(Başvuru No: 48805/99)
4 KASIM 2004
Başkan, G. Ress, Üyeler: I. Cabral Barreto, L. Caflisch, R. Türmen, B. Zupancic, H.S. Greve ve M. K. Traja,
Başvuru sahipleri Devrimci Sol isimli bir terör örgütüne üye olmak şüphesi ile güvenlik güçleri tarafından yakalanarak gözaltına alınmışlardır. Kendilerini yargılayarak mahkûm eden Devlet Güvenlik Mahkemesinin, kendilerine adil bir yargılama sunmadığını ileri süren başvuru sahipleri Sözleşmenin ilgili 6. maddesinin ihlal edildiği iddiasıyla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvurmuşlardır.
Mahkeme ise oybirliğiyle;
1. Başvurunun geriye kalan kısmının kabul edilebilir olduğuna;
2. Devlet Güvenlik Mahkemesinin bağımsızlık ve tarafsızlıktan yoksun olduğu için, Sözleşmenin 6§1. maddesinin ihlal edildiğine;
3. Sözleşmenin 6. maddesinden kaynaklanan diğer şikayetlerin incelenmesinin gerekli olmadığına;
4. Mevcut kararın, kendi başına, yeterli manevi zarar oluşturduğuna;
5. a) Davalı Devletin, davanın kesinleşeceği günden sonraki 3 ay içerisinde, Sözleşmenin 44§ 2. maddesi gereğince, başvuru sahibine, 2.000 EUR (iki bin EUR) ;
b) Gecikme faizleri oranın, Avrupa Merkez Bankası tarafından uygulanan faiz oranın % 3 oranında artırılarak uygulanmasına;
6. Hakkaniyete dair diğer taleplerin reddine karar vermiştir.
KARARDA ATIF YAPILAN DİĞER KARARLAR
1. Özel v. Türkiye, no 42739/98.
2. Gençel v. Türkiye, no 53431/99.
3. Özdemir v. Türkiye, no 59659/00.
4. Çıraklar v. Türkiye, 28 Ekim 1998.
5. İncal v. Türkiye, 9 Haziran 1998.
6. Findlay v. Birleşik Krallık, 25 Şubat 1997.
PROSEDÜR
1. Davanın kaynağında Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı yapılmış olan bir başvuru bulunmaktadır (no. 48805/99). Türk vatandaşı olan Işıl Taydaş ve M. Esat Özer (başvuru sahipleri), İnsan Temel Hak ve Özgürlüklerinin Korunması Avrupa Sözleşmesinin 34. maddesine dayanarak 30 Nisan 1999 tarihinde dava açmışlardır.
2. Başvuru sahipleri, İstanbul'da avukatlık yapan A. Kırdök, tarafından temsil edilmişlerdir. Türk Hükümeti (Hükümet) kendi görevlisi tarafından temsil edilmiştir.
3. 28 Kasım 2000 tarihinde birinci Daire, başvurunun kısmen kabul edilemez olduğunu açıklamış ve başvurunun kalan kısmını Hükümete iletmeye karar vermiştir.
4. 1 Kasım 2001 tarihinde, Mahkeme, dairelerinin oluşumunda değişiklikler yapmıştır (İç tüzüğün 25 § 1. maddesi). Mevcut başvuru, değişiklik yapılan, üçüncü Daireye sevk edilmiştir (İç tüzüğün 52 § 1. maddesi).
5. 29 Temmuz 2002 tarihli bir mektupla, Mahkeme, taraflardan, Sözleşmenin 29 §§ 1ve 3. fıkraları gereğince, başvurunun kalan kısmının kabul edilebilirliği ve esası hakkında mütalaalarını bildirmelerini istemiştir.
OLAYLAR
I. DAVANIN KOŞULLARI
6. Başvuru sahipleri, Işıl Taydaş ve Esat Özer, sırasıyla, 1961 ve 1963 tarihlerinde doğmuşlardır. Başvuru sahipleri, olaylar esnasında, İstanbul'da ikamet etmektedirler.
7. 23 Şubat 1994'de, başvuru sahipleri, İstanbul Emniyet Müdürlüğü, terörle mücadele birimine bağlı polisler tarafından yakalanmış ve gözaltına alınmışlardır.
8. Emniyet Müdürlüğünde ifadeleri alındıktan sonra, başvuru sahipleri, 8 Mart 1994'de, kendilerinin yargılanmak üzere tutukluluklarına karar veren, İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi hakimi tarafından da ifadeleri alınmıştır.
9. Aynı gün içerisinde, Taydaş, İstanbul Adli Tıp Kurumuna sevk edilmiştir. Başvuru sahibini muayene eden adli tabip, başvuru sahibinin sol ayağının küçük parmağında 0,5 cm uzunluğunda kabuk bağlamış bir zedelenme tespit ederek, bir günlük rapor vermiştir.
10. 25 Mart 1994 tarihinde, sunulan bir iddianame ile Devlet Güvenlik Mahkemesi Savcısı, başvuru sahiplerini, " Devrimci Sol " adında, anayasal sistemi tehlikeye sokma eğilimi olan ve patlayıcı alet bulunduran, yasadışı bir örgüte mensup olmakla suçlamıştır. Savcı, başvuru sahiplerinin, Ceza Yasasının 168 § 2. maddesi gereğince cezalandırılmalarını talep etmiştir.
11. 19 Aralık 1997 tarihli kararla, aralarından birinin askeri mevkisi olan üç yargıçtan oluşan Devlet Güvenlik Mahkemesi, başvuru sahiplerini kamu hizmetlerinden men ederek on iki yıl altı ay hapis cezasına çarptırmıştır.
12. 3 Kasım 1998'dde Yargıtay ilk oturumda, alınan bu kararı onamıştır
II. İLGİLİ İÇ HUKUK VE UYGULAMASI
13. Bu bölüm Özel v. Türkiye (no. 42739/98§§ 20 - 21, 7 Kasım 2002) ve Gençel v. Türkiye (no. 534331/99§§ 11 - 12, 23 Ekim 2003) kararında verilmiştir.
HUKUKİ BOYUT
I. SÖZLEŞMENİN 6. MADDESİNİN İHLALİ İDDİASI
14. Başvuru sahipleri, kendilerini yargılayan ve mahkûm eden Devlet Güvenlik Mahkemesi'nin, bünyesinde askeri bir yargıç bulundurması nedeniyle, kendilerine adil bir yargılanma sağlayamadığını ve mahkemenin bağımsız ve tarafsız olmadığını ileri sürmektedirler. Başvuru sahipleri, ayrıca, kendilerine yöneltilen suçlar hakkında bilgilendirilmediklerini ve gözaltında tutuldukları günler içerisinde yakınları ve avukatıyla görüştürülmedikleri gerekçesiyle, haklarının tanınmadığından şikâyetçidirler.
Aşağıda bir kısmı verilen, Sözleşme'nin 6 §§ 1 ve 3. maddelerinin ihlal edildiğini savunmaktadırlar:
"1. Herkes, gerek medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili nizalar, gerek cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda karar verecek olan, yasayla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından davasının makul bir süre içinde, hakkaniyete uygun ve açık olarak görülmesini istemek hakkına sahiptir.
3. Her sanık en azından aşağıdaki haklara sahiptir:
a) Kendisine yöneltilen suçlamanın niteliği ve nedeninden en kısa zamanda, anladığı bir dille ve ayrıntılı olarak haberdar edilmek;
b) Savunmasını hazırlamak için gerekli zamana ve kolaylıklara sahip olmak;
c) Kendi kendini savunmak veya kendi seçeceği bir savunmacının yardımından yararlanmak ve eğer savunmacı tutmak için mali olanaklardan yoksun bulunuyor ve adaletin selameti gerektiriyorsa, mahkemece görevlendirilecek bir avukatın para ödemeksizin yardımından yararlanabilmek;
d) İddia tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek, savunma tanıklarının da iddia tanıklarıyla aynı koşullar altında çağırılmasının ve dinlenmesinin sağlanmasını istemek;
e) Duruşmada kullanılan dili anlama dışı veya konuşma dışı takdirde bir tercümanın yardımından para ödemeksizin yararlanmak."
A. Kabul edilebilirlik üzerine
15. Hükümet, kesin iç kararın, başvuru sahiplerinin tarafsızlığından ve bağımsızlığından şikayetçi oldukları, Devlet Güvenlik Mahkemesi tarafından alınan karar olduğunu ileri sürmektedir. Bu bakımdan, Hükümet, Yargıtay'ın bu şikayet konusunda bir karara varmaya hiçbir şekilde yetkisi olmadığını savunmaktadır. Buradan, başvuru sahiplerinin, başvurusunu, Devlet Güvenlik Mahkemesinin kararından itibaren altı aylık süre zarfı içerisinde, 19 Aralık 1997 gibi, yapmış olması gerektiği sonucuna varmaktadır. Oysaki başvurunun 30 Nisan 1999'de yapılmıştır. Savını desteklemek için, Hükümet, İrfan Kalan v. Türkiye, kararına (no. 73561/01, 2 Ekim 2001) atıfta bulunmuştur.
16. Mahkeme, benzer bir iddiayı Özdemir v. Türkiye kararında (no. 59659/00 § 26, 6 Şubat 2003) olduğu gibi, reddettiğini hatırlatmıştır. Mahkeme, daha önceki sonuca ters bir tutum oluşturma gereği duymamıştır ve Hükümetin iddiasını reddetmiştir.
17. Mahkeme, içtihatları ışığı altında (Çıraklar v. Türkiye, 28 Ekim 1998 tarihli karar, 1998 - VII Kitap) ve kendisinde bulunan bütün yetkilere dayanarak, başvurunun esastan bir incelemeye alınmasına kanaat getirmiştir. Aynı zamanda, bu durumun, başka hiçbir kabul edilemezlik gerekçesiyle örtüşmediğini saptamıştır.
B. Esas hakkında
1. Devlet Güvenlik Mahkemesinin bağımsızlık ve tarafsızlığı üzerine
18. Mahkeme, birçok kez, bu özel durumdaki aynı sorunları içeren davaları ele almıştır ve Sözleşmenin 6§1. maddesinin ihlalini açığa çıkarmıştır. (Özel, §§ 33 - 34 ve Özdemir v. Türkiye, no 59659/00, §§ 35 36).
19. Mahkeme, mevcut davayı incelemiştir ve Hükümetin mevcut durumda, farklı bir sonuç doğurabilecek olan, en ufak bir olgu ya da bir kanıt göstermediğini saptamıştır. Devlet Güvenlik Mahkemesinde dinlenen başvuru sahibinin, içlerinde yüksek askeri mevkisi olan bir yargıcın da bulunduğu yargıçların karşısına çıkmaktan korkmasının, anlaşılır olduğuna kanaat etmiştir. Bundan dolayı başvuru sahibinin, yargılamanın bağımsızlığından ve tarafsızlığından şüphe duymasının, tarafsız olarak açığa kavuşturulduğu kabul edilebilir (İncal v. Türkiye, 9 Haziran 1998 tarihli karar, 1998 IV Kitap, sayfa 1573 § 72).
20. Mahkeme, İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi'nin başvuru sahibini yargılayıp cezalandırılmasının, Sözleşme'nin 6§1. maddesine göre, bağımsız ve tarafsız bir yargılama sağlamadığı sonucuna varmıştır.
2. Cezai Yargılama Usulünün Adilliği Üzerine
21. Hükümet bir ihlalin varlığını reddetmiştir.
22. Mahkeme, daha önce benzer davaları kararlaştırdığını ve bağımsızlık ve tarafsızlıktan yoksun bir yargının, bütün varsayımları göz önüne alarak, yargısı altındaki şahıslara, adil bir dava sunamayacağını hatırlatmıştır.
23. Başvuru sahibin davasının tarafsız ve bağımsız olmayan bir mahkeme tarafından gerçekleştirilmiş olması ve yukarıda tespit edilen ihlal kararını göz önünde bulundurarak, Mahkeme, mevcut şikayetin incelenmesine gerek olmadığı kanısına varmıştır (Çıraklar, sayfa 3074, §§ 44 - 45).
II. SÖZLEŞMENİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
25. Sözleşme'nin 41. maddesi aşağıdaki hükmü ihtiva etmektedir:
"Mahkeme, bu Sözleşme veya protokollerin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili yüksek taraf devletin iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, mahkeme, gerektiği takdirde hakkaniyete uygun bir surette zarar gören tarafın tatminine hükmeder."
A. Maddi ve Manevi Tazminat
25. Başvuru sahipleri, maddi ve manevi açıdan zarar gördüklerini ileri sürerek, maddi zararı karşılamak için; Işıl Taydaş 70.000.000.000 TL ve Esat Özer 35.000.000.000 TL talep etmiştir. Manevi zararlarını karşılamak içinse, 100.000.000.000 TL talep etmişlerdir.
26. Hükümet bu taleplere itiraz etmiştir.
27. İleri sürülen maddi tazminat ile ilgili olarak, eğer Devlet Güvenlik Mahkemesi Sözleşme'ye aykırı bir davranış göstermişse, Mahkeme, yargılama usulünün sonuçları üzerinde düşünmez. Bu durumda, başvuru sahibine, herhangi bir tazminat ödenmesi söz konusu olmaz (Findlay v. Birleşik Krallık, 25 Şubat 1997 tarihli karar, 1997 - I sayfa 284§ 85).
28. Manevi zarara gelince, Mahkeme, dava koşulları dâhilinde bir ihlal kararının tespitinin manevi zarar için yeterli olacağına karar vermiştir (Çıraklar, sayfa 3074§ 49).
29. Eğer Mahkeme bir başvuru sahibinin cezasının, 6§1. madde bağlamında, bağımsız ve tarafsız olmayan bir mahkeme tarafından yargılandığı sonucuna varırsa, temelde en uygun düzeltme şeklinin, başvuru sahibinin zamanında, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından tekrar yargılanması olacağı kanısındadır.
B. Mahkeme Harcı ve Masrafları
30. Başvuru sahipleri, aynı zamanda, ulusal mahkemeler, Komisyon ve Mahkeme harcı ve masrafları için 10.950 EUR talep etmişlerdir. Başvuru sahipleri en ufak bir ispatlayıcı belge göstermemişlerdir.
31. Hükümet bu taleplere itiraz etmiştir.
32. Sahip olduğu yetkilere dayanarak, Mahkeme, adil bir biçimde, başvuru sahibine 2.000 EUR ödenmesini uygun görmüştür.
C. Gecikme Faizi
33. Mahkeme, gecikme faizi oranın, Avrupa Merkez Bankası tarafından uygulanan faiz oranın % 3 oranında artırılarak tespit edilmesinin uygun olacağına karar vermiştir.
BU GEREKÇELERLE, MAHKEME OY BİRLİĞİYLE,
1. Başvurunun geriye kalan kısmının kabul edilebilir olduğuna;
2. Devlet Güvenlik Mahkemesinin bağımsızlık ve tarafsızlıktan yoksun olduğu için, Sözleşmenin 6§1. maddesinin ihlal edildiğine;
3. Sözleşmenin 6. maddesinden kaynaklanan diğer şikayetlerin incelenmesinin gerekli olmadığına;
4. Mevcut kararın, kendi başına, yeterli manevi zarar oluşturduğuna;
5. a) Davalı Devletin, davanın kesinleşeceği günden sonraki 3 ay içerisinde, Sözleşmenin 44§ 2. maddesi gereğince, başvuru sahibine, 2.000 EUR (iki bin EUR) ;
b) Gecikme faizleri oranın, Avrupa Merkez Bankası tarafından uygulanan faiz oranın % 3 oranında artırılarak uygulanmasına;
6. Hakkaniyete dair diğer taleplerin reddine karar vermiştir.
Full & Egal Universal Law Academy