(İfade Özgürlüğü İhlali İddiası)
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 3. Daire Kararı
Başkan G.Ress, Cabral Barreto, L.Caflisch, R.Türmen, J.Hedigan, Tsatsa-Nikolovska, Greve, Berger
Başvuru No: 50249/99
Karar Tarihi: 1 Temmuz 2004
(Kararı Fransızca aslından çeviren: Araş. Gör. Ekin Özlü, Galatasaray Üniversitesi, İİBF, Uluslararası İlişkiler Bölümü.)
Bu davanın kaynağında Türk vatandaşı olan Nuriye Yeşil'in Türkiye Cumhuriyetine karşı yaptığı bir başvuru bulunmaktadır. Bir ihbar üzerine, 17 Mayıs 1996 tarihinde, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele şubesi polisleri bir kahveye operasyon düzenlemişler ve terör örgütü DHKP/C adına eylemde bulunmak üzere toplanan ve aralarında başvuru sahibinin de bulunduğu dört kişiyi yakalayarak gözaltına almışlardır. Başvuru sahibi ve diğer şahıslar hakkında yasa dışı örgüt üyesi olmak iddiasıyla dava açılmış ve bu dava Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde görüşülmüştür. Başvuru sahibi, kendisini yargılayan mahkemenin içinde askeri bir hakimin yer almasının Sözleşme'nin 6/1. maddesinin, hazırlık soruşturması sırasında avukatıyla görüştürülmemesinin ise 6/3(c) maddesinin bir ihlalini oluşturduğunu ileri sürerek Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvurmuştur.
Mahkeme oybirliğiyle,
1- Başvurunun kabul edilebilir olduğuna;
2- İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesinin bağımsızlığının ve tarafsızlığının olmadığı gerekçesiyle Sözleşmenin 6§1. maddesinin ihlal edildiğine;
3- Sözleşmenin 6. maddesi çerçevesindeki diğer şikayetleri incelemeye gerek olmadığına;
4- Bir ihlal kararının tespitinin manevi tazminat için yeterli bir tazmin olduğuna;
5-
a- Sözleşmenin 44§2 maddesine göre, kararın kesinleşeceği tarihten itibaren 3 ay içinde, bu miktarlar üzerinden gereken tüm vergileri ödemek şartıyla, davalı Devlet'in başvuru sahibine karar tarihindeki döviz kuru üzerinden Türk Lirası olarak masraf ve harcamalar için 2000 Euro (iki bin Euro) ödemesine;
b- 3 aylık sürenin bitiminden itibaren bu ödemenin yapıldığı ana kadar geçen süre için, bu miktarlara, Avrupa Merkez Bankası tarafından marjinal ödünç kolaylığına uygulanan faizin, %3 oranında artırılarak uygulanmasına;
6- Hakkaniyete uygun daha fazla tazminat isteminin reddine karar vermiştir.
KARARDA ATIF YAPILAN DİĞER DAVALAR
1- Özel v.Türkiye, başvuru no 42739/98, 7 Kasım 2002.
2- Gencel v.Türkiye, başvuru no 53431/99, 23 Ekim 2003.
3- Çıraklar v.Türkiye, 28 Ekim 1998, 1998-VII.
4- Özdemir v.Türkiye, başvuru no 59659/00, 6 Şubat 2003.
5- İncal v.Türkiye, 9 Haziran 1998.
PROSEDÜR
1. Bu davanın kaynağında Türk vatandaşı olan Nuriye Yeşil'in ("başvuru sahibi") Türkiye Cumhuriyetine karşı başvurusu (başvuru no: 50249/99) bulunmaktadır. (...) Başvuru sahibi, İnsan Haklarını ve Temel Özgürlükleri Koruma Sözleşmesinin ("Sözleşme") 34.maddesi uyarınca Mahkemeye başvurmuştur.
2. Başvuru sahibi İstanbul'da avukat A. Kırdök tarafından temsil edilmektedir. Türk Hükümetini ("Hükümet") ajanı temsil etmektedir.
3. Mahkeme (Birinci Daire), 28 Kasım 2000 tarihinde, başvuruyu kısmen kabul edilemez olduğunu belirtmiş ve başvurunun geri kalan kısmını Hükümete iletmiştir.
4. Mahkeme, 1 Kasım 2001 tarihinde, dairelerinin oluşumunu değiştirmiştir (İçtüzüğünün 25.maddesi 1.paragrafı). Söz konusu başvuru değiştirilmiş Üçüncü Daireye verilmiştir (52.madde 1.paragraf).
5. Mahkeme, 27 Kasım 2002 tarihli bir mektubunda Sözleşmenin 29. maddesi 1. ve 3. paragrafları uyarınca başvurunun kabul edilebilirliği ve esasa ilişkin inceleme yapılacağını taraflara bildirmiştir.
OLAYLAR
I- DAVAYA YOL AÇAN OLAYLAR
6. Başvuru sahibi, Nuriye Yeşil, 1978'de doğmuş bir Türk vatandaşıdır. Başvurunun sunulduğu tarihte Ümraniye (İstanbul) hapishanesinde tutuklu bulunmaktadır.
7. Bir ihbar üzerine, 17 Mayıs 1996 tarihinde, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi polisleri bir kahveye operasyon düzenlemişler ve terör örgütü DHKP/C adına eylemde bulunmak üzere toplanan ve aralarında başvuru sahibinin de bulunduğu dört kişiyi yakalayarak gözaltına almışlardır.
8. Gözaltı sırasında başvuru sahibi, suçunu ikrar ettiği bir ifadeyi imzalamak zorunda kalmıştır.
9. Başvuru sahibi, 30 Mayıs 1996 tarihinde, İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Savcısı tarafından dinlenmiştir. İmzalamış olduğu ifadelere ilişkin olarak bunları imzalamak zorunda bırakıldığını belirtmiştir. Arama ve yakalama tutanağının, olay yerinin tanımı ve tespitinin gerçeği yansıtmadığını öne sürmüştür. Gözaltı süresi boyunca kötü muamele gördüğünü iddia etmektedir.
10. Başvuru sahibi, aynı gün, İstanbul Adli Tıp Kurumundan bir doktor tarafından muayene edilmiştir. Doktor, başvuru sahibinin omuz ve dirsek hizasında acı duyduğunu belirten bir rapor hazırlamıştır. Rapor ilgili kişinin yumruk veya şiddet izi taşımadığını ve durumunun iş bırakma durumu gerektirmediğini belirtmektedir.
11. Başvuru sahibi, 30 Mayıs 1996 günü, tutuklama kararı veren Devlet Güvenlik Mahkemesi'ne çıkmıştır. Başvuru sahibi, Savcıya verdiği ifadeyi yenilemiştir.
12. Savcı, 27 Haziran 1996 tarihli iddianamesi ile başvuru sahibi ve diğer beş kişiyi DHKP/C üyesi olmakla suçlamış ve biri asker olmak üzere üç hâkimden oluşan Devlet Güvenlik Mahkemesi'nden sanıkların Ceza Kanununun 168. maddesi 2. paragrafı ve Terörle Mücadele Kanunu uyarınca mahkum edilmelerini talep etmiştir.
13. Devlet Güvenlik Mahkemesi önündeki ilk duruşmada başvuru sahibi, kendisine yöneltilen suçlamaları reddederek suçlu olmadığını belirtmiştir.
14. Devlet Güvenlik Mahkemesi, 8 Mayıs 1998 tarihli bir karar ile başvuru sahibini; olay anında on sekiz yaşında olmadığı gerekçesiyle öngörülen cezayı indirerek on beş yıllık bir hapis cezasına mahkûm etmiştir. Kararda iddiaların gerçekleşmiş olduğu ve başvuru sahibinin yasa dışı örgüt bünyesindeki faaliyetlerini evinde gerçekleştirdiğinin arama esnasında teyit edildiği belirtilmiştir.
15. Yargıtay, 8 Aralık 1998 tarihinde bu kararı onamıştır.
II- İLGİLİ İÇ HUKUK VE UYGULAMASI
17. İç hukuk ve uygulamalar Özel v.Türkiye (no 42739/98, 20-21.paragraflar, 7 Kasım 2002) ve Gencel v.Türkiye (no 53431/99, 11-12 paragraflar, 23 Ekim 2003) kararlarında belirtilmiştir.
HUKUKİ BOYUT
I. SÖZLEŞMENİN 6. MADDESİNİN İHLALİ İDDİALARI
18. Başvuru sahibi, kendisini yargılayan Devlet Güvenlik Mahkemesinin, bünyesindeki askeri hâkim sebebiyle kendisine adil bir yargılanma sağlayabilecek "bağımsız ve tarafsız bir mahkeme" olmadığını iddia etmektedir. Bu yargı organı önündeki sürecin haksızlığını da belirtmektedir. Bu bağlamda, hazırlık soruşturması esnasında bir avukat yardımından faydalanamadığını, ifadesinin baskı altında alındığını ve bu ifadelerin tutukluluk süresince suçluluğunu tescil etmek için kanıt olarak kullanıldığını belirtmektedir. Sözleşmenin 6. maddesi 1. ve 3.c) paragraflarının ihlal edildiğini ileri sürmektedir.
A. Başvurunun kabul edilebilirliği hakkında
19. Mahkeme, içtihadından kaynaklanan kriterler ışığında (bakınız Çıraklar v.Türkiye, 28 Ekim 1998 tarihli karar, Kararlar derlemesi 1998-VII) ve elindeki tüm unsurları dikkate alarak başvurunun esastan incelenmesi gerektiğini belirtmektedir. Başvurunun kabul edilemez olduğuna karar verilmesi için herhangi bir sebep bulunmamaktadır.
B. İçerik hakkında
1. Devlet Güvenlik Mahkemesinin bağımsızlığı ve tarafsızlığı hakkında
20. Mahkeme, buna benzer pek çok davaya daha önce bakmış ve Sözleşmenin 6. maddesinin 1. fıkrasının ihlali olduğuna karar vermiştir (bakınız, Özel, 33-34. paragraflar, ve Özdemir v. Türkiye, no 59659/00, 35-36. paragraflar, 6 Şubat 2003).
21. Mahkeme, söz konusu davayı incelemiş ve Hükümetin farklı bir sonuç doğuracak şekilde hiç bir olay ve neden gösteremediğini belirtmiştir. Mahkeme, ceza kanununda düzenlenen suçlardan dolayı başvuru sahibinin, aralarında askeri bir hâkimin de bulunduğu bir mahkeme önüne çıkmakta tereddüt etmesinin anlaşılabilir olduğunu belirtmektedir. Dolayısıyla Devlet Güvenlik Mahkemesinin davanın niteliğine yabancı düşüncelerce yönlendirilmesinden endişe etmesi meşru sayılmaktadır. Böylece, başvuru sahibinin mahkemenin bağımsızlığına ve tarafsızlığına ilişkin şüpheleri objektif bir şekilde doğrulanmaktadır (İncal c. Türkiye, 9 Haziran 1998 tarihli karar, 1998-IV Derleme, s. 1573, 72. par).
22. Mahkeme, başvuru sahibini yargılayıp mahkûm ettiğinde, İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesinin, Sözleşmenin 6/1 fıkrası çerçevesinde bağımsız ve tarafsız bir mahkeme olmadığına karar vermiştir.
2. Ceza sürecinin hakkaniyetinin uygunluğuna dair
23. Hükümet herhangi bir ihlal iddiasını reddetmektedir.
24. Mahkeme, benzer davalarda, bağımsızlık ve tarafsızlık eksikliği belirtilmiş bir mahkemenin, her durumda, kendi yargısına tabi tutulan kişilere hakkaniyete uygun bir yargılama sağlayamayacağını belirtmektedir.
25. Bağımsız ve tarafsız olmayan bir mahkemece dinlenmiş olmaktan dolayı başvuru sahibinin hakkının ihlaline ilişkin olarak Mahkeme, söz konusu şikâyeti, ayrıca dinlemeye gerek olmadığını belirtmektedir (bakınız, Çıraklar, sayfa 3074, par. 44-45).
II. SÖZLEŞMENİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
A. Manevi tazminat
27. Başvuru sahibi 50.000.000.000 Türk Liralık bir manevi zarara mağdur olduğunu iddia etmektedir.
28. Hükümet bunları reddetmektedir.
29. Mahkeme, bir ihlal kararının tespit edilmesinin manevi tazminat için yeterli olacağını belirtmektedir (Çıraklar, sayfa 3074, par. 49).
30. Mahkeme başvuru sahibinin mahkumiyetinin 6.madde 1.paragrafı uyarınca bağımsız ve tarafsız olmayan bir mahkeme tarafından belirlendiğinde en uygun çözümün; başvuru sahibinin, tekrar zamanında bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından yargılanması olduğunu düşünmektedir (Gençel, 27. paragraf).
B. Harcamalar
31. İç hukuk yolları ve Mahkeme önünde yaptığı harcamalardan dolayı başvuru sahibi ayrıca 6.130 Euro (EUR) talep etmektedir.
32. Hükümet bu iddiaları reddetmektedir.
33. Mevcut bilgiler ve konu ile ilgili içtihadı ışığında Mahkeme, başvuru sahibine 2.000 Euro ödenmesinin uygun olacağına karar vermiştir.
C. Gecikme faizleri
34. Mahkeme, gecikme faizi oranının, Avrupa Merkez Bankası'nın uygulamış olduğu faiz oranın %3 fazlası olarak hesaplanmasına karar vermiştir.
TÜM BU GEREKÇELERLE, MAHKEME, OYBİRLİĞİYLE
1- Başvurunun kabul edilebilir olduğuna;
2- İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesinin bağımsızlığının ve tarafsızlığının olmadığı gerekçesiyle Sözleşmenin 6§1. maddesinin ihlal edildiğine;
3- Sözleşmenin 6. maddesi çerçevesindeki diğer şikayetleri incelemeye gerek olmadığına;
4- Bir ihlal kararının tespitinin manevi tazminat için yeterli bir tazmin olduğuna;
5-
a- Sözleşmenin 44§2 maddesine göre, kararın kesinleşeceği tarihten itibaren 3 ay içinde, bu miktarlar üzerinden gereken tüm vergileri ödemek şartıyla, davalı Devlet'in başvuru sahibine karar tarihindeki döviz kuru üzerinden Türk Lirası olarak masraf ve harcamalar için 2000 Euro (iki bin Euro) ödemesine;
b- 3 aylık sürenin bitiminden itibaren bu ödemenin yapıldığı ana kadar geçen süre için, bu miktarlara, Avrupa Merkez Bankası tarafından marjinal ödünç kolaylığına uygulanan faizin, %3 oranında artırılarak uygulanmasına;
6- Hakkaniyete uygun daha fazla tazminat isteminin reddine karar vermiştir.
Full & Egal Universal Law Academy