(AİHS. m. 6, 35, 41, 44) (765 S. K. m. 168, 169) (3713 S. K. m. 5) (ÇIRAKLAR - TÜRKİYE DAVASI)
Başvuru No: 48263/99
Karar Tarihi: 27 Kasım 2003
PROSEDÜR VE OLAYLAR
1-6. Davanın temelinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti uyruğuna tabi, 1976 doğumlu, Nesrin Kirman isimli şahsın, anılan ülke aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne verdiği 48263/99 sayılı başvuru dilekçesi bulunmaktadır. 20 Ekim 1997 tarihinde, başvuru sahibi, yasadışı silahlı TKP/ML-TİKKO örgütü üyesi olduğu şüphesiyle göz altına alınmıştır. Polise verdiği ifadesinde, bahse konu örgüt mensuplarına yardım ettiğini itiraf etmiştir.
7-12. Başvuru sahibi, 27 Ekim 1997 günü, Ankara DGM Cumhuriyet Savcısı tarafından dinlenilmiş ve akabinde tutuklanması emrini veren Nöbetçi Hakimi önüne sevk edilmiştir. Savcı ve hakim önünde verdiği ifadelerinde pişman olduğunu belirterek, polise verdiği ifadesini yinelemiştir. Cumhuriyet Savcısı 05 Kasım 1997 tarihli iddianamesinde, başvuru sahibinin yasadışı örgüt üyesi olduğu iddiasıyla TCK'nun 168/2. maddesi ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 5. maddesi uyarınca, bir asker ve iki sivil hakimden oluşan Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde yargılanmasını istemiştir. Başvuru sahibi, DGM önündeki duruşmada, bahse konu örgüt ile herhangi bir ilişkisinin olduğunu inkar etmiştir. Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi, 03 mart 1998 tarihinde, şahsın yasadışı TKP/ML-TİKKO örgütü mensuplarına yardım ve yataklık etmek suçundan suçlu bulmuş ve TCK'nun 169. maddesi uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezasına mahkum etmiştir. Yargıtay 28 Aralık 1998 tarihinde, ilk mahkemenin verdiği kararı onamıştır. 21 Aralık 2000 tarihinde 4616 sayılı kısmi af yasasının ilan edilmesinden sonra, başvuru sahibi şartlı olarak serbest bırakılmıştır.
HUKUKİ BOYUT
I. SÖZLEŞMENİN 6. MADDESİNİN İHLALİ İDDİASI
14. Başvuru sahibi, kendini yargılayıp mahkum eden Devlet Güvenlik Mahkemesinin bünyesinde bulunan Askeri Hakimden dolayı bağımsız ve tarafsız bir Mahkeme olmadığını, gözaltında bulunduğu sırada avukat bulundurulmadığını belirterek, Sözleşmenin 6. maddesinin ihlal edildiğini iddia etmiştir.
A. Kabul edilebilirlik üzerine
15-18. Hükümet, başvuru sahibinin müracaatının Sözleşmenin 35. maddesine aykırı olduğunu ve müracaatın iç hukuk yollarının tüketilmesinden sonra 6 ay içerisinde yapılmadığı gerekçesiyle Mahkeme tarafından reddedilmesini istemiştir.
Mahkeme, Hükümetin bu talebini Özdemir v. Türkiye davasında da olduğu gibi reddetmiştir.
Mahkeme, daha önceki içtihatlarından doğan kriterlerin ışığında (Çıraklar v. Türkiye davasına bakınız) ve elindeki verilerden hareketle bu davanın esasının incelenmesi gerektiğine kanaat getirmiştir.
B. Esas üzerine
1. DGM'nin bağımsızlık ve tarafsızlığı üzerine
19-21. Mahkeme, dava konusu olaylarla ilgili Hükümetin önceki davalardan farklı bir karar verilmesini gerektirecek hiçbir argüman sunmadığını açıklamıştır. Başvuru sahibinin yargılandığı ve mahkum edildiği Mahkemedeki hakimlerden birinin askeri hakim olması münasebetiyle, Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesinin tarafsız ve bağımsız olmadığına ve Sözleşmenin 6. maddesinin 1. fıkrasının ihlal edildiğine hükmetmiştir.
2. Adli prosedürün hakkaniyeti üzerine
22-24. Mahkeme, daha önceki benzer davalarda bağımsızlık ve tarafsızlık eksikliği bulunan mahkemelerin her hal ve şartta yargısına tabi insanlara hakkaniyete uygun bir muhakeme sunamayacağına hükmettiğini hatırlatmıştır. Ancak başvuru sahiplerinin bağımsız ve tarafsız bir muhakemeye tabi olmadıkları iddialarının kabul edilmesiyle birlikte bu şikayetin incelenmesine lüzum olmadığına karar vermiştir.
II. SÖZLEŞMENİNİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
25-34. Başvuru sahibi, manevi tazminat olarak 300.000 Euro talep etmiş ve maddi tazminatın takdirini de Mahkemeye bıraktığını belirtmiştir. Mahkeme, maddi tazminat ödenmesine gerek olmadığına, Sözleşmenin ihlal edildiğinin ortaya çıkarılmasının da haddi zatında manevi tazminat yerine kabul edilebileceğine hükmetmiştir.
Başvuru sahibine, masraflar için 660 Euro avukat ücreti düşülmek kaydıyla 2.000 Euro ödenmesini ve bu miktara uygulanacak faiz oranının ise Avrupa Merkez Bankasının borç faiz oranının % 3 fazlası olarak belirlenmesini uygun bulmuştur.
TÜM BU NEDENLERLE MAHKEME, OYBİRLİĞİYLE;
1- Davanın kabul edilebilirliğine,
2- Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesinin bağımsızlık ve tarafsızlık niteliklerinin eksikliğinden dolayı Sözleşmenin 6. maddesinin 1. fıkrasının ihlal edildiğine,
3- Sözleşmenin 6. Maddesinden doğan diğer iddiaların incelenmesine lüzum olmadığına,
4-Mevcut kararın, talep edilen manevi tazminat yerine geçen hakkaniyete uygun bir tazmin olduğuna,
5- Ayrıca,
a) Davalı Devletin Sözleşmenin 44 & 2. Maddesine göre, kararın kesinleşeceği tarihten itibaren 3 ay içinde, mahkeme masrafları için başvuru sahibine 660 Euro avukatlık ücreti düşülmek kaydıyla ödemesi gereken 2 000 Euro'nun ödeme günündeki kur üzerinden Türk Lirasına çevrilmek kaydıyla başvuru sahiplerine ödemesine;
b) Bu tutara belirtilen sürenin bitiminden itibaren ödeme yapılıncaya kadar Avrupa Merkez Bankasının borç faiz oranının % 3 fazlasıyla faiz uygulanmasına,
6- Hakkaniyete uygun olmayan ilave tazminat talebinin reddine karar vermiştir.
Full & Egal Universal Law Academy