(AİHS m. 6, 35, 41) (765 S. K. m. 168, 169) (ÇIRAKLAR - TÜRKİYE DAVASI)
Başvuru No: 46388/99
PROSEDÜR VE OLAYLAR
1-5. Davanın temelinde, Türkiye Cumhuriyeti Devleti uyruğuna tabi, 1974 doğumlu Bilal Bozkurt, 1973 doğumlu, İzzettin Ceylan, 1977 doğumlu, Metin Yavuz ve 1964 doğumlu Mehmet Salih Karakaş isimli şahısların, anılan ülke aleyhine, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine sunduğu 46388/99 sayılı başvuru dilekçesi bulunmaktadır.
6-12 Başvuru sahipleri 4 Temmuz 1996, tarihinde İzmir Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince gözaltına alınmışlar, 10 Temmuz 1996 tarihinde geçici olarak tutuklanmaları emrini veren İzmir DGM Nöbetçi Hakimliği önüne çıkartılmışlardır. İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı, 12 Temmuz 1996 tarihli iddianamesinde, başvuru sahiplerini yasadışı silahlı PKK örgütü mensubu olmakla suçlamıştır. 25 Mart 1997 tarihinde, iki sivil ve bir askeri hakimden oluşan Diyarbakır DGM'de görülen duruşmada, TCK'nun 168/2. maddesini ihlal ettikleri gerekçesiyle, mezkur şahıslardan Bozkurt'u 21 yıl ağır hapis, Ceylan'ı 12 yıl 6 ay ağır hapis cezasına çarptırmış, Yavuz ve Karakaş'ın ise TCK'nun 169. maddesi uyarınca 3 yıl 9 ay ağır hapis cezasına mahkum edilmesine karar vermiştir. Yargıtay, 21 Ocak 1998 tarihinde verdiği ve 28 Ocak 1998 tarihinde başvuru sahiplerinin gıyabında açıkladığı kararında, ilk mahkemenin verdiği kararı onamıştır.
HUKUKİ BOYUT
I. SÖZLEŞMENİN 6. MADDESİNİN İHLALİ İDDİASI
14. Başvuru sahipleri kendilerini yargılayıp mahkum eden Devlet Güvenlik Mahkemesinin bünyesinde bulunan Askeri Hakimden dolayı bağımsız ve tarafsız bir Mahkeme olmadığını, göz altında tutuldukları esnada avukat bulundurma haklarının kullandırılmadığını, savunmanın şahitlerinin dinlenilmesine imkan verilmediğini ve haklarındaki yargılamanın yalnızca baskı altında alınan ifadelerine dayandırıldığını ifade ederek, Sözleşmenin 6. maddesinin 1. fıkrası ile 3. fıkrasının b), c) ve d) bentlerinin ihlal edildiğini iddia etmişlerdir.
A. Kabul edilebilirlik üzerine
15-28. Hükümet, öncelikle üç açıklamada bulunmuştur. Bunlardan birincisinde, başvuru sahibinin daha önce de 22 Ekim 1996 tarihinde Komisyona sunduğu 35077/97 sayılı dilekçesinde, benzer konulara değindiğini ifade ederek, Sözleşmenin 35. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendine istinaden başvurusunun kabul edilmemesini talep etmiştir. Mahkeme, Hükümetin bu talebini reddetmiştir.
Hükümet ikinci açıklamasında, yine Sözleşmenin 35. maddesinde belirtilen, başvuru sahibinin iç başvuru yollarını tüketmeden Mahkemeye müracaat ettiğini gerekçe göstererek, dilekçenin reddedilmesini talep etmiştir. Mahkeme, daha önceki Özel v. Türkiye davasındaki kararı hatırlatarak, hükümetin talebini uygun bulmamıştır.
Hükümetin üçüncü açıklamasında ise, başvuru sahibinin, müracaatını Sözleşmenin 35. maddesinde belirtilen 6 aylık süre içerisinde yapmadığını iddia ederek, başvurunun kabul edilmemesi gerektiğini bildirmiştir. Mahkeme, hükümetin bu talebini de reddetmiştir.
Mahkeme daha önceki içtihatlarından doğan kriterlerin ışığında (Çıraklar v. Türkiye davasına bakınız) ve elindeki verilerden hareketle bu davanın esasının incelenmesi gerektiğine kanaat getirmiştir.
B. Esas üzerine
1. DGM'nin bağımsızlık ve tarafsızlığı üzerine
29-31. Mahkeme dava konusu olaylarla ilgili Hükümetin önceki davalardan farklı bir karar verilmesini gerektirecek hiçbir argüman sunmadığını ifade etmiştir. Mahkeme bu sebeplerle davacıyı yargılayıp mahkum ettiği esnada İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesinin bağımsız ve tarafsız bir mahkeme olmadığını belirterek Sözleşmenin 6. maddesinin 1. fıkrasının ihlal edildiğine hükmetmiştir.
2.Adli prosedürün hakkaniyeti üzerine,
32-34. Mahkeme, daha önceki benzer davalarda bağımsızlık ve tarafsızlık eksikliği bulunan mahkemelerin her hal ve şartta yargısına tabi insanlara hakkaniyete uygun bir muhakeme sunamayacağına hükmettiğini hatırlatmıştır. Buna karşılık, başvuru sahibinin bağımsız ve tarafsız bir muhakemeye sahip olmadığı iddiasının kabul etmekle birlikte, bu hakkaniyetsizlik iddiasının incelenmesine lüzum olmadığına kanaat getirmiştir.
II. SÖZLEŞMENİNİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
35-44. Başvuru sahipleri maddi ve manevi tazminat talep etmişlerdir. Maddi tazminat olarak bir rakam belirtmemişler, tutuklu kaldıkları sure göz önünde bulundurularak takdir edilmesini istemişlerdir. Manevi tazminat olarak ise Bozkurt, 100.000 euro, Ceylan, 75.000 euro, Yavuz ve Karakaş, ise 30.000 euro talep etmişlerdir. Mahkeme, başvuru sahiplerine maddi tazminat ödenmesine gerek olmadığına ve Sözleşmenin ihlal edildiğinin ortaya çıkarılmasının da haddi zatında manevi tazminat yerine kabul edilebileceğine karar vermiştir.
Başvuru sahipleri mahkeme masrafları için 8.000 euro talep etmiş olmalarına rağmen, Mahkeme başvuru sahiplerine, 2.000 euro ödenmesine karar vermiş ve bu tutara uygulanacak faiz oranının Avrupa Merkez Bankasının borç faiz oranının % 3 fazlası olarak tespit edilmesini uygun bulmuştur.
TÜM BU NEDENLERLE MAHKEME, OYBİRLİĞİYLE;
1-Davanın kabul edilebilirliğine,
2-İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesinin bağımsızlık ve tarafsızlık niteliklerinin eksikliğinden dolayı Sözleşmenin 6. maddesinin 1. fıkrasının ihlal edildiğine,
3-Sözleşmenin 6. Maddesinden doğan diğer iddiaların incelenmesine lüzum olmadığına,
4- Mevcut kararın, talep edilen manevi tazminat yerine geçen hakkaniyete uygun bir tazmin olduğuna,
5- Ayrıca ;
a) Davalı Devletin, Sözleşmenin 44 & 2. Maddesine göre, kararın kesinleşeceği tarihten itibaren 3 ay içinde, mahkeme masrafları için ödemesi gereken 2.000 euro'yu ödeme günündeki kur üzerinden Türk Lirasına çevrilmek kaydıyla başvuru sahiplerine ödemesine;
b) Bu tutara belirtilen sürenin bitiminden itibaren ödeme yapılıncaya kadar Avrupa Merkez Bankasının borç faiz oranının % 3 fazlasıyla faiz uygulanmasına,
6- Hakkaniyete uygun olmayan ilave tazminat talebinin reddine karar vermiştir.
Full & Egal Universal Law Academy