını çekmekte olduğu Bursa Cezaevinde diğer mahkumlar tarafından öldürülmüştür.
HUKUKİ BOYUT
I. HAZIRLIK İNCELEMESİ
18-21 Mahkeme, müracaat sahibinin 18 Eylül 1998 tarihinde Bursa Cezaevinde ölmesinin akabinde, kocası adına davayı takip etmek istediğini belirten Bayan Çakar'ın, başvuru sahibiyle yasal bir bağı olduğu gerekçesiyle davaya müdahil olmasını yerinde bulmuş ve eşi adına davayı takip etmesini uygun görmüştür.
II. SÖZLEŞMENİN 6/1. MADDESİNİN İHLALİ İDDİASI
22. Başvuru sahibi, kendisini yargılayıp mahkum eden Devlet Güvenlik Mahkemesinin bünyesinde bulunan Askeri Hakimden dolayı bağımsız ve tarafsız bir Mahkeme olmadığını iddia etmiştir
A. Kabul edilebilirlik üzerine
23. Mahkeme, daha önceki içtihatlarından doğan kriterler (Çıraklar v. Türkiye davasına bakınız) ve elindeki verilerin ışığında bu davanın esasının incelenmesi gerektiğine kanaat getirmiş, başvurunun kabul edilmemesini gerektirecek bir durumun mevcut olmadığını da belirtmiştir.
B. Esas üzerine
24-26. Mahkeme dava konusu olaylarla ilgili Hükümetin önceki davalardan farklı bir karar verilmesini gerektirecek hiçbir argüman sunmadığını ifade etmiş ve bu sebeplerle davacıyı yargılayıp mahkum ettiği esnada Devlet Güvenlik Mahkemesinin bağımsız ve tarafsız bir mahkeme olmadığını belirterek, Sözleşmenin 6. maddesinin 1. fıkrasının ihlal edildiği sonucuna varmıştır.
III. SÖZLEŞMENİN 10. MADDESİNİN İHLALİ İDDİASI
27-33. Müracaat sahibi mevcut düzene muhalif iki derginin temsilcisi olduğu ve kamuoyuna yazdığı makaleler vasıtasıyla fikirlerini beyan ettiği gerekçesiyle yargılandığını beyan ederek Sözleşmenin 10. maddesinin ihlal edildiğini iddia etmiştir.
Hükümet, müracaat sahibinin iç müracaat yollarını tüketmeden, ulusal herhangi bir mahkemeye basın hürriyetinin engellendiği gerekçesiyle bir müracaatı olmadan, direkt olarak İnsan Hakları Mahkemesine bu konuyu taşımasının prosedüre aykırı olduğunu belirtmiştir. Mahkeme, başvuru sahibinin bu iddiasının, iç hukuk müracaat yollarının tüketilmemesi sebebiyle incelenmesine gerek olmadığına karar vermiştir.
IV. SÖZLEŞMENİNİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
34-41. Başvuru sahibi manevi tazminat olarak 50.000 Euro ve mahkeme giderleri için de 4 200 Euro talep etse de, Mahkeme, başvuru sahibinin eşine 3.000 Euro manevi tazminat takdir etmiş ve mahkeme giderleri için de 2000 Euro ödenmesini öngörmüştür. Bu miktarlara uygulanacak faiz oranının Avrupa Merkez Bankasının borç faiz oranının % 3 fazlası olarak tespit edilmesini uygun bulmuştur.
TÜM BU NEDENLERLE MAHKEME, OYBİRLİĞİYLE;
1- Davada müracaat sahibinin yerini dul eşinin almasına,
2- Sözleşmenin 6/1. maddesinin ihlal edildiğine ilişkin başvurunun kabulüne, diğer iddiaların incelenmesinin lüzum olmadığına,
3- İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesinin bağımsızlık ve tarafsızlık niteliklerinin eksikliğinden dolayı Sözleşmenin 6. maddesinin 1. fıkrasının ihlal edildiğine,
4- Ayrıca;
a) Davalı Devletin, Sözleşmenin 44 & 2. Maddesine göre, kararın kesinleşeceği tarihten itibaren 3 ay içinde 3 000 Euro manevi tazminat, 2 000 Euro mahkeme masraflarının, ödeme günündeki kur üzerinden Türk Lirasına çevrilmek kaydıyla başvuru sahibine ödemesine,
b) Bu tutara belirtilen sürenin bitiminden itibaren ödeme yapılıncaya kadar Avrupa Merkez Bankasının borç faiz oranının % 3 fazlasıyla faiz uygulanmasına,
5- Hakkaniyete uygun ilave tazminat talebinin reddine karar vermiştir.
Full & Egal Universal Law Academy