(AİHS. m. 6, 35, 41, 44) (765 S. K. m. 59, 123, 169)
(Adil Yargılanma Hakkı İhlali İddiası)
Başvuru No: 44267/98
Karar Tarihi: 4 Aralık 2003
Kararı Fransızca aslından çeviren: Fikret TİREN, Komiser, İnterpol Daire Başkanlığı
PROSEDÜR VE OLAYLAR
1-7. Davanın temelinde Türkiye Cumhuriyeti uyruğuna tabi, 1973 doğumlu Mehmet Dursun, 1974 doğumlu, Seyithan Akdeniz, 1972 doğumlu Yakup Güneş, 1962 doğumlu Eşref Taşdemir ve 1953 doğumlu Ali Yıldız isimli şahısların, Türkiye Cumhuriyeti aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne sundukları 44297/98 sayılı başvuru dilekçesi bulunmaktadır.
8-13 Yukarıda ismi geçen Yakup Güneş 4 Kasım 1992 tarihinde, Mehmet Dursun 4 Ocak 1993 tarihinde, Seyithan Akdeniz ise 9 Haziran 1993 tarihinde gözaltına alınmışlar akabinde geçici olarak tutuklanmaları emrini veren hakim önüne çıkartılmışlardır. Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı, adı geçenlerin, Devletin bölünmez bütünlüğüne yönelik eylemlerde bulundukları iddiasıyla, Türk Ceza Kanununun 125. maddesi uyarınca cezalandırılmaları istemiyle haklarında bir ceza davası başlatmıştır. 17 Ekim 1996 tarihinde iki sivil ve bir askeri hakimden oluşan Diyarbakır DGM'de görülen duruşmada, mezkur şahıslar Türk Ceza Kanununun 125. maddesini ihlal ettikleri gerekçesiyle idam cezasına çarptırılmış, Türk Ceza Kanununun 59. maddesinin uygulanmasıyla cezaları ömür boyu hapis cezasına indirilmiştir. Yargıtay, 19 Ocak 1998 tarihinde, adı geçenlerin ömür boyu hapis cezalarını onamıştır.
14-19. Başvuru sahiplerinden Ali Yıldız 10 Kasım 1992 tarihinde, Eşref Taşdemir ise 14 kasım 1992 tarihinde göz altına alınmışlardır. 11 Aralık 1992 tarihinde, Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı, adı geçenlerin, Devletin bölünmez bütünlüğüne yönelik eylemlerde bulundukları iddiasıyla, Türk ceza Kanununun 125. maddesi uyarınca cezalandırılmaları istemiyle haklarında bir ceza davası başlatmıştır. İki sivil ve bir asker hakimden oluşan Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi, 6 Mart 1996 günü yapılan duruşmada, mezkur şahısları bir silahlı örgüte yardım etmek suçundan Türk Ceza Kanununun 169. maddesi uyarınca 3 yıl 9 ay ağır hapis cezasıyla cezalandırılmalarına karar vermiştir. Yargıtay bu kararı 18 Mart 1998 tarihinde onamıştır.
HUKUKİ BOYUT
I. SÖZLEŞMENİN 6/1. MADDESİNİN İHLALİ İDDİASI
21. Başvuru sahipleri kendilerini yargılayıp mahkum eden Devlet Güvenlik Mahkemesinin bünyesinde bulunan Askeri Hakimden dolayı bağımsız ve tarafsız bir Mahkeme olmadığını belirterek, Sözleşmenin 6. maddesinin ihlal edildiğini iddia etmişlerdir.
A. Kabul edilebilirlik üzerine
22-24. Hükümet, başvuru sahibinin Sözleşmesinin 35. maddesine uygun olarak müracaatlarını 6 ay içerisinde yapmadıkları iddiasıyla müracaatın reddedilmesini talep etmiştir. Mahkeme Hükümetin bu talebini Özdemir v. Türkiye davasında olduğu gibi reddetmiştir.
Mahkeme, daha önceki içtihatlarından doğan kriterlerin ışığında (Çıraklar v. Türkiye davasına bakınız) ve elindeki verilerden hareketle bu davanın esasının incelenmesi gerektiğine kanaat getirmiştir.
B. Esas üzerine
1. DGM'nin bağımsızlık ve tarafsızlığı üzerine
25-27. Mahkeme dava konusu olaylarla ilgili Hükümetin önceki davalardan farklı bir karar verilmesini gerektirecek hiçbir argüman sunmadığını ifade etmektedir. Mahkeme bu sebeplerle davacıyı yargılayıp mahkum ettiği esnada Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesinin bağımsız ve tarafsız bir mahkeme olmadığını belirterek Sözleşmenin 6. maddesinin 1. fıkrasının ihlal edildiğine hükmetmiştir.
2. Devlet Güvenlik Mahkemesi ve Yargıtay önündeki adli prosedürün hakkaniyeti üzerine
28-30. Mahkeme, daha önceki benzer davalarda bağımsızlık ve tarafsızlık eksikliği bulunan mahkemelerin her hal ve şartta yargısına tabi insanlara hakkaniyete uygun bir muhakeme sunamayacağına hükmettiğini hatırlatmıştır. Buna karşılık, başvuru sahibinin bağımsız ve tarafsız bir muhakemeye sahip olmadığı iddiasının kabul etmekle birlikte, bu hakkaniyetsizlik iddiasının incelenmesine lüzum olmadığına karar vermiştir.
II. SÖZLEŞMENİNİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
31-40. Maddi ve manevi tazminat olarak başvuru sahiplerinden Mehmet Dursun 25.244,90 Euro, Seyithan Akdeniz 214.420 Euro, Yakup Güneş 215.800, Eşref Taşdemir 50.000 Euro ve Ali Yıldız 102.000 Euro talep etmiştir. Mahkeme, başvuru sahiplerine maddi tazminat ödenmesine gerek olmadığına, Sözleşmenin ihlal edildiğinin ortaya çıkarılmasının da haddi zatında manevi tazminat yerine kabul edilebileceğine hükmetmiştir.
Mahkeme başvuru sahiplerine, adli yardım başlığı altında Avrupa Konseyi tarafından karşılanan 630 Euro'luk tutar düşülmek kaydıyla masraflar için 1.500 Euro ödenmesine karar vermiş ve bu tutara uygulanacak faiz oranının Avrupa Merkez Bankasının borç faiz oranının % 3 fazlası olarak tespit edilmesini uygun bulmuştur.
TÜM BU NEDENLERLE MAHKEME, OYBİRLİĞİYLE;
1- Davanın kabul edilebilirliğine,
2- Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesinin bağımsızlık ve tarafsızlık niteliklerinin eksikliğinden dolayı Sözleşmenin 6. maddesinin 1. fıkrasının ihlal edildiğine,
3- Sözleşmenin 6. Maddesinden doğan diğer iddiaların incelenmesine lüzum olmadığına,
4- Mevcut kararın, talep edilen manevi tazminat yerine geçen hakkaniyete uygun bir tazmin olduğuna,
5- Ayrıca
a) Davalı Devletin Sözleşmenin 44 & 2. Maddesine göre, kararın kesinleşeceği tarihten itibaren 3 ay içinde, mahkeme masrafları için ödemesi gereken 1.500 Euro'yu ödeme günündeki kur üzerinden Türk Lirasına çevrilmek kaydıyla başvuru sahibine ödemesine;
b) Bu tutara belirtilen sürenin bitiminden itibaren ödeme yapılıncaya kadar Avrupa Merkez Bankasının borç faiz oranının % 3 fazlasıyla faiz uygulanmasına,
6-Hakkaniyete uygun olmayan ilave tazminat talebinin reddine karar vermiştir.
Full & Egal Universal Law Academy