(AİHS. m. 1, 3, 6, 41, 44) (2709 S. K. m. 143) (ÇIRAKLAR - TÜRKİYE DAVASI) (İNCAL - TÜRKİYE DAVASI)
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 3. Daire Kararı
Başkan: M. G. Ress;
Üyeler: L. Caflisch, P. Kuris, R. Türmen, J. Hedigan, M. Tsatsa-Nikolovska ve H.S. Greve
Başvuru No: 43818/98
Karar Tarihi: 30 Ocak 2003
Başvuru sahibi N.K. 1965 Malatya doğumlu ve Türk vatandaşıdır. Yasadışı bir terör örgütüne yardım ve yataklık suçundan yakalanmış ve akabinde DGM'nde yargılanmıştır. Yargılandığı mahkemede askeri bir hakimin olmasının Sözleşme'nin 6. maddesinin bir ihlalini oluşturduğunu ileri süren başvuru sahibi bu sebeple Mahkemeye başvurmuştur.
Mahkeme ise;
1. İzmir DGM'sinin bağımsızlık ve tarafsızlık ilkesinden kaynaklanan eksiklikler nedeniyle Sözleşmenin 6&1 maddesinin ihlal edildiğine,
2. Sözleşmenin 6. Maddesi dışındaki şikayetlerin incelenmesine gerek olmadığına,
3. Söz konusu kararın belirtilen manevi zararın tazmini için hakkaniyete uygun olduğuna,
4. Savunucu devletin başvuru sahibine 44/2 maddesi gereği 3 ay içerisinde 630 Euro adli yardım olmak üzere toplam 2.000 Euro'nun ödenmesi gerektiğine karar vermiştir.
KARARDA ATIF YAPILAN DİĞER DAVALAR
1. Çıraklar v. Türkiye
2. İncal v. Türkiye
3. Sadak ve Diğerleri v. Türkiye
4. Findlay v. İngiltere
5. Nikolova v. Bulgaristan
6. Dikme v, Türkiye
PROSEDÜR
1 - 7. Davanın temelinde Türkiye Cumhuriyetine karşı verilen 43818/98 sayılı başvuru dilekçesi bulunmaktadır. Bu devletin uyruğuna tabi N.K. (başvuru sahibi) İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunması Sözleşmesinin eski 25. Maddesi gereğince, 30 Temmuz 1998 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Komisyonuna (Komisyon) başvurmuştur. Başvuru sahibi, Sözleşmenin 6&1 maddesinin ihlal edilmesi sonucu mağdur olduğunu iddia etmiştir. Devlet Güvenlik Mahkemesinin kendisini yargılarken bağımsızlık ve tarafsızlık ilkesine uymadığını beyan etmiştir.
OLAYLAR
7 - 20. Başvuru sahibi N.K. 1965 Malatya doğumlu ve Türk vatandaşıdır. Adı geçen şahıs 19 Aralık 1999 tarihinde İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından PRK isimli (Özgür Kürdistan Partisi) yasadışı silahlı bir örgüte üye olmak ve maddi yardım sağlamak suçundan göz altına alınmıştır. Gözaltına alınışı esnasında üzerinde sahte bir kimlik bulunmuş konu ile ilgili 21 Aralık 1996 tarihli ifadesinde bütün suçlamaları kabul etmiştir. 24 Aralık 1996 tarihinde İstanbul Emniyet Müdürlüğünce Savcılık bilgilendirilmiş ve şahsın 1994 yılından beri arandığı ancak PRK örgütüne karşı yürütülen bir operasyon çerçevesinde N.K.'nın kuzenleri ve arkadaşı ile birlikte yakalandığı, üzerinden Komal yayınlarına ait birçok yayının bulunduğu belirtilmiştir. Polis tarafından yapılan sorgulamasında N.K. nın yalanlayıcı beyanlarının bulunduğu belirtilmiştir. Başvuru sahibinin Cumhuriyet Savcılığı tarafından alınan ifadesinde kendisine yöneltilen bütün suçlamaları reddetmiş ve ticaret hayatının etkilenmemesi ve vergi ödemek zorunda kalmamak için sahte kimlik taşıdığı yer almıştır.
N.K.nın turistik bir bölgede mücevher ve takı türü eşyalar sattığı bilinmektedir. Başvuru sahibi yaptığı işten örgüte finansal destek sağladığı için İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi tarafından 9 Ocak 1997 tarihinde yargılanmış ve 12 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırmıştır. Aynı gün başvuru sahibi verilen kararla ilgili olarak Yargıtay'a başvurmuştur. 9 Haziran 1998 tarihinde Yargıtay kararı onamıştır.
İLGİLİ İÇ HUKUK VE UYGULAMASI
21. 18 Haziran 1999 tarihindeki Anayasa reformu yapılmış ve Anayasanın Devlet Güvenlik Mahkemelerinin yapısını düzenleyen aşağıdaki 143.maddesi değiştirilmiştir:
"Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü, hür demokratik düzen ve nitelikleri Anayasada belirtilen Cumhuriyet aleyhine işlenen ve doğrudan doğruya Devletin iç ve dış güvenliğini ilgilendiren suçlara bakmakla görevli Devlet Güvenlik Mahkemeleri kurulur.
Devlet Güvenlik Mahkemesinde bir Başkan, iki asıl ve iki yedek üye ile bir hakim ve yeteri kadar Cumhuriyet başsavcısından oluşur.
Başkan, bir asıl ve bir yedek üye ve hakim 1.dereceden hakimler ve Cumhuriyet savcıları arasından, bir asıl ve bir yedek üye 1.dereceden askeri hakimler arasından ve savcılar Cumhuriyet Savcıları ile askeri hakimler arasından özel kanunlarında belirtilen yöntemle seçilirler.
22.4388 sayılı yasa 18 Haziran 1999 tarihinden itibaren aşağıdaki şekilde değişmiştir:
"... Devlet Güvenlik Mahkemesinde bir Başkan, iki asıl ve bir yedek üye ile Cumhuriyet başsavcısı ve yeteri kadar Cumhuriyet savcısı bulunur.
Başkan, iki asıl ve bir yedek üye ile Cumhuriyet başsavcısı, birinci sınıfa aynimi? hakim ve Cumhuriyet savcıları arasından; Cumhuriyet savcıları ise, diğer Cumhuriyet savcıları arasından Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca özel kanununda gösterilen usule göre dört yıl için atanırlar; süresi bitenler yeniden atanabilirler."
HUKUKİ BOYUT
I SÖZLEŞMENİN 6.MADDESİNİN İHLALİ İDDİASI
23. Başvuru sahibi kendisini yargılayan ve mahkum eden Devlet Güvenlik Mahkemesinin bağımsız ve tarafsız muhakeme yapmadığını, bir taraftan bünyesinde askeri yargıçların bulunması, diğer taraftan göz altına alındığı yer ile yargılandığı yer arasındaki mesafeden dolayı mağdur olduğunu ifade etmiştir. Sözleşmenin 6&1 ve 3. maddeleri aşağıda belirtilmiştir:
"1. Herkes, gerek medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili nizalar, gerek cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda karar verecek olan, yasayla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından ..., hakkaniyete uygun ve açık olarak görülmesini istemek hakkına sahiptir...."
"3. Her sanık en azından aşağıdaki haklara sahiptir:
c) Kendi kendini savunmak veya kendi seçeceği bir savunmacının yardımından yararlanmak ve eğer savunmacı tutmak için mali olanaklardan yoksun bulunuyor ve adaletin selameti gerektiriyorsa, mahkemece görevlendirilecek bir avukatın para ödemeksizin yardımından yararlanabilmek;"
24. Mahkeme kendi içtihatlarını da göz önünde bulundurarak davanın esastan incelenmesine karar vermiş ve Çıraklar v.Türkiye, 28 Ekim 1998 tarihli karara atıfta bulunmuştur.
25. Hükümet DGM'lerin kuruluşunu düzenleyen Anayasanın 143. maddesinin 18 Haziran 1999 tarihinde gerçekleştiğini bildirerek 4390 sayılı yasa gereği askeri hakimlerin görevlerinin 22 Haziran 1999 tarihinde dolduğunu belirtmiştir. Buna dayanarak Hükümet başvuru sahibinin Sözleşmenin 6&1 maddesinin ihlali nedeniyle mağduriyetinin söz konusu olmadığını belirtmiştir.
26. Başvuru sahibi Hükümetin tezini reddetmiştir.
27. Mahkeme 9 Haziran 1998 tarihli Atça/ v. Türkiye ve Çıraklar v. Türkiye davalarını da inceleyerek söz konusu davadakine benzer şikayetlerin bulunduğunu açıklamıştır. Söz konusu askeri yargıçların orduya bağlı, askeri disiplin altında ve ordu tarafından sicili düzenlenen, görev ve atamaları ordu tarafından yapılan ve DGM'lerde 4 yıl süreyle görev yapabilen görevleri bitince yeniden atanabilen yürütme gücünün temsilcileri olduğu belirtilmiştir.
28. Mahkeme Hükümet tarafından Sözleşmeye uygun olarak yapılan mevzuat değişikliklerine dair verilen bilgileri değerlendirmiştir. Başvuru sahibinin adli menfaatinin kalmadığı ve iç hukuk yollarının takip edildiği söz konusu davanın sonuçlandırılacağını ifade etmiştir. (Sadak v.Türkiye, 17 Temmuz 2001)
31. Başvuru sahibi, yargılandığı yer ile tutuklu bulunduğu yer arasındaki mesafeden dolayı avukatının yardımından faydalanamadığım ve Sözleşmenin 6&1 maddesinin ihlal edildiğini belirtmiştir.
32. Hükümet başvuru sahibi ile avukatının 1997-1998 yıllan arasında 16 kez görüştüğünü belirterek avukatın başvuru sahibinin savunmasını hazırlaması için düzenli aralıklarla irtibatı sağlanmış ve bu anlamda İnsan Hakları ihlalinin söz konusu olmadığını beyan etmiştir.
33. Benzer davalardan yola çıkan mahkeme bağımsızlık ve tarafsızlık ilkelerinin eksikliği halinde hakkaniyete uygun bir yargılamanın yapılamayacağını bildirmiştir.
34. Mahkeme Çıraklar davasında olduğu gibi bayan N.K.'nın adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini kabul etmiştir.
II. SÖZLEŞMENİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
36. Başvuru sahibi tutuklu kalması ve mahkumiyetinin zararını 30.000 Euro'luk tazminat ile karşılanmasını talep etmiştir.
37. Hükümet başvuru sahibi tarafından belirtilen bu miktarı kabul etmemiş ve böyle bir zararın bulunmadığını belirtmiştir.
39. Mahkeme başvuru sahibinin yargılanma şartlarının kendisine bir manevi tazminat ödenmesi gerektirdiğini tespit etmiştir. Mahkeme başvuru sahibine Avrupa Konseyi tarafından kendisine temin edilen 630 Euro'luk adli yardım düşülmek üzere 2000 Euro'luk bir meblağın ödenmesine karar vermiştir.
TÜM BU GEREKÇELERLE MAHKEME, OYBİRLİĞİYLE;
1. İzmir DGM'sinin bağımsızlık ve tarafsızlık ilkesinden kaynaklanan eksiklikler nedeniyle Sözleşmenin 6&1 maddesinin ihlal edildiğine,
2. Sözleşmenin 6. Maddesi dışındaki şikayetlerin incelenmesine gerek olmadığına,
3. Söz konusu kararın belirtilen manevi zararın tazmini için hakkaniyete uygun olduğuna,
4. Savunucu devletin başvuru sahibine 44/2 maddesi gereği 3 ay içerisinde 630 Euro adli yardım olmak üzere toplam 2000 Euro'nun ödenmesi gerektiğine karar vermiştir.
Full & Egal Universal Law Academy