(AİHS. m. 6, 35, 41) (765 S. K. m. 168, 169) (ÇIRAKLAR - TÜRKİYE DAVASI)
(Adil Yargılanma Hakkı İhlali İddiası)
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Üçüncü Daire Kararı
Başvuru No: 51053/99
Karar Tarihi: 23 Ekim 2003
Kararı Fransızca aslından çeviren: Fikret TİREN, Komiser, İnterpol Daire Başkanlığı
PROSEDÜR VE OLAYLAR
1-6. Davanın temelinde, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları, 1974 doğumlu Suphi Tutmaz, 1960 doğumlu Abdullah Turan ve 1953 doğumlu Süleyman Aksoy isimli şahısların, Türkiye Cumhuriyeti aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne sundukları 51053/99 sayılı başvuru dilekçesi bulunmaktadır.
6-11. Başvuru sahiplerinden Tutmaz ve Turan 17 Ocak 1997 tarihinde, Aksoy ise 21 Ocak 1997 tarihinde yasadışı PKK örgütün mensubu olmak ve örgüte yardım ve yataklık etmek suçlarından polis tarafından yakalanarak göz altına alınmışlardır. 31 Ocak 1997 tarihinde tutuklanmaları emrini veren İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi Nöbetçi Hakimliğine sevk edilmişlerdir. DGM Cumhuriyet Savcısı başvuru sahiplerini yasadışı örgüt mensubu olmak ve örgüte yardım ve yataklık etmek suçlarından TCK'nun 168. ve 169. maddelerine istinaden yargılanmasını talep etmiştir. Bir askeri iki sivil hakimden oluşan İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi 29 Aralık 1997 tarihli kararında, Turan ve Aksoy'u yasadışı bir örgüte yardım ve yataklık ettikleri gerekçesiyle, TCK'nun 169. maddesi uyarınca 3 yıl 9 ay, diğer şahıs Tutmaz'ı ise yasadışı örgüt mensubu olduğu gerekçesiyle TCK'nun 168. maddesine istinaden 12 yıl 6 ay ağır hapis cezasına mahkum etmiştir. Yargıtay, 29 Aralık 1997 tarihinde ilk mahkemenin verdiği kararı onamıştır.
HUKUKİ BOYUT
I. SÖZLEŞMENİN 6. MADDESİNİN İHLALİ İDDİASI
14-17. Başvuru sahipleri, kendilerini yargılayıp mahkum eden Devlet Güvenlik Mahkemesinin bünyesinde bulunan Askeri Hakimden dolayı bağımsız ve tarafsız bir Mahkeme olmadığını, bu mahkeme önünde yapılan yargılamanın hakkaniyete uygun olmadığını, göz altında tutuldukları esnada avukat bulundurma haklarının kullandırılmadığını, baskı altında alınan ifadelerinin kendilerine karşı delil olarak kullanıldığını ifade ederek, Sözleşmenin 6. maddesinin ihlal edildiğini iddia etmişlerdir.
A. Kabul edilebilirlik üzerine
18-20. Hükümet, başvuru sahiplerinin müracaatını Sözleşmenin 35. maddesinde belirtilen 6 aylık süre içerisinde yapmadığını iddia ederek, başvurunun kabul edilmemesini talep etmiştir. Mahkeme, hükümetin bu talebini reddederek, önceki içtihatlarından doğan kriterlerin ışığında (Çıraklar v. Türkiye davasına bakınız) ve elindeki verilerden hareketle bu davanın esasının incelenmesi gerektiğine kanaat getirmiştir.
B. Esas üzerine
1. DGM'nin bağımsızlık ve tarafsızlığı üzerine
21-23. Mahkeme, dava konusu olaylarla ilgili Hükümetin önceki davalardan farklı bir karar verilmesini gerektirecek hiçbir argüman sunmadığını ifade etmiştir. Mahkeme, bu sebeplerle davacıyı yargılayıp mahkum ettiği esnada İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesinin bağımsız ve tarafsız bir mahkeme olmadığını belirterek Sözleşmenin 6. maddesinin 1. bendinin ihlal edildiğine hükmetmiştir.
2.Adli prosedürün hakkaniyeti üzerine
24-25. Mahkeme, daha önceki benzer davalarda bağımsızlık ve tarafsızlık eksikliği bulunan mahkemelerin her hal ve şartta yargısına tabi insanlara hakkaniyete uygun bir muhakeme sunamayacağına hükmettiğini hatırlatmıştır. Buna karşılık, başvuru sahibinin bağımsız ve tarafsız bir muhakemeye tabi olmadığı iddiasının kabul etmekle birlikte, Cumhuriyet Başsavcısının görüşünün tebliğ edilmemesiyle ilgili hakkaniyetsizlik iddiasının incelenmesine lüzum olmadığına karar vermiştir.
II. SÖZLEŞMENİNİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
26-35. Başvuru sahipleri değer biçilemez bir maddi zarara uğradıklarını belirtmişlerdir. Manevi tazminat olarak ise, Turan ve Aksoy 30.000 Euro, Tutmaz ise 50.000 Euro talep etmiş olmalarına rağmen, Mahkeme, maddi tazminat ödenmesine gerek olmadığına, Sözleşmenin ihlal edildiğinin ortaya çıkarılmasının da haddi zatında manevi tazminat yerine kabul edilebileceğine hükmetmiştir.
Ayrıca Mahkeme, 630 Euro avukat ücreti düşülmek kaydıyla masraflar için, başvuru sahiplerine 1.500 Euro tazminat ödenmesini ve bu miktarlara uygulanacak faiz oranının Avrupa Merkez Bankasının borç faiz oranının % 3 fazlası olarak tespit edilmesini uygun bulmuştur.
TÜM BU NEDENLERLE MAHKEME, OYBİRLİĞİYLE;
1-Davanın kabul edilebilirliğine,
2- İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesinin bağımsızlık ve tarafsızlık niteliklerinin eksikliğinden dolayı Sözleşmenin 6. maddesinin 1. fıkrasının ihlal edildiğine,
3- Sözleşmenin 6. Maddesinden doğan diğer iddiaların incelenmesine lüzum olmadığına,
4- Mevcut kararın, talep edilen manevi tazminat yerine geçen hakkaniyete uygun bir tazmin olduğuna
5- Ayrıca;
a) Davalı Devletin Sözleşmenin 44 & 2. maddesine göre, kararın kesinleşeceği tarihten itibaren 3 ay içinde 630 Euro avukat ücreti düşülmek ve ödeme günündeki kur üzerinden Türk Lirasına çevrilmek kaydıyla başvuru sahiplerine masrafları için 1.500 Euro ödemesine,
b)Bu tutara belirtilen sürenin bitiminden itibaren ödeme yapılıncaya kadar Avrupa Merkez Bankasının borç faiz oranının % 3 fazlasıyla faiz uygulanmasına,
6-Hakkaniyete uygun olmayan ilave tazminat talebinin reddine karar vermiştir.
Full & Egal Universal Law Academy