(Mülkiyet Hakkı İhlali İddiaları)
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 3. Daire Kararı
Başvuru No: 4899/99
Karar Tarihi: 29 Nisan 2004
Başkan: G. Ress, Üyeler: P. Kuris, R. Türmen, B. Zupancic, J. Hedigan, M. Tsatsa-Nikolovska, H.S. Greve, V. Berger
(Kararı İngilizce aslından özetleyerek çeviren: Murat ŞEN, Komiser Yardımcısı, Polis Akademisi Başkanlığı.)
Dava, Türk Hükümeti aleyhine Türk vatandaşı Ali Dönmez tarafından açılmıştır Başvuru sahibi, mülkiyetinde bulunan arazinin kamu tarafından kamulaştırılması esnasında maddi zarara uğradığını, yerel mahkemede ek tazminata hak kazandığını ancak bunun geç ödenmesi ve ülke içindeki enflasyon oranının çok yüksek olması ve gecikme tazminatının bunu karşılamaması sebebiyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasında bulunmuştur. Hükümet ise başvuru sahibinin iç hukuk yollarını tüketmediğini hala Borçlar Kanununa göre hukuki çarelerinin olduğunu iddia etmiştir.
Neticede, Mahkeme oybirliğiyle;
1. Başvurunun kabul edilebilir olduğuna;
2. 1 nolu Protokolün 1. maddesinin ihlal edildiğine;
3. İhlalin olduğunun tespit edilmesinin manevi tazminat için yeterli tatmin sağladığına;
4. (a) Sorumlu Hükümetin, başvuru sahibine, Sözleşmenin 44/2. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinde sonra üç ay içinde aşağıda belirtilen meblağın Türk Parasına çevrilerek maddi zarar karşılığı olarak 26,800 Euro ödenmesine;
(b) Yukarda belirtilen üç ayın geçmesinden itibaren faiz olarak, Avrupa Merkez Bankası tarafından marjinal ödünç kolaylığına uygulanan faiz oranın %3 oranında artırılarak uygulanmasına;
6. Başvuru sahibinin diğer iddiaların reddine karar verilmiştir.
KARARDA ATIF YAPILAN DİĞER DAVALAR
1. Aka v. Türkiye, 23 Eylül 1998.
2. Akkuş v. Türkiye, 9 Temmuz 1997.
3. Motière v. Fransa, 5 Aralık 2000.
PROSEDÜR
1-3. Dava, Türk Hükümeti aleyhine Türk vatandaşı, Ali Dönmez tarafından 10 Mayıs 1999 tarihinde açılmıştır.
OLAYLAR
I. DAVANIN ÖZEL ŞARTLARI
4-5. Başvuru sahibi, 1936 doğumlu ve İzmir'de ikamet etmektedir. 11 Şubat 1993 tarihinde Karayolları Genel Müdürlüğü, başvuru sahibinin İzmir Balçova'daki tapulu arsasını kamulaştırmıştır. Bilirkişi heyeti başvuru sahibine ait arsanın değerini hesaplamış ve kamulaştırmanın gerçekleşmesiyle tazminat ödenmiştir.
6. Başvuru sahibinin tazminatın artırılması talebiyle birlikte, İzmir Birinci Asliye Hukuk Mahkemesi, kanuni faiz oranı yıllık %30 faiz üzerinden ödenmesine, faizin Mahkemenin karar tarihinden itibaren uygulanmasına karar vermiştir. 4 Ağustos 1995 tarihinde, kanuni faiz oranının yürütülmesi için yerel mahkeme tarafından karar verilmiştir. 28 Aralık 1998'de, Genel Müdürlüğün temyiz talebiyle, Yargıtay ilk mahkemenin kararını onaylamıştır. 17 Mayıs 2000 tarihinde, idare, başvuru sahibine, faizi ile birlikte ek tazminat için 3,919,570,000 Türk Lirası ödemiştir.
II. İLGİLİ İÇ HUKUK KURALLARI VE UYGULAMALARI
8. İlgili iç hukuk e uygulamalarının betimlemesi için Aka v. Türkiye, 23 Eylül 1998 tarihli karara bakılabilir. (Yargılama ve Karar Raporları 1998-VI, pp. 2674-76, §§ 17-25).
HUKUKİ BOYUT
I. 1 NOLU PROTOKOLÜN 1. MADDESİNİN İHLALİ İDDİASI
9. Başvuru sahibi, Türkiye'deki yıllık enflasyon oranın çok yüksek olduğu bir dönemde, kendisine arazinin kamulaştırılmasına müteakip ek tazminat yetersiz bir faizle ödendiğini ve idarenin ilgili meblağın geç ödemesinden şikayetçi olmuştur. Aşağıda belirtilen 1 nolu Protokolün 1. maddesini dayanak olarak göstermiştir;
"Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir.
Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez."
A. Kabul Olunabilirlik
10. Hükümet, başvuru sahibinin, Sözleşmenin 35. maddesi bağlamında iç hukuk yollarını tüketmediğini, zira başvuru sahibi Borçlar Kanununun 105. maddesi bağlamında mevcut çareleri usule uygun olarak kullanamadığını ileri sürmüştür. Bu hükme göre, başvuru sahibi zararın, temerrüt faizinden fazla olduğunu kanıtlarsa, ek tazminatın geç ödenmesinin bir sonucu olarak zararı için tazminat imkanı mevcuttur.
11. Mahkeme, Hükümetin ileri sürdüğü gerekçeleri Aka v. Türkiye (yukarda belirtilen, pp. 2678-79, §§ 34-37) davasındaki ön itirazla aynı olarak reddedildiğini belirtmiştir. Mevcut davada başka türlü davranmak için herhangi bir sebep olmadığını belirtmiş ve bu yüzden Hükümetin itirazı reddedilmiştir.
B. Davanın Esası
12. Mahkeme, mevcut davada ortaya çıkan sorunların aynı olduğu bazı davalardaki gibi 1 nolu Protokolün 1. maddesinin ihlal edildiğini tespit etmiştir (bkz. Yukarda belirtilen, Akkuş, p. 1317, § 31 ve Aka, , p. 2682, §§ 50-51).
13-14. Hükümet tarafından sunulan olaylar ve argümanlar incelendiğinde, Mahkeme, önceki davaların kanıtlarından mazur görülebilir bir hareket olmadığını belirtmiştir. Yerel Mahkemenin karar verdiği ek tazminatın ödenmesinin gecikmesi, kamulaştırma makamına isnat edilebilirliği ve mal sahibinin, kamulaştırılan araziyle birlikte zararının devam etmesine sebep olduğu tespit edilmiştir. Bir bütün olarak yargılamanın uzunluğu ve gecikmenin bir sonucu olarak, Mahkeme, başvuru sahibinin, genel faiz talepleri ile mülkiyete barışçıl tasarruf hakkının ışığında koruma arasında sürdürülmesi gereken adil dengeyi bozan, münferit ve fahiş bir yükün altında kaldığını belirtmiştir. Sonuç olarak 1 nolu Protokolün 1. maddesinin ihlalinin mevcut olduğuna karar verilmiştir.
II. SÖZLEŞMENİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
A. Maddi, Manevi Zarar
16-19. Başvuru sahibi, maddi, manevi zarar ve masraf ve harcamalar için toplam 130,983 Amerikan Doları tazminat talep etmiştir. Ayrıca manevi zarar için 2,500 Amerikan doları tazminat da istemiştir. Hükümet, başvuru sahibinin iddialarını reddetmiştir. Aka davasının (yukarda belirtilen, 2683-84, §§ 55-56) kullanılan aynı hesaplama metodu kullanılarak ve ilgili ekonomik veriler göz önüne alınarak, Mahkeme, maddi zarar için başvuru sahibine 26,800 Euro ödenmesine karar verilmiştir. Mahkeme, başvuru sahibinin fiili manevi zararının devam etmesini incelemiştir. Adil kaideler egemenliğinde, Mahkeme, mevcut davanın şartlarında ihlalin kabul edilmesinin yeterli tazmini oluşturduğuna kanaat getirmiştir..
B. Masraflar ve Harcamalar
20. Başvuru sahibi, Sözleşme organları önündeki yargılama ile ilgili masraf ve zararlarının tazminini talep etmemiş ve Mahkeminin inceleme yapmasına gerek kalmamıştır (bkz. Motière v. Fransa, no. 39615/98, § 26, 5 Aralık 2000).
C. Gecikme Faizi
56. Mahkeme, gecikme faizleri oranın, Avrupa Merkez Bankası tarafından marjinal ödünç kolaylığına uygulanan faiz oranın %3 oranında artırılarak uygulanmasının uygun olacağına karar vermiştir.
BU GEREKÇELERLE MAHKEME OYBİRLİĞİ İLE,
1. Başvurunun kabul edilebilir olduğuna;
2. 1 nolu Protokolün 1. maddesinin ihlal edildiğine;
3. İhlalin olduğunun tespit edilmesinin manevi tazminat için yeterli tatmin sağladığına;
4. (a) Sorumlu Hükümetin, başvuru sahibine, Sözleşmenin 44/2. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinde sonra üç ay içinde aşağıda belirtilen meblağın Türk Parasına çevrilerek maddi zarar karşılığı olarak 26,800 Euro ödenmesine;
(b) Yukarda belirtilen üç ayın geçmesinden itibaren faiz olarak, Avrupa Merkez Bankası tarafından marjinal ödünç kolaylığına uygulanan faiz oranın %3 oranında artırılarak uygulanmasına;
6. Başvuru sahibinin diğer iddiaların reddine karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy