(Adil Yargılanma Hakkı İhlali İddiası)
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Üçüncü Daire Kararı
Başvuru No: 44054/98
Karar Tarihi: 22 Ocak 2004
PROSEDÜR VE OLAYLAR
1-6. Davanın temelinde Türkiye Cumhuriyetine karşı verilen 44054/98 sayılı başvuru dilekçesi bulunmaktadır. Söz konusu Devletin uyruğuna tabi başvuru sahibi, Almanya'nın Celle şehrinde ikamet eden 1959 doğumlu İrfan Kaya, Savcılığın yürüttüğü bir soruşturma kapsamında Bingöl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi görevlileri tarafından PKK terör örgütüne yardım ve yataklık yapmak suçlamasıyla 3 Aralık 1992 tarihinde gözaltına alınmıştır.
7-8. Başvuru sahibi gözaltındayken, iki PKK mensubunu evinde barındırdığına ilişkin polisin hazırladığı tutanağı imzalamak zorunda bırakıldığını ifade etmektedir. 14 Aralık 1992 tarihinde başvuru sahibi ilk olarak Bingöl Cumhuriyet Savcısı tarafından dinlenmiş, ardından huzuruna çıkarıldığı Sulh Hâkimi tarafından soruşturma tamamlanıncaya kadar serbest bırakılmıştır. Başvuru sahibi, Cumhuriyet Savcısına, her ikisi de PKK mensubu olan kardeşi ve bir arkadaşının bir gece yarısı evine geldiklerini ve kendilerine gitmelerini söylemesine rağmen o geceyi evinde geçirdiklerini ifade etmiştir.
9-12. Bilinmeyen bir tarihte, Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı PKK örgütüne yardım ve yataklık yapmak, evinde militan saklayıp onlara malzeme temin etmek iddiasıyla başvuru sahibinin 27 kişiyle birlikte yargılanmasını talep etmiştir. DGM'nin 26 Kasım 1996 tarihli kararıyla başvuru sahibi kendisine atfedilen iddialardan dolayı suçlu bulunmuş ve Ceza Kanununun 169. maddesi ile terörle mücadeleye ilişkin 3713 sayılı yasanın 5. maddesine istinaden 3 yıl 9 ay hapis cezasına mahkûm edilmiştir. Yargıtay, 23 Şubat 1998 tarihli kararla DGM kararını onamıştır.
HUKUKİ BOYUT
I. SÖZLEŞMENİN 6. MADDESİNİN İHLALİ İDDİASI
13-14. Başvuru sahibi kendisini yargılayıp mahkûm eden Devlet Güvenlik Mahkemesinin, bünyesinde bulunan Askeri Hâkimden dolayı bağımsız ve tarafsız bir mahkeme olmadığını ifade etmektedir. Bu sebeple Sözleşmenin 6. maddesinin 1. fıkrasının ihlal edildiğini iddia etmektedir.
A. Kabul edilebilirlik üzerine
15-17. Hükümet, Sözleşmenin 35&1. Maddesinde zikredilen 6 aylık süreye uyulmadığı gerekçesiyle Mahkemeden davayı reddetmesini talep etmekte ve bu talebini destekleyici olarak Mahkeme içtihadına başvurmaktadır (diğerleri arasında, Bayram ve Yıldırım v. Türkiye, karar no. 38587/97, 29 Ocak 2002). Mahkeme, içtihadından doğan kriterler ışığında (bakınız 28 Ekim 1998 tarihli Çıraklar v. Türkiye davası) ve mevcut dava ile ilgili toplanan verilerin yardımıyla bu davanın esasının incelenmesi gerektiğine kanaat getirmiştir.
B. Esas üzerine
18-20. Mahkeme, Hükümetin dava konusu olaylarla ilgili öncekilerden farklı bir karar verilmesini gerektirecek hiçbir argüman sunmadığını ifade etmektedir. Mahkeme bu sebeplerle başvuru sahibini yargılayıp mahkûm ettiği esnada Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesinin Sözleşmenin 6. maddesinin 1. fıkrasında zikredildiği şekliyle bağımsız ve tarafsız olmadığına hükmetmektedir.
II. SÖZLEŞMENİNİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
25-29. Başvuru sahibi, maddi ve manevi tazminat olarak toplam 150.000 Euro talep etse de Mahkeme, Sözleşmenin ihlal edildiğinin kabul edilmesinin haddi zatında manevi tazminat olarak kabul edilebileceğini ifade etmektedir. Masraflar içinse başvuru sahibi 2.150 Euro talep etmektedir.
TÜM BU NEDENLERLE MAHKEME, OYBİRLİĞİYLE;
1- Davanın kabul edilebilirliğine,
2- Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesinin bağımsızlık ve tarafsızlık eksikliğinden dolayı Sözleşmenin 6. maddesinin 1. fıkrasının ihlal edildiğine,
3- Mevcut kararın, talep edilen manevi tazminat yerine geçen hakkaniyete uygun bir tarziye olduğuna,
4- Ayrıca
a) Davalı Devletin Sözleşmenin 44 & 2. maddesi gereğince, kararın kesinleşeceği tarihten itibaren 3 ay içinde ve ödeme günündeki kur üzerinden Türk Lirasına çevrilmek kaydıyla başvuru sahibine masrafları için 2000 Euro ödemesine;
b) Bu tutara belirtilen sürenin bitiminden itibaren ödeme yapılıncaya kadar Avrupa Merkez Bankasının borç faiz oranının % 3 fazlasıyla uygulanmasına,
5- Hakkaniyete uygun ilave tazminat talebinin reddine karar vermiştir.
Full & Egal Universal Law Academy