(Adil Yargılanma Hakkı İhlali İddiası)
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Üçüncü Daire Kararı
Başvuru No: 46952/99
Karar tarihi: 15 Ocak 2004
PROSEDÜR VE OLAYLAR
1-8. Davanın temelinde Türkiye Cumhuriyetine karşı verilen 46952/99 sayılı başvuru dilekçesi bulunmaktadır. Söz konusu Devletin uyruğuna tabi başvuru sahibi İzmir'de ikamet eden 1959 doğumlu Hıdır Özdemir, Savcılığın yürüttüğü bir soruşturma kapsamında İzmir Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi görevlileri tarafından PKK terör örgütüne yardım ve yataklık yapmak suçlamasıyla 16 Şubat 1998 tarihinde gözaltına alınmıştır.
9-10. 17 Şubat 1998 tarihinde başvuru sahibi İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesinde, Cumhuriyet Savcısı huzurunda verdiği ifadede, okuma yazma bilmediğini ve gözaltındayken polisin hazırladığı tutanağı okuyamadan altına parmak bastığını ifade etmiştir. Başvuru sahibi aynı gün İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi Hakimi tarafından da dinlenmiş ve geçici olarak tevkif edilmiştir. Başvuru sahibi, Hâkimin huzurunda da suçsuz olduğunu ve polislerin hazırladıkları tutanağı kendisine okumadıklarından dolayı kabul etmediğini ifade etmiştir.
11-14. 20 Şubat 1998 tarihli bir iddianameyle Cumhuriyet Savcısı, PKK örgütüne yardım ve yataklık yapmak iddiasıyla başvuru sahibinin Ceza Kanununun 169. maddesi gereğince yargılanmasını talep etmiştir. DGM'nin 31 Mart 1998 tarihli kararıyla başvuru sahibi kendisine atfedilen iddialardan dolayı suçlu bulunmuş ve Ceza Kanununun 169. maddesi ile terörle mücadeleye ilişkin 3713 sayılı yasanın 5. maddesine istinaden 4 yıl 6 ay hapis cezasına mahkûm edilmiş, hafifletici unsurlar göz önünde bulundurularak cezası 3 yıl 9 ay'a indirilmiştir. Yargıtay, 24 Kasım 1998 tarihli kararla DGM kararını onamıştır.
HUKUKİ BOYUT
I. SÖZLEŞMENİN 6. MADDESİNİN İHLALİ İDDİASI
15-16. Başvuru sahibi kendisini yargılayıp mahkum eden Devlet Güvenlik Mahkemesinin, bünyesinde bulunan Askeri Hâkimden dolayı bağımsız ve tarafsız bir mahkeme olmadığını ve gözaltı süresi esnasında avukat hakkını kullanamadığından dolayı Yargının kendisine hakkaniyete uygun bir yargılama sağlamadığını ifade etmiştir. Bu sebeplerle Sözleşmenin 6. maddesinin 1. fıkrası ile 3 b), c) ve d) bentlerinin ihlal edildiğini iddia etmiştir.
A. Kabul edilebilirlik üzerine
17. Mahkeme, içtihadından doğan kriterler (Bakınız, 28 Ekim 1998 tarihli Çıraklar v. Türkiye davası) ve mevcut dava ile ilgili toplanan verilerin ışığında bu davanın esasının incelenmesi gerektiğine kanaat getirmiştir.
B. Esas üzerine
1. Devlet Güvenlik Mahkemesinin bağımsızlık ve tarafsızlığı üzerine
18-20. Mahkeme, Hükümetin dava konusu olaylarla ilgili öncekilerden farklı bir karar verilmesini gerektirecek hiçbir argüman sunmadığını ifade etmektedir. Mahkeme bu sebeplerle başvuru sahibini yargılayıp mahkum ettiği esnada İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesinin Sözleşmenin 6. maddesinin 1. fıkrasında zikredildiği şekliyle bağımsız ve tarafsız olmadığına hükmetmektedir.
2. Adli prosedürün hakkaniyeti üzerine
21-24. Hükümet herhangi bir ihlal olduğunu reddetmektedir. Mahkeme, daha önceki benzer davalarda bağımsızlık ve tarafsızlık eksikliği bulunan mahkemelerin her hal ve şartta yargısına tabi insanlara hakkaniyete uygun bir muhakeme sunamayacağına hükmettiğini hatırlatmıştır. Bunun üzerine başvuru sahibinin bağımsız ve tarafsız bir muhakemeye sahip olamadığı iddiasının Mahkeme tarafından kabul edilmesiyle birlikte mevcut iddiaların incelenmesine lüzum olmadığına karar vermiştir (bakınız, diğerleri arasında, Çıraklar ve Türkiye, 28 Ekim 1998 tarihli karar, s. 3074, §§ 44-45).
II. SÖZLEŞMENİNİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
25-29. Başvuru sahibi, maddi ve manevi tazminat olarak toplam 15.256 Euro talep etse de Mahkeme, Sözleşmenin ihlal edildiğinin kabul edilmesinin haddi zatında manevi tazminat olarak kabul edilebileceğini ifade etmektedir. Masraflar içinse başvuru sahibi 3.000 Euro talep etmektedir.
TÜM BU NEDENLERLE MAHKEME, OYBİRLİĞİYLE;
1- Davanın kabul edilebilirliğine,
2- İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesinin bağımsızlık ve tarafsızlık eksikliğinden dolayı Sözleşmenin 6. maddesinin 1. fıkrasının ihlal edildiğine,
3- Sözleşmenin 6. Maddesinden doğan diğer iddiaların incelenmesine lüzum olmadığına,
4- Mevcut kararın, talep edilen manevi tazminat yerine geçen hakkaniyete uygun bir tazmin olduğuna,
5- Ayrıca
a) Davalı Devletin Sözleşmenin 44 & 2. Maddesi gereğince, kararın kesinleşeceği tarihten itibaren 3 ay içinde ve ödeme günündeki kur üzerinden Türk Lirasına çevrilmek kaydıyla başvuru sahibine masrafları için 2000 Euro ödemesine;
b) Bu tutara belirtilen sürenin bitiminden itibaren ödeme yapılıncaya kadar Avrupa Merkez Bankasının borç faiz oranının % 3 fazlasıyla uygulanmasına,
6- Hakkaniyete uygun ilave tazminat talebinin reddine karar vermiştir.
Full & Egal Universal Law Academy