(Adil Yargılanma Hakkı İhlali İddiası)
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Üçüncü Daire Kararı
Başvuru No: 48438/99
Karar Tarihi: 22 Ocak 2004
PROSEDÜR VE OLAYLAR
1-8. Davanın temelinde Türkiye Cumhuriyetine karşı verilen 48438/99 sayılı başvurusu bulunmaktadır. Söz konusu Devletin uyruğuna tabi başvuru sahibi 1963 doğumlu İsmail Özertikoğlu, İzmir Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi görevlileri tarafından 18 Aralık 1996 tarihinde gözaltına alınmıştır. Başvuru sahibinin evinde aynı gün düzenlenen arama ve tevkif müzekkeresinde evden delil niteliği taşıyan herhangi bir eşyanın alınmadığı ifade edilmiştir.
9-10. 28 Aralık 1996 tarihinde başvuru sahibi İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi Hâkimi tarafından dinlenmiş ve geçici olarak tevkif edilmiştir. 30 Aralık 1996 tarihinde Bergama Cezaevi Hekimince muayene edilen başvuru sahibinin sol omoplatı üzerinde 2x2x2 cm. boyunda yeşile dönen bir renkte 3-5 günlük bir ekimoz bulunduğu rapor edilmiştir.
1. Devlet Güvenlik Mahkemesi Prosedürü:
11-13. İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesinde, 25 Mart 1997 tarihli bir iddianameyle Cumhuriyet Savcısı, başvuru sahibinin, DHKP/C (Devrimci Halk Kurtuluş Partisi/Cephe) isimli yasadışı silahlı örgüte mensup olmak iddiasıyla Ceza Kanununun 168. maddesinin 2. bendine istinaden ve bir bankaya Molotof kokteyli atmak iddiasıyla terörle mücadeleye ilişkin 3713 sayılı yasanın 5. maddesine istinaden yargılanmasını talep etmiştir. Pankart asmak ve duvar üzerine izinsiz yazı yazmak gibi diğer iddialarla ilgili Cumhuriyet Savcısı kendini ratione materiae yetkisiz ilan etmiştir. Başvuru sahibi, DGM'nin 29 Aralık 1997 tarihli kararıyla Ceza Kanununun 264 ve 169. maddeleri ile terörle mücadeleye ilişkin 3713 sayılı yasanın 5. maddesine istinaden kendisine atfedilen suçlardan suçlu bulunmuş ve 15 yıl 6 ay hapis cezasına mahkûm edilmiştir, hafifletici unsurların göz önünde bulundurulmasıyla, cezası altıda bir oranında azaltılarak 12 yıl 6 ay'a indirilmiştir. Ayrıca Bankaya Molotof kokteyli atmak suçundan dolayı da 5 yıl, 6 ay ve 20 gün hapis cezası ile 1.000.000 T.L.'lik para cezasına mahkûm edilmiştir. Yargıtay, 19 Ekim 1998 tarihli kararıyla DGM kararını onamıştır.
HUKUKİ BOYUT
I. SÖZLEŞMENİN 6. MADDESİNİN İHLALİ İDDİASI
15-16. Başvuru sahibi kendisini yargılayıp mahkûm eden Devlet Güvenlik Mahkemesinin, bünyesinde bulunan Askeri Hâkimden dolayı bağımsız ve tarafsız bir mahkeme olmadığını ifade etmiştir.
Başvuru sahibi, Devlet Güvenlik Mahkemesinin, bir yandan evinde yapılan aramada delil niteliği taşıyan herhangi bir eşyanın bulunmamasını diğer yandan ise sağlık raporlarını dikkate almamasından dolayı Yargının kendisine hakkaniyete uygun bir yargılama sağlamadığını ifade etmiştir. Ayrıca Savunması için ihtiyaç duyduğu zaman ve kolaylıklardan istifade edemediğini, Yargıtay Başsavcısının kararının kendisine ibraz edilmediği ve bu kararın mesnetsiz olduğunu ifade ederek Sözleşmenin 6. maddesinin 1. fıkrasının ihlal edildiğini iddia etmektedir.
A. Kabul edilebilirlik üzerine
17-19. Hükümet, Sözleşmenin 35. maddesinde zikredilen 6 aylık süreye uyulmadığı gerekçesiyle Mahkemeden davayı reddetmesini talep etmektedir. Mahkeme, içtihadından doğan kriterler ışığında (Bakınız, 28 Ekim 1998 tarihli Çıraklar v. Türkiye davası) ve toplanan verilerin yardımıyla davanın esasının incelenmesi gerektiğine kanaat getirmiştir.
B. Esas üzerine
1. Devlet Güvenlik Mahkemesinin bağımsızlık ve tarafsızlığı üzerine
20-22. Mahkeme, Hükümetin dava konusu olaylarla ilgili öncekilerden farklı bir karar verilmesini gerektirecek hiçbir argüman sunmadığını ifade etmektedir. Mahkeme bu sebeplerle başvuru sahibini yargılayıp mahkûm ettiği esnada İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesinin Sözleşmenin 6. maddesinin 1. fıkrasında zikredildiği şekliyle bağımsız ve tarafsız olmadığına hükmetmektedir.(bakınız, İncal v. Türkiye, 9 Haziran 1998 tarihli karar, s. 1573, § 72).
2. Adli prosedürün hakkaniyeti üzerine
23-25. Hükümet herhangi bir ihlal olduğunu reddetmektedir. Mahkeme, daha önceki benzer davalarda bağımsızlık ve tarafsızlık eksikliği bulunan mahkemelerin her hal ve şartta yargısına tabi insanlara hakkaniyete uygun bir muhakeme sunamayacağına hükmettiğini hatırlatmıştır. Bunun üzerine başvuru sahibinin bağımsız ve tarafsız bir muhakemeye sahip olamadığı iddiasının Mahkeme tarafından kabul edilmesiyle birlikte mevcut iddiaların incelenmesine lüzum olmadığına karar vermiştir (bakınız; diğerleri arasında, Çıraklar v. Türkiye, 28 Ekim 1998 tarihli karar, s. 3074, §§ 44-45).
II. SÖZLEŞMENİNİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
27-31. Başvuru sahibi, maddi tazminat için herhangi bir talepte bulunmamaktadır, manevi tazminat olarak ise davasına konu olan iddialarla ilgili Sözleşmenin ihlal edildiğinin kabul edilmesini istemiştir. Mahkeme ise ihlalin kabul edildiği ve bunun da geçerli bir manevi tazminat olarak kabul edilebileceğini ifade etmektedir.
32-35. Başvuru sahibi ayrıca masrafları için Mahkeme safahatı esnasında yaptığı harcamaları rakam belirtmeden talep etmektedir.
TÜM BU NEDENLERLE MAHKEME, OYBİRLİĞİYLE;
12. Davanın kabul edilebilirliğine,
13. İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesinin bağımsızlık ve tarafsızlık eksikliğinden dolayı Sözleşmenin 6. maddesinin 1. fıkrasının ihlal edildiğine,
14. Sözleşmenin 6. Maddesinden doğan diğer iddiaların incelenmesine lüzum olmadığına,
15. Mevcut kararın, talep edilen manevi tazminat yerine geçen hakkaniyete uygun bir tarziye olduğuna
16. Ayrıca
1- Davalı Devletin Sözleşmenin 44 & 2. Maddesi gereğince, kararın kesinleşeceği tarihten itibaren 3 ay içinde ve ödeme günündeki kur üzerinden Türk Lirasına çevrilmek kaydıyla başvuru sahibine masrafları için 1.500 Euro ödemesine;
2- Bu tutara belirtilen sürenin bitiminden itibaren ödeme yapılıncaya kadar Avrupa Merkez Bankasının borç faiz oranının %3 fazlasıyla faiz uygulanmasına,
17. Hakkaniyete uygun ilave tazminat talebinin reddine karar vermiştir.
Full & Egal Universal Law Academy