(Adil Yargılanma Hakkı İhlali İddiası)
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Üçüncü Daire Kararı
Başvuru No: 48062/99
Karar Tarihi: 22 Ocak 2004
PROSEDÜR VE OLAYLAR
1-8. Davanın temelinde Türkiye Cumhuriyetine karşı verilen 48062/99 sayılı başvuru dilekçesi bulunmaktadır. Söz konusu Devletin uyruğuna tabi başvuru sahibi 1977 doğumlu Mustafa Kırcan, Savcılığın yürüttüğü bir soruşturma kapsamında İzmir Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi görevlileri tarafından 27 Temmuz 1996 tarihinde gözaltına alınmıştır. Gözaltı süresince avukat nezareti sağlanmamıştır.
9-10. 6 Ağustos 1996 tarihinde başvuru sahibi huzuruna çıkarıldığı İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi Hâkimi tarafından geçici olarak tevkif edilmiştir. 21 Ekim 1996 tarihli bir iddianameyle Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı, yasadışı silahlı bir örgüte yardım ve yataklık yapmak iddiasıyla başvuru sahibini terörle mücadeleye ilişkin 3713 sayılı yasanın 5. maddesi ile Ceza Kanununun 168 & 2. maddesi gereğince yargılanmasını talep etmiştir. Cumhuriyet Savcısı ayrıca başvuru sahibini THKP/C üyesi olmakla itham etmiştir.
11-13. Başvuru sahibi 2 Aralık 1997 tarihinde şartlı olarak tahliye edilmiştir. DGM'nin 26 Mart 1998 tarihli kararıyla başvuru sahibi kendisine atfedilen iddialardan dolayı suçlu bulunmuş ve Ceza Kanununun 169. maddesi ve 3713 sayılı yasanın 5. maddesi gereğince 4 yıl 6 ay hapis cezasına mahkûm edilmiş, akabinde hafifletici unsurlar göz önünde bulundurulup cezası altıda bir oranında hafifletilerek 3 yıl ve 9 ay hapis cezasına mahkûm edilmiştir. Yargıtay, 10 Kasım 1998 tarihli kararla DGM kararını onamıştır. Bu karar 3 Mart 1999 tarihinde başvuru sahibine tebliğ edilmiştir.
HUKUKİ BOYUT
I. SÖZLEŞMENİN 6. MADDESİNİN İHLALİ İDDİASI
14-15. Başvuru sahibi kendisini yargılayıp mahkûm eden Devlet Güvenlik Mahkemesinin, bir yandan bünyesinde bulunan Askeri Hâkimden dolayı diğer yandan da gözaltı süresi esnasında avukat hakkını kullanamadığından dolayı bağımsız ve tarafsız bir mahkeme olmadığını ifade etmiştir. Bu sebeplerle Sözleşmenin 6. maddesinin 1. fıkrası ile 3 (c) bendinin ihlal edildiğini iddia etmiştir.
A. Kabul edilebilirlik üzerine
16-18. Hükümet, Sözleşmenin 35. Maddesinde zikredilen 6 aylık süreye uyulmadığı gerekçesiyle Mahkemeden Devlet Güvenlik Mahkemesinin teşekkülü ile ilgili iddiayı reddetmesini talep etmektedir. Mahkeme, içtihadından doğan kriterlerin ışığında (Çıraklar v. Türkiye davasına bakınız) ve elindeki verilerin ışığında bu davanın esasının incelenmesi gerektiğine kanaat getirmiştir.
B. Esas üzerine
1. DGM'nin bağımsızlık ve tarafsızlığı üzerine
19-21. Mahkeme dava konusu olaylarla ilgili Hükümetin öncekilerden farklı bir karar verilmesini gerektirecek hiçbir argüman sunmadığını ifade etmektedir. Mahkeme bu sebeplerle başvuru sahibini yargılayıp mahkum ettiği esnada Devlet Güvenlik Mahkemesinin Sözleşmenin 6. maddesinin 1. fıkrasında zikredildiği şekliyle bağımsız ve tarafsız olmadığına hükmetmektedir.
2. Adli prosedürün hakkaniyeti üzerine
22-24. Hükümet herhangi bir ihlal olduğunu reddetmektedir. Mahkeme, daha önceki benzer davalarda bağımsızlık ve tarafsızlık eksikliği bulunan mahkemelerin her hal ve şartta yargıya tabi insanlara hakkaniyete uygun bir muhakeme sunamayacağına hükmettiğini hatırlatmıştır. Bunun üzerine başvuru sahibinin bağımsız ve tarafsız bir muhakemeye sahip olamadığı iddiasının Mahkeme tarafından kabul edilmesiyle birlikte mevcut iddiaların incelenmesine lüzum olmadığına karar vermiştir (bakınız diğerleri arasında, Çıraklar ve Türkiye, 28 Ekim 1998 tarihli karar, s. 3074, §§ 44-45).
II. SÖZLEŞMENİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
25-34. Başvuru sahibi, maddi ve manevi tazminat olarak 25.100 Euro ve masrafları için 3.000 Euro talep etse de Mahkeme, Sözleşmenin ihlal edildiğinin ortaya çıkarılmasının haddi zatında manevi tazminat olarak kabul edilebileceğini ifade etmiş, masraflar içinse Avrupa Konseyince tahsis edilen avukatın 630 Euro'luk ücreti düşülmek suretiyle 2.000 Euro tazminat ödenmesini ve bu miktara uygulanacak faiz oranının Avrupa Merkez Bankasının borç faiz oranının %3 fazlası olarak tespit edilmesini uygun bulmuştur.
TÜM BU NEDENLERLE MAHKEME, OYBİRLİĞİYLE;
1- Davanın kabul edilebilirliğine,
2- İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesinin bağımsızlık ve tarafsızlık eksikliğinden dolayı Sözleşmenin 6. maddesinin 1. fıkrasının ihlal edildiğine,
3- Sözleşmenin 6. Maddesinden doğan diğer iddianın incelenmesine lüzum olmadığına,
4- Mevcut kararın, talep edilen manevi tazminat yerine geçen hakkaniyete uygun bir tazmin olduğuna,
5- Ayrıca
a) Davalı Devletin Sözleşmenin 44 & 2. maddesi gereğince, kararın kesinleşeceği tarihten itibaren 3 ay içinde, Avrupa Konseyince tahsis edilen avukatın 630 Euro'luk ücreti düşülmek ve ödeme günündeki kur üzerinden Türk Lirasına çevrilmek kaydıyla başvuru sahibine masrafları için 2000 Euro ödemesine;
b) Bu tutara belirtilen sürenin bitiminden itibaren ödeme yapılıncaya kadar Avrupa Merkez Bankasının borç faiz oranının %3 fazlasıyla uygulanmasına,
6- Hakkaniyete uygun ilave tazminat talebinin reddine karar vermiştir.
Full & Egal Universal Law Academy