(Adil Yargılanma Hakkı İhlali İddiası)
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Üçüncü Daire Kararı
Başvuru No: 49503/99
Karar tarihi: 29 Ocak 2004
PROSEDÜR VE OLAYLAR
1-6. Davanın temelinde Türkiye Cumhuriyetine karşı verilen 49503/99 sayılı başvuru dilekçesi bulunmaktadır. Söz konusu Devletin uyruğuna tabi başvuru sahibi 1981 doğumlu Halil Doğan, Savcılığın yürüttüğü bir soruşturma kapsamında Ankara Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi görevlileri tarafından 12 Temmuz 1996 tarihinde gözaltına alınmıştır.
7-9. 25 Temmuz 1996 tarihinde Cumhuriyet Savcısı tarafından ifadesi alındıktan sonra başvuru sahibi Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi Hâkimi tarafından geçici olarak tevkif edilmiştir. 12 Ağustos 1996 tarihli iddianameyle Ankara DGM Savcısı, başvuru sahibinin TİKB isimli silahlı örgüte mensup olduğu suçlamasında bulunmuştur. Türk Ceza Kanununun 168 & 2. maddesi ile Terörle mücadeleye ilişkin 3713 sayılı yasanın 5. maddesi gereğince yargılanmasını talep etmiştir.
10-11. DGM'nin 10 Mart 1998 tarihli kararıyla başvuru sahibi kendisine atfedilen iddialardan dolayı suçlu bulunmuş ve 14 yıl 5 ay 10 günlük hapis cezasına mahkum edilmiştir. Yargıtay, 28 Aralık 1998 tarihli kararla DGM'nin kararını onamıştır.
HUKUKİ BOYUT
I. SÖZLEŞMENİN 6. MADDESİNİN İHLALİ İDDİASI
12-13. Başvuru sahibi kendisini yargılayıp mahkûm eden Devlet Güvenlik Mahkemesinin, bünyesinde bulunan Askeri Hâkimden dolayı bağımsız ve tarafsız bir mahkeme olmadığını ve gözaltı süresi esnasında avukat hakkını kullanamadığından dolayı Yargının kendisine hakkaniyete uygun bir yargılama sağlamadığını ifade etmiştir. Bu sebeplerle Sözleşmenin 6. maddesinin 1. fıkrası ile 3 d) bendinin ihlal edildiğini iddia etmiştir.
A. Kabul edilebilirlik üzerine
1. DGM'nin bağımsızlık ve tarafsızlığı üzerine
14-18. Hükümet, Sözleşmenin 35. maddesinde zikredilen 6 aylık süreye uyulmadığı gerekçesiyle Mahkemeden davayı reddetmesini talep etmektedir. Mahkeme, içtihadından doğan kriterlerin ışığında (Çıraklar v. Türkiye davasına bakınız) ve elindeki verilerin ışığında davanın esasının incelenmesi gerektiğine kanaat getirmiştir.
B. Esas üzerine
19-21. Mahkeme dava konusu olaylarla ilgili Hükümetin öncekilerden farklı bir karar verilmesini gerektirecek hiçbir argüman sunmadığını ifade etmektedir. Mahkeme bu sebeplerle başvuru sahibini yargılayıp mahkûm ettiği esnada Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesinin Sözleşmenin 6. maddesinin 1. fıkrasında zikredildiği manada bağımsız ve tarafsız olmadığına hükmetmektedir.
II. SÖZLEŞMENİNİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
22-30. Başvuru sahibi, maddi tazminat olarak 104.375 Euro ve manevi tazminat olarak da 50.000 Euro talep etse de Mahkeme, Sözleşmenin ihlal edildiğinin ortaya çıkarılmasının haddi zatında manevi tazminat olarak kabul edilebileceğini ifade etmiş, masraflar içinse 1.500 Euro tazminat ödenmesini ve bu miktara uygulanacak faiz oranının Avrupa Merkez Bankasının borç faiz oranının %3 fazlası olarak tespit edilmesini uygun bulmuştur.
TÜM BU NEDENLERLE MAHKEME, OYBİRLİĞİYLE;
1- Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesinin bağımsızlık ve tarafsızlık eksikliğiyle ilgili davanın kabul edilebilirliğine,
2- Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesinin bağımsızlık ve tarafsızlık eksikliğinden dolayı Sözleşmenin 6. maddesinin 1. fıkrasının ihlal edildiğine,
3- Mevcut kararın, talep edilen manevi tazminat yerine geçen hakkaniyete uygun bir tazmin olduğuna,
4- Ayrıca,
a) Davalı Devletin Sözleşmenin 44 & 2. maddesi gereğince, kararın kesinleşeceği tarihten itibaren 3 ay içinde ve ödeme günündeki kur üzerinden Türk Lirasına çevrilmek kaydıyla başvuru sahibine masrafları için 1.500 Euro ödemesine;
b) Bu tutara belirtilen sürenin bitiminden itibaren ödeme yapılıncaya kadar Avrupa Merkez Bankasının borç faiz oranının % 3 fazlasıyla uygulanmasına
5- Hakkaniyete uygun ilave tazminat talebinin reddine karar vermiştir.
Full & Egal Universal Law Academy