(AİHS. m. 6, 44) (765 S. K. m. 168, 169) (3713 S. K. m. 5) (ÇIRAKLAR - TÜRKİYE DAVASI)
(Adil Yargılanma Hakkı İhlali İddiası)
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Üçüncü Daire Kararı
Başvuru No: 51416/99
Karar Tarihi: 23 Ekim 2003
Kararı Fransızca aslından çeviren: Fikret TİREN, Komiser, İnterpol Daire Başkanlığı
PROSEDÜR VE OLAYLAR
1-7. Davanın temelinde, Türkiye Cumhuriyeti Devleti uyruğuna tabi, 1974 doğumlu Dilek Dalgıç isimli şahsın, anılan ülke aleyhine, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine sunduğu 51416/99 sayılı başvuru dilekçesi bulunmaktadır. Başvuru sahibi, 3 Ekim 1997 tarihinde, İzmir Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü görevlileri tarafından yasadışı PRK (Kürdistan Özgürlük Örgütü) örgütüne yönelik yürütülen operasyon kapsamında göz altına alınmıştır. Aynı gün, evinde yapılan aramada, anılan örgüte ait yasadışı dergilere el konulmuştur. 5 Ekim 1997 tarihinde, polisler tarafından sorgulanmış ve ifadesi alınmıştır.
8-15. 6 Ekim 1997 tarihinde İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı tarafından dinlenmiş ve geçici olarak tutuklanması emrini veren Nöbetçi Hakim önüne çıkartılmıştır. Mahkemede ve Savcı önündeki ifadelerinde, göz altında bulunduğu sırada alınan ifadesini baskı altında verdiğini belirterek, ifadelerini kabul etmemiştir. Başvuru sahibi Uşak Cezaevine konulmuştur.
Cumhuriyet Savcısı 8 Ekim 1997 tarihli iddianamesinde, başvuru sahibinin, silahlı örgüt mensubu olmak suçundan, TCK.'nun 168/2. maddesi ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 5. maddesi uyarınca, bir asker ve iki sivil hakimden oluşan İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde yargılanmasını istemiştir. Başvuru sahibi, 4 Aralık 1997 tarihinde İzmir DGM önünde yapılan ilk duruşmasında, suçsuz olduğunu iddia etmiş ve şahsına isnat edilen tüm suçlamaları reddetmiştir. 14 Nisan 1998 tarihinde İzmir DGM, başvuru sahibini silahlı bir örgüte yardım ve yataklık ettiği gerekçesiyle Türk Ceza Kanununun 169. maddesi ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 5. maddesi uyarınca 3 yıl 9 ay ağır hapis cezasına mahkum etmiştir. Yargıtay, 4 Şubat 1999 tarihli kararıyla ilk mahkemenin verdiği kararı onamıştır.
HUKUKİ BOYUT
I. SÖZLEŞMENİN 6/1. MADDESİNİN İHLALİ İDDİASI
18. Başvuru sahibi kendini yargılayıp mahkum eden Devlet Güvenlik Mahkemesinin bünyesinde bulunan Askeri Hakimden dolayı bağımsız ve tarafsız bir Mahkeme olmadığını belirtmiş, ayrıca, gözaltında tutulduğu sırada, avukat bulundurma hakkını kullanamadığını, savunmasının hazırlaması sırasında gereken yardım ve zamanın kendisine gösterilmediği ve savunmanın şahitlerini çağırmasına imkan verilmediğini ifade ederek, Sözleşmenin 6. maddesinin ihlal edildiğini iddia etmiştir.
A. Kabul edilebilirlik üzerine
19. Mahkeme, daha önceki içtihatlarından doğan kriterlerin ışığında (Çıraklar v. Türkiye davasına bakınız) ve elindeki verilerden hareketle bu davanın esasının incelenmesi gerektiğine kanaat getirmiştir.
B. Esas üzerine
1. DGM'nin bağımsızlık ve tarafsızlığı üzerine
20-22. Mahkeme dava konusu olaylarla ilgili Hükümetin önceki davalardan farklı bir karar verilmesini gerektirecek hiçbir argüman sunmadığını ifade etmiştir. Mahkeme bu sebeplerle davacıyı yargılayıp mahkum ettiği esnada İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesinin bağımsız ve tarafsız bir mahkeme olmadığını belirterek, Sözleşmenin 6. maddesinin 1. fıkrasının ihlal edildiğine hükmetmiştir.
2. Adli prosedürün hakkaniyeti üzerine
23-25. Hükümet herhangi bir ihlal olduğunu reddetmektedir. Mahkeme daha önceki benzer davalarda, bağımsızlık ve tarafsızlık eksikliği bulunan her hal ve şartta yargısına tabi insanlara hakkaniyete uygun bir muhakeme sunamayacağına hükmettiğini hatırlatmıştır. Ancak başvuru sahibinin bağımsız ve tarafsız bir muhakemeye sahip olmadığı iddiasının kabul edilmesiyle birlikte, bu hakkaniyetsizlik iddiasının incelenmesine lüzum olmadığına karar vermiştir.
II. SÖZLEŞMENİNİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
26-35. Başvuru sahibi maddi tazminat olarak 102.199 Euro, manevi tazminat olarak ise 15.000 Euro talep etmiş olmasına rağmen, Mahkeme maddi tazminat ödenmesine gerek olmadığına, Sözleşmenin ihlal edildiğinin ortaya çıkarılmasının da haddi zatında manevi tazminat yerine kabul edilebileceğine hükmetmiştir.
Mahkeme başvuru sahibine, masraflar için 2.000 Euro ödenmesine karar vermiş ve bu miktara uygulanacak faiz oranının Avrupa Merkez Bankasının borç faiz oranının % 3 fazlası olarak tespit edilmesini uygun bulmuştur.
TÜM BU NEDENLERLE MAHKEME, OYBİRLİĞİYLE
1- Davanın kabul edilebilirliğine,
2- İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesinin bağımsızlık ve tarafsızlık niteliklerinin eksikliğinden dolayı Sözleşmenin 6. maddesinin 1. fıkrasının ihlal edildiğine,
3- Sözleşmenin 6. maddesinden doğan diğer iddiaların incelenmesine lüzum olmadığına,
4- Mevcut kararın, talep edilen manevi tazminat yerine geçen hakkaniyete uygun bir tazmin olduğuna,
5- Ayrıca,
a) Davalı Devletin Sözleşmenin 44 & 2. Maddesine göre, kararın kesinleşeceği tarihten itibaren 3 ay içinde, mahkeme masrafları için ödemesi gereken 2.000 Euro'yu ödeme günündeki kur üzerinden Türk Lirasına çevrilmek kaydıyla başvuru sahibine ödemesine;
b) Bu tutara belirtilen sürenin bitiminden itibaren ödeme yapılıncaya kadar Avrupa Merkez Bankasının borç faiz oranının % 3 fazlasıyla faiz uygulanmasına,
6- Hakkaniyete uygun olmayan ilave tazminat talebinin reddine karar vermiştir.
Full & Egal Universal Law Academy