(AİHS. m. 6, 14, 41, 44) (765 S. K. m. 169, 516, 517) (ÇIRAKLAR - TÜRKİYE DAVASI)
Başvuru No: 52744/99
Karar Tarihi: 23 Kasım 2003
PROSEDÜR VE OLAYLAR
1-6. Davanın temelinde, Türkiye Cumhuriyeti uyruğuna tabi, 1977 doğumlu, Mahmut Ergül ve Fahri Ergin isimli şahısların, Türkiye Cumhuriyeti aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne sunduğu 52744/99 sayılı başvuru dilekçesi bulunmaktadır. Başvuru sahipleri, 18 Mayıs 1998 tarihinde yasadışı PKK örgütüne yardım etmek, patlayıcı imal etmek ve bulundurmak, kamu alanlarına yönelik şiddet eylemlerinde bulunmak suçlarından yakalanarak göz altına alınmışlardır.
7-10. 22 Mayıs 1998 tarihinde İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Savcılığı önüne çıkartılmış ve aynı gün geçici olarak tutuklanmasına karar verilmiştir. 27 Mayıs 1998 günü DGM Cumhuriyet Savcısı başvuru sahiplerinden Engin'in PKK örgütüne yardım ve yataklık, patlayıcı imal etmek ve bulundurmak suçlarından TCK.nun 169. ve 264. maddelerine ve Terörle Mücadele Kanununun 5. maddesine istinaden yargılanmasını, diğer müracaat sahibi Ergül'ün ise PKK örgütüne yardım ve yataklık ile kamu alanlarına yönelik şiddet eylemlerinde bulunmak suçlarından TCK'nun 169, 516, 517. maddeleri ve Terörle Mücadele Kanununun 5. maddesi uyarınca yargılanmasını talep etmiştir. 27 Ekim 1998 tarihinde, bir asker ve iki sivil hakimden oluşan İstanbul DGM önünde yapılan duruşmada, müracaat sahipleri TCK'nun 169. maddesine istinaden 3 yıl 9 ay ağır hapis cezasına çarptırılmış ve 3 yıl da kamu hizmetlerinden men edilmelerine karar verilmiştir. Yargıtay 16 Mart 1999 tarihli kararı ile ilk mahkemenin verdiği kararı onamıştır.
HUKUKİ BOYUT
I. SÖZLEŞMENİN 6/1. MADDESİ İLE 14. MADESİNİN İHLALİ İDDİASI
13. Başvuru sahipleri kendilerini yargılayıp mahkum eden Devlet Güvenlik Mahkemesinin bünyesinde bulunan Askeri Hakimden dolayı bağımsız ve tarafsız bir Mahkeme olmadığını ileri sürmüşlerdir. Kendilerine isnat edilen suçlamaların mahiyeti ve nedeninin izah edilmediğini, savunmalarını yapmak için gerekli zamanın ve kolaylığın kendilerine gösterilmediğini, iddia makamının şahitlerinin sorgulanması imkanının sağlanmadığı, göz altında tutuldukları esnada avukat bulundurma haklarını kullanamadıklarını beyan ederek Sözleşmenin 6. maddesinin 1. fıkrası ile 3. fıkrasının a, b, c ve d bentlerinin ihlal edildiğini iddia etmişlerdir.
A. Kabul edilebilirlik üzerine
14. Mahkeme, daha önceki içtihatlarından doğan kriterler ışığında (Çıraklar v. Türkiye davasına bakınız) ve elindeki veriler kapsamında bu davanın esasının incelenmesi gerektiğine kanaat getirmiştir.
B. Esas üzerine
1. DGM'nin bağımsızlık ve tarafsızlığı üzerine
15-17. Mahkeme dava konusu olaylarla ilgili Hükümetin önceki davalardan farklı bir karar verilmesini gerektirecek hiçbir argüman sunmadığını ifade etmiştir. Başvuru sahibinin yargılandığı ve mahkum edildiği Mahkemedeki hakimlerden birinin askeri hakim olması münasebetiyle, Devlet Güvenlik Mahkemesinin bağımsız ve tarafsız bir mahkeme olmadığına ve Sözleşmenin 6. maddesinin 1. fıkrasının ihlal edildiğine hükmetmiştir.
2. Adli prosedürün hakkaniyeti üzerine
18-20. Hükümet bir ihlalin varolduğunu kabul etmemektedir. Mahkeme, daha önceki benzer davalarda bağımsızlık ve tarafsızlık eksikliği bulunan mahkemelerin her hal ve şartta yargısına tabi insanlara hakkaniyete uygun bir muhakeme sunamayacağına hükmettiğini hatırlatmıştır. Ancak başvuru sahiplerinin bağımsız ve tarafsız bir muhakemeye sahip olmadıkları iddialarının kabul edilmesiyle birlikte bu hakkaniyetsizlik iddiasının incelenmesine lüzum olmadığına karar vermiştir.
II. SÖZLEŞMENİNİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
21-30. Başvuru sahipleri, maddi tazminat olarak 68.500 Euro, manevi tazminat olarak 48.500 Euro talep etmelerine rağmen, Mahkeme maddi tazminat ödenmesine gerek olmadığına, Sözleşmenin ihlal edildiğinin ortaya çıkarılmasının da haddi zatında manevi tazminat yerine kabul edilebileceğine hükmetmiştir.
Mahkeme, masraflar için, adli yardım başlığı altında Avrupa Konseyi tarafından karşılanan 630 Euro'luk miktar düşülmek kaydıyla, başvuru sahiplerine 2.000 Euro tazminat ödenmesine karar vermiş ve bu miktara uygulanacak faiz oranının Avrupa Merkez Bankası'nın borç faiz oranının % 3 fazlası olarak tespit edilmesini uygun bulmuştur.
TÜM BU NEDENLERLE MAHKEME, OYBİRLİĞİYLE;
1-Davanın kabul edilebilirliğine,
2- Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesinin bağımsızlık ve tarafsızlık niteliklerinin eksikliğinden dolayı Sözleşmenin 6. maddesinin 1. fıkrasının ihlal edildiğine,
3- Sözleşmenin 6. Maddesinden doğan diğer iddiaların incelenmesine gerek olmadığına,
4- Mevcut kararın, talep edilen manevi tazminat yerine geçen hakkaniyete uygun bir tazmin olduğuna,
5- Ayrıca;
a) Davalı Devletin Sözleşmenin 44 & 2. Maddesine göre, kararın kesinleşeceği tarihten itibaren 3 ay içinde, mahkeme masrafları için ödemesi gereken 2.000 Euro'yu ödeme günündeki kur üzerinden Türk Lirasına çevrilmek kaydıyla başvuru sahibine ödemesine;
b) Bu tutara belirtilen sürenin bitiminden itibaren ödeme yapılıncaya kadar Avrupa Merkez Bankasının borç faiz oranının % 3 fazlasıyla faiz uygulanmasına.
6- Hakkaniyete uygun olmayan ilave tazminat talebinin reddine karar vermiştir.
Full & Egal Universal Law Academy