(AİHS m. 6, 41, 44) (765 S. K. m. 168, 169) (ÇIRAKLAR - TÜRKİYE DAVASI)
Başvuru No: 46106/98
PROSEDÜR VE OLAYLAR
1-6. Davanın temelinde, Türkiye Cumhuriyeti uyruğuna tabi, 1974 doğumlu Seyfettin Eren, isimli şahsın, Türkiye Cumhuriyeti aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne sunduğu 46106/98 sayılı başvuru dilekçesi bulunmaktadır. Başvuru sahibi 30 Temmuz 1997 tarihinde, Tokat Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü görevlilerince yakalanarak göz altına alınmıştır.
7-11. 3 Ağustos 1997 tarihinde, Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı tarafından sorgulandıktan sonra, geçici olarak tutuklanması emrini veren, Nöbetçi Hakim önüne çıkartılmıştır. 26 Ağustos 1997 tarihinde, Cumhuriyet Savcısı başvuru sahibinin PKK örgüt mensubu olduğu gerekçesiyle TCK'nun 168. maddesi uyarınca yargılanmasını talep etmiştir. 9 Aralık 1997 tarihinde, bir asker ve iki sivil hakimden oluşan Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi, şahsı yasadışı silahlı örgüte yardım ve yataklık etmek suçundan Türk Ceza Kanununun 169. maddesi uyarınca 4 yıl 6 ay ağır hapis cezasına mahkum etmiş ve 3 yıl boyunca da kamu hizmetlerinden yararlanmasından men edilmesine karar vermiştir. Yargıtay, 10 Eylül 1998 günü ilk mahkemenin verdiği kararı onamıştır.
HUKUKİ BOYUT
I. SÖZLEŞMENİN 6/1. MADDESİNİN İHLALİ İDDİASI
14. Başvuru sahibi kendisini yargılayıp mahkum eden Devlet Güvenlik Mahkemesinin bünyesinde bulunan Askeri Hakimden dolayı bağımsız ve tarafsız bir mahkeme olmadığını, savunmasını hazırlaması için gereken yardım ve zamanın kendisine tanınmadığını ifade etmiş ve Sözleşmenin 6. maddesinin ihlal edildiğini iddia etmiştir.
A. Kabul edilebilirlik üzerine
15-17. Hükümet, başvuru sahibinin Sözleşmesinin 35.maddesine uygun olarak müracaatlarını 6 ay içerisinde yapmadıkları iddiasıyla müracaatın reddedilmesini talep etmiştir. Mahkeme, Hükümetin bu talebini Özdemir v. Türkiye davasında olduğu gibi reddetmiştir. Mahkeme daha önceki içtihatlarından doğan kriterlerin ışığında (Çıraklar v. Türkiye davasına bakınız) ve elindeki verilerden hareketle bu davanın esasının incelenmesi gerektiğine kanaat getirmiştir.
B. Esas üzerine
1. DGM'nin bağımsızlık ve tarafsızlığı üzerine
18-20. Mahkeme dava konusu olaylarla ilgili Hükümetin önceki davalardan farklı bir karar verilmesini gerektirecek hiçbir argüman sunmadığını ifade etmektedir. Mahkeme bu sebeplerle davacıyı yargılayıp mahkum ettiği esnada Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesinin bağımsız ve tarafsız olmadığına ve Sözleşmenin 6. maddesinin 1. fıkrasının ihlal edildiğine hükmetmiştir.
2. Devlet Güvenlik Mahkemesi ve Yargıtay önündeki adli prosedürün hakkaniyeti üzerine
21-23. Mahkeme, daha önceki benzer davalarda bağımsızlık ve tarafsızlık eksikliği bulunan mahkemelerin her hal ve şartta yargısına tabi insanlara hakkaniyete uygun bir muhakeme sunamayacağına hükmettiğini hatırlatmıştır. Buna karşılık, başvuru sahibinin bağımsız ve tarafsız bir muhakemeye sahip olmadığı iddiasını kabul etmekle birlikte, bu hakkaniyetsizlik iddiasının incelenmesine lüzum olmadığına karar vermiştir.
II. SÖZLEŞMENİNİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
24-32. Başvuru sahibi maddi tazminat olarak 16.000 Euro, manevi tazminat olarak ise 15.000 Euro talep etmiş olmasına rağmen, Mahkeme başvuru sahibine maddi tazminat ödenmesine gerek olmadığına, Sözleşmenin ihlal edildiğinin ortaya çıkarılmasının da haddi zatında manevi tazminat yerine kabul edilebileceğine hükmetmiştir.
Mahkeme, masraflar için başvuru sahibine 2.000 Euro ödenmesi gerektiğine karar vermiş ve bu miktarlara uygulanacak faiz oranının Avrupa Merkez Bankasının borç faiz oranının % 3 fazlası olarak tespit edilmesini uygun bulmuştur.
TÜM BU NEDENLERLE MAHKEME, OYBİRLİĞİYLE;
1- Davanın kabul edilebilirliğine,
2- Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesinin bağımsızlık ve tarafsızlık niteliklerinin eksikliğinden dolayı Sözleşmenin 6. maddesinin 1. fıkrasının ihlal edildiğine,
3- Sözleşmenin 6. Maddesinden doğan diğer iddiaların incelenmesine lüzum olmadığına,
4- Mevcut kararın, talep edilen manevi tazminat yerine geçen hakkaniyete uygun bir tazmin olduğuna,
5- Ayrıca
a)Davalı Devletin Sözleşmenin 44 & 2. Maddesine göre, kararın kesinleşeceği tarihten itibaren 3 ay içinde, mahkeme masrafları için ödemesi gereken 2.000 Euro'yu ödeme günündeki kur üzerinden Türk Lirasına çevrilmek kaydıyla başvuru sahibine ödemesine;
b) Bu tutara belirtilen sürenin bitiminden itibaren ödeme yapılıncaya kadar Avrupa Merkez Bankasının borç faiz oranının % 3 fazlasıyla faiz uygulanmasına.
6- Hakkaniyete uygun olmayan ilave tazminat talebinin reddine karar vermiştir.
Full & Egal Universal Law Academy