(AİHS m. 6, 41, 44) (765 S. K. m. 168, 169) (3713 S. K. m. 5)
Başvuru No: 49164/99
PROSEDÜR VE OLAYLAR
1-6. Davanın temelinde, Türkiye Cumhuriyeti Devleti uyruğuna tabi, 1974 doğumlu Ayşe Kılıç isimli şahsın, anılan ülke aleyhine, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine sunduğu 49164/99 sayılı başvuru dilekçesi bulunmaktadır. Başvuru sahibi, 12 Temmuz 1996 tarihinde, yasadışı silahlı örgüt Türkiye İhtilalci Komünistler Birliği mensubu olmak ve yasadışı gösterilere katılmak suçundan göz altına alınmıştır.
7-13. 23 Temmuz 1996 tarihinde yapılan sorgulanmasında, polisler tarafından sorulan sorulara cevap vermeyi reddetmiştir. 25 Temmuz 1996 tarihinde Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı önüne çıkartılmış ve kendisine isnat edilen suçlamaları kabul etmemiştir. Aynı gün, geçici olarak tutuklanması emrini veren Nöbetçi Hakim önüne çıkartılmıştır. Cumhuriyet Savcısı, 12 Ağustos 1996 tarihinde, başvuru sahibinin, yasadışı silahlı örgüt mensubu olmak suçundan, TCK'nun 168/2. maddesi ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 5. maddesi uyarınca yargılanmasını talep etmiştir. Bir asker ve iki sivil hakimden oluşan Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi, 10 Mart 1998 tarihinde, başvuru sahibini yasadışı silahlı örgüte yardım ve yataklık etmek suçundan TCK'nun 169/2. maddesine istinaden 3 yıl 9 ay ağır hapis cezasına mahkum etmiştir. Yargıtay, 28 Aralık 1998 tarihinde, ilk mahkemenin verdiği kararı onamıştır.
HUKUKİ BOYUT
I. SÖZLEŞMENİN 6/1. MADESİNİN İHLALİ İDDİASI
14. Başvuru sahibi kendini yargılayıp mahkum eden Devlet Güvenlik Mahkemesinin bünyesinde bulunan Askeri Hakimden dolayı bağımsız ve tarafsız bir Mahkeme olmadığını belirterek, Sözleşmenin 6. maddesinin 1 fıkrasının ihlal edildiğini iddia etmiştir.
A. Kabul edilebilirlik üzerine
15. Mahkeme, daha önceki içtihatlarından doğan kriterlerin ışığında (Çıraklar v. Türkiye davasına bakınız) ve elindeki verilerden hareketle bu davanın esasının incelenmesi gerektiğine kanaat getirmiştir.
B. Esas üzerine
16-18. Mahkeme dava konusu olaylarla ilgili Hükümetin önceki davalardan farklı bir karar verilmesini gerektirecek hiçbir argüman sunmadığını ifade etmiştir. Mahkeme bu sebeplerle davacıyı yargılayıp mahkum ettiği esnada Devlet Güvenlik Mahkemesinin bağımsız ve tarafsız bir mahkeme olmadığını belirterek, Sözleşmenin 6. maddesinin 1. fıkrasının ihlal edildiğine hükmetmiştir.
II. SÖZLEŞMENİNİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
19-27. Başvuru sahibi maddi ve manevi tazminat olarak 50.000 Euro talep etmiş olmasına rağmen, Mahkeme maddi tazminat ödenmesine gerek olmadığına, Sözleşmenin ihlal edildiğinin ortaya çıkarılmasının da haddi zatında manevi tazminat yerine kabul edilebileceğine karar vermiştir.
Mahkeme başvuru sahibine, masraflar için 2.000 Euro ödenmesine karar vermiş ve bu miktara uygulanacak faiz oranının Avrupa Merkez Bankasının borç faiz oranının % 3 fazlası olarak tespit edilmesini uygun bulmuştur.
TÜM BU NEDENLERLE MAHKEME, OYBİRLİĞİYLE
1- Davanın kabul edilebilirliğine,
2- Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesinin bağımsızlık ve tarafsızlık niteliklerinin eksikliğinden dolayı Sözleşmenin 6. maddesinin 1. fıkrasının ihlal edildiğine
3- Mevcut kararın, talep edilen manevi tazminat yerine geçen hakkaniyete uygun bir tazmin olduğuna,
4- Ayrıca,
a) Davalı Devletin Sözleşmenin 44 & 2. Maddesine göre, kararın kesinleşeceği tarihten itibaren 3 ay içinde, mahkeme masrafları için ödemesi gereken 2.000 Euro'yu ödeme günündeki kur üzerinden Türk Lirasına çevrilmek kaydıyla başvuru sahibine ödemesine;
b) Bu tutara belirtilen sürenin bitiminden itibaren ödeme yapılıncaya kadar Avrupa Merkez Bankasının borç faiz oranının % 3 fazlasıyla faiz uygulanmasına,
5- Hakkaniyete uygun olmayan ilave tazminat talebinin reddine karar vermiştir.
Full & Egal Universal Law Academy