(Adil Yargılanma Hakkı İhlali İddiası)
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Üçüncü Daire Kararı
Başvuru No: 50903/99
Karar Tarihi: 22 Ocak 2004
PROSEDÜR VE OLAYLAR
1-5. Davanın temelinde Türkiye Cumhuriyetine karşı verilen 50903/99 sayılı başvuru dilekçesi bulunmaktadır. Söz konusu Devletin uyruğuna tabi başvuru sahibi Ferhat Korkmaz 1974 doğumlu olup, TKP/ML isimli yasadışı silahlı örgüte mensup olduğu şüphesiyle İzmir Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi görevlileri tarafından 11 Kasım 1994 tarihinde gözaltına alınmış, aynı gün İzmir Adli Tıp Enstitüsü Tabibi tarafından muayene edilmiştir.
6-11. 22 Mayıs 1997 tarihinde İzmir Sulh Hâkimi, başvuru sahibinin geçici olarak tevkif edilmesine karar vermiştir.
12-15. 26 Haziran 1997 günü Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesinde, Cumhuriyet Savcısı, yasadışı silahlı bir örgüte yardım yataklık yapmak iddiasıyla başvuru sahibinin, Ceza Kanununun 169. maddesi ile terörle mücadeleye ilişkin 3713 sayılı yasanın 5. maddesine istinaden mahkûm edilmesinin talep etmiştir.
16-18. DGM'nin 21 Ağustos 1997 tarihli kararıyla başvuru sahibi Ceza Kanununun 168 & 2. maddesi ile terörle mücadeleye ilişkin 3713 sayılı yasanın 5. maddesine istinaden suçlu bulunmuş ve 15 yıl hapis cezasına mahkum edilmiş, hafifletici unsurlar göz önünde bulundurulunca, cezası altıda bir oranında azaltılarak 12 yıl 6 ay'a indirilmiştir. Yargıtay, 12 Kasım 1998 tarihli kararıyla DGM kararını onamıştır.
HUKUKİ BOYUT
I. SÖZLEŞMENİN 6. MADDESİNİN İHLALİ İDDİASI
19. Başvuru sahibi kendisini yargılayıp mahkûm eden Devlet Güvenlik Mahkemesinin, bünyesinde bulunan Askeri Hâkimden dolayı bağımsız ve tarafsız bir mahkeme olmadığını ifade etmiştir. Başvuru sahibi, bir yandan gözaltındayken baskıyla yaptığı itiraflar esas alınarak mahkûm edildiğinden, diğer yandan da Yargıtay Başsavcısının kararının kendisine ibraz edilmediğinden Yargının kendisine hakkaniyete uygun bir yargılama sağlamadığını ifade etmiştir. Bu sebeplerle Sözleşmenin 6. maddesinin 1. fıkrasının ihlal edildiğini iddia etmektedir.
A. Kabul edilebilirlik üzerine
20-22. Hükümet, Sözleşmenin 35. maddesinde zikredilen 6 aylık süreye uyulmadığı gerekçesiyle Mahkemeden davayı reddetmesini talep etmektedir. Mahkeme, içtihadından doğan kriterler ışığında (Bakınız, 28 Ekim 1998 tarihli Çıraklar v. Türkiye davası) ve toplanan verilerin yardımıyla davanın esasının incelenmesi gerektiğine kanaat getirmiştir.
B. Esas üzerine
1. Devlet Güvenlik Mahkemesinin bağımsızlık ve tarafsızlığı üzerine
23-25. Mahkeme, Hükümetin dava konusu olaylarla ilgili öncekilerden farklı bir karar verilmesini gerektirecek hiçbir argüman sunmadığını ifade etmektedir. Mahkeme bu sebeplerle başvuru sahibini yargılayıp mahkûm ettiği esnada İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesinin Sözleşmenin 6. maddesinin 1. fıkrasında zikredildiği şekliyle bağımsız ve tarafsız olmadığına hükmetmektedir.
2. Adli prosedürün hakkaniyeti üzerine
26-28. Hükümet herhangi bir ihlal olduğunu reddetmektedir. Mahkeme, daha önceki benzer davalarda bağımsızlık ve tarafsızlık eksikliği bulunan mahkemelerin her hal ve şartta yargısına tabi insanlara hakkaniyete uygun bir muhakeme sunamayacağına hükmettiğini hatırlatmıştır. Bunun üzerine başvuru sahibinin bağımsız ve tarafsız bir muhakemeye sahip olamadığı iddiasının Mahkeme tarafından kabul edilmesiyle birlikte mevcut iddiaların incelenmesine lüzum olmadığına karar vermiştir (bakınız diğerleri arasında, Çıraklar ve Türkiye, 28 Ekim 1998 tarihli karar, s. 3074, §§ 44-45).
II. SÖZLEŞMENİNİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
22-29. Başvuru sahibi, maddi ve manevi tazminat olarak toplam 65.768,421 Euro, masraflar içinse 9.850 Euro talep etse de Mahkeme, bu davada Sözleşmenin ihlal edildiğinin kabul edilmesinin haddi zatında manevi tazminat olarak kabul edilebileceğini ifade etmektedir.
TÜM BU NEDENLERLE MAHKEME, OYBİRLİĞİYLE;
1- Davanın kabul edilebilirliğine,
2- İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesinin bağımsızlık ve tarafsızlık eksikliğinden dolayı Sözleşmenin 6. maddesinin 1. fıkrasının ihlal edildiğine,
3- Sözleşmenin 6. Maddesinden doğan diğer iddiaların incelenmesine lüzum olmadığına,
4- Mevcut kararın, talep edilen manevi tazminat yerine geçen hakkaniyete uygun bir tazmin olduğuna,
5- Ayrıca
a) Davalı Devletin Sözleşmenin 44 & 2. maddesi gereğince, kararın kesinleşeceği tarihten itibaren 3 ay içinde, Avrupa Konseyince tahsis edilen avukatın 660 Euro'luk ücreti düşülmek ve ödeme günündeki kur üzerinden Türk Lirasına çevrilmek kaydıyla başvuru sahibine masrafları için 2.000 Euro ödemesine;
b) Bu tutara belirtilen sürenin bitiminden itibaren ödeme yapılıncaya kadar Avrupa Merkez Bankasının borç faiz oranının % 3 fazlasıyla uygulanmasına,
6- Hakkaniyete uygun ilave tazminat talebinin reddine karar vermiştir.
Full & Egal Universal Law Academy