(AİHS. m. 6, 35, 41, 44) (765 S. K. m. 169) (3713 S. K. m. 5) (ÇIRAKLAR - TÜRKİYE DAVASI)
Başvuru No: 51289/99
Karar Tarihi: 27 Kasım 2003
PROSEDÜR VE OLAYLAR
1-5. Davanın temelinde, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı, 1968 doğumlu, Ercan Özülkü isimli şahsın Türkiye Cumhuriyeti aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne sunduğu 51289/99 sayılı başvuru dilekçesi bulunmaktadır. Başvuru sahibinin dilekçesini sunduğu sırada, İstanbul'da ikamet etmekte ve belediye zabıtası olarak görev yapmaktadır.
6-13. 3 Mayıs 1995 tarihinde, görev yaptığı sırada, başvuru sahibi, yasadışı DHKP/C örgütüne yönelik İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince gerçekleştirilen operasyon kapsamında yakalanarak göz altına alınmıştır. Ertesi gün sorguya çekilmiş ve ifadesiyle ilgili soruşturma evrakını imzalamayı reddetmiştir. 5 Mayıs 1995 tarihinde, başvuru sahibi İstanbul DGM Cumhuriyet Savcısı tarafından dinlenerek, akabinde tutuklanması emrini veren Nöbetçi Hakimliğe sevk edilmiştir. 26 Mayıs 1995 tarihinde, Cumhuriyet Savcısı, bir askeri hakimin de görevli olduğu, İstanbul DGM nezdinde, başvuru sahibinin yasadışı silahlı bir örgüte yardım ettiği iddiasıyla, TCK.'nun 169.maddesi ve 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunun 5. maddesi uyarınca yargılanmasını talep etmiştir. 1 Ağustos 1995 tarihinde, Devlet Güvenlik Mahkemesinde yapılan duruşmada, başvuru sahibi göz altında tutulduğu sırada kendisine baskı yapıldığını, kendisine yöneltilen tüm suçlamaları reddettiğini belirtmiş ve aynı gün serbest bırakılmıştır.
Mahkeme önünde, M.A.K. isimli bir tanık, ifadesinde, Yavuz isimli bir şahsa deposunu kiraladığını, Yavuz'un yanında iki kişi daha bulunduğunu, bunlardan birinin üniformalı olduğunu ve kolileri depoya taşıdıklarını belirtmiştir. Ancak bu üniformalı şahsın yüzünü görmediğini, polis tarafından hazırlanan teşhis tutanağının içeriğini bilmeden imza attığını beyan etmiştir. 18 Aralık 1997 tarihli duruşmada, DGM başvuru sahibini yasa dışı silahlı bir örgüte yardım etmek suçundan suçlu bulmuş ve 3 yıl 9 ay ağır hapis cezasına mahkum etmiştir. DGM bu kararı, ilk olarak polis tarafından hazırlanan soruşturma evrakına, diğer suç ortaklarının ifadelerine ve bir tanığın verdiği bilgilere dayandırmıştır. 2 Aralık 1998 tarihinde başvuru sahibi temyiz talebinde bulunmuş ve yargılamasının polisler tarafından işkence ile alınan diğer sanıkların ifadelerine ve ifadesini geri çeken bir tanığın verdiği bilgilere dayandırıldığını beyan etmiştir. Yargıtay, 16 Şubat 1999 tarihinde verdiği ve 24 Şubat 1999 tarihinde açıkladığı kararında ilk mahkemenin verdiği kararı onamıştır.
HUKUKİ BOYUT
I. SÖZLEŞMENİN 6. MADDESİNİN İHLALİ İDDİASI
16. Başvuru sahibi kendini yargılayıp mahkum eden Devlet Güvenlik Mahkemesinin bünyesinde bulunan Askeri Hakimden dolayı bağımsız ve tarafsız bir Mahkeme olmadığını, yargılamanın hakkaniyete uygun olmadığını, yargılanmasına baskı altında alınan diğer sanıkların ifadelerinin dayanak edildiğini ifade ederek, Sözleşmenin 6. maddesinin ihlal edildiğini iddia etmiştir.
A. Kabul edilebilirlik üzerine
17-19. Hükümet, başvuru sahibinin müracaatını Sözleşmenin 35.maddesinde belirtilen 6 aylık süre içerisinde yapmadığını iddia ederek, başvurunun kabul edilmemesi gerektiğini bildirmiştir. Mahkeme, hükümetin bu talebini reddetmiştir.
Mahkeme, daha önceki içtihatlarından doğan kriterlerin ışığında (Çıraklar v. Türkiye davasına bakınız) ve elindeki verilerden hareketle bu davanın esasının incelenmesi gerektiğine kanaat getirmiştir.
B. Esas Üzerine
1. DGM'nin bağımsızlık ve tarafsızlığı üzerine
20-22. Mahkeme, dava konusu olaylarla ilgili Hükümetin önceki davalardan farklı bir karar verilmesini gerektirecek hiçbir argüman sunmadığını ifade etmiştir. Mahkeme, bu sebeplerle davacıyı yargılayıp mahkum ettiği esnada İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesinin bağımsız ve tarafsız bir mahkeme olmadığını belirterek, Sözleşmenin 6. maddesinin 1. Fıkrasının ihlal edildiğine hükmetmiştir.
23-25. Hükümet herhangi bir ihlal olduğunu reddetmiştir. Mahkeme, daha önceki benzer davalarda bağımsızlık ve tarafsızlık eksikliği bulunan mahkemelerin her hal ve şartta yargısına tabi insanlara hakkaniyete uygun bir muhakeme sunamayacağına hükmettiğini hatırlatmıştır. Ancak başvuru sahibinin bağımsız ve tarafsız bir muhakemeye tabi olmadığı iddiasının kabul edilmesiyle birlikte bu hakkaniyetsizlik iddiasının incelenmesine lüzum olmadığına karar vermiştir.
II. SÖZLEŞMENİNİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
26-35. Başvuru sahibi, maddi tazminat olarak 22.150 Dolar, manevi tazminat olarak ise 33.000 Dolar talep etmiş olsa da, Mahkeme, maddi tazminat ödenmesine gerek olmadığına, Sözleşmenin ihlal edildiğinin ortaya çıkarılmasının da haddi zatında manevi tazminat yerine kabul edilebileceğine hükmetmiştir,
Mahkeme, başvuru sahibine, masraflar için 2.000 Euro ödenmesine karar vermiş ve bu miktara uygulanacak faiz oranının Avrupa Merkez Bankasının borç faiz oranının % 3 fazlası olarak tespit edilmesini uygun bulmuştur.
TÜM BU NEDENLERLE MAHKEME, OYBİRLİĞİYLE;
1- Davanın kabul edilebilirliğine,
2- İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesinin bağımsızlık ve tarafsızlık eksikliğinden dolayı Sözleşmenin 6. maddesinin 1. fıkrasının ihlal edildiğine,
3- Sözleşmenin 6. Maddesinden doğan diğer iddiaların incelenmesine lüzum olmadığına,
4- Mevcut kararın, talep edilen manevi tazminat yerine geçen hakkaniyete uygun bir tazmin olduğuna
5- Ayrıca,
a) Davalı Devletin Sözleşmenin 44 & 2. Maddesine göre, kararın kesinleşeceği tarihten itibaren 3 ay içinde masraflar için öngörülen 2.000 Euro'yu ödeme günündeki kur üzerinden Türk Lirasına çevrilmek kaydıyla başvuru sahibine ödemesine;
b) Bu tutara belirtilen sürenin bitiminden itibaren ödeme yapılıncaya kadar Avrupa Merkez Bankasının borç faiz oranının % 3 fazlasıyla faiz uygulanmasına,
6- Hakkaniyete uygun olmayan ilave tazminat talebinin reddine karar vermiştir.
Full & Egal Universal Law Academy