(AİHS m. 6, 14, 41, 44) (765 S. K. m. 168) (3713 S. K. m. 5) (ÇIRAKLAR - TÜRKİYE DAVASI)
Başvuru No: 53014/99
PROSEDÜR VE OLAYLAR
1-6. Davanın temelinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti uyruğuna tabi, 1966 doğumlu Nurettin Peker isimli şahsın, anılan ülke aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne verdiği 53014/99 sayılı başvuru dilekçesi bulunmaktadır. Başvuru sahibi, 29 Ocak 1997 tarihinde İstanbul'da yasadışı THKP-C (Türkiye Halkın Kurtuluş Partisi-Cephesi) üyesi olmak suçundan polis tarafından yakalanmıştır.
7-13. 6 Şubat 1997 günü başvuru sahibinin tutuklanması emrini veren İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi nöbetçi hakimliği önüne çıkartılmıştır. 14 Şubat 1997 tarihinde Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı, şahsın yasadışı örgüt yöneticisi olmak suçundan yargılanmasını talep etmiş ve hakkında Türk Ceza Kanununun 168/1. maddesi ve 3713 sayılı kanunun 5. maddesinin tatbik edilmesini istemiştir. 6 Temmuz 1997 tarihinde, bir asker ve iki sivil hakimden oluşan İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi, şahsı isnat edilen suçlardan dolayı suçlu bulmuş ve Türk Ceza Kanununun 168. maddesi ve Terörle Mücadele Kanununun 5. maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay ağır hapis cezasına mahkum edilmiştir. Yargıtay, 23 Mart 1999 günü ilk mahkemenin verdiği kararı onamıştır.
HUKUKİ BOYUT
I. SÖZLEŞMENİN 6/1. MADDESİ İLE 14. MADESİNİN İHLALİ İDDİASI
16-17. Başvuru sahibi, kendisini yargılayıp mahkum eden Devlet Güvenlik Mahkemesinin bünyesinde bulunan Askeri Hakimden dolayı bağımsız ve tarafsız bir Mahkeme olmadığını, suçluluğu kanunen sabit oluncaya kadar her sanığın masum olduğu ilkesinin ihlal edildiği, hazırlık soruşturması sırasında avukat bulundurma hakkından yoksun bırakıldığını, savunmanın hazırlanması için gerekli zamanın ve kolaylıkların sağlanmadığını belirterek, Sözleşmenin 6. maddesinin ihlal edildiğini iddia etmiştir.
Ayrıca, Sözleşmenin 14. maddesinde değinilen ayrımcılık yasağına aykırı bir durumun mevcut olduğunu iddia etmiştir.
A. Kabul edilebilirlik üzerine
18-21. Hükümet, başvuru sahibinin iç hukuk yollarını tüketmeden, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine müracaatta bulunduğunu, Ceza Muhakemeleri Kanununun 322. maddesine istinaden Yargıtay'ın kararının tashih edilmesi talebinde bulunması gerektiği halde bulunmadığını belirtmiştir.
Başvuru sahibi, hükümetin bu iddiasını reddederek, iç hukukta karar tashihi metodunun etkili bir yöntem olmadığını iddia etmiştir. Mahkeme, önceki içtihatlarından doğan kriterlerin ışığında (Çıraklar v. Türkiye davasına bakınız) elindeki verilerden hareketle bu davanın esasının incelenmesi gerektiğine kanaat getirmiştir.
B. Esas üzerine
1. DGM'nin bağımsızlık ve tarafsızlığı üzerine
22-24. Mahkeme, dava konusu olaylarla ilgili Hükümetin önceki davalardan farklı bir karar verilmesini gerektirecek hiçbir argüman sunmadığını ifade etmektedir. Mahkeme, bu sebeplerle davacıları yargılayıp mahkum ettiği esnada İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesinin bağımsız ve tarafsız olmadığına ve Sözleşmenin 6. maddesinin 1. fıkrasının ihlal edildiğine hükmetmiştir.
2. Devlet Güvenlik Mahkemesi ve Yargıtay önündeki adli prosedürün hakkaniyeti üzerine
27-36. Mahkeme, daha önceki benzer davalarda bağımsızlık ve tarafsızlık eksikliği bulunan mahkemelerin her hal ve şartta yargısına tabi insanlara hakkaniyete uygun bir muhakeme sunamayacağına hükmettiğini hatırlatmıştır. Ancak başvuru sahibinin bağımsız ve tarafsız bir muhakemeye sahip olmadığı iddialarının kabul edilmesiyle birlikte, mevcut dilekçede yer alan Sözleşmenin 6. maddesinin diğer fıkraları ile 14. maddenin ihlali iddiasının incelenmesine lüzum olmadığına karar vermiştir.
II. SÖZLEŞMENİNİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
27-32. Başvuru sahibi, manevi tazminat olarak 60.000 Euro ve mahkeme masrafları için 10.000 Euro talep etse de Mahkeme, Sözleşmenin ihlal edildiğinin ortaya çıkarılmasının haddi zatında manevi tazminat yerine kabul edilebileceğini ifade etmiştir.
630 Euro avukat ücreti düşülmek kaydıyla masraflar için 2.000 Euro tazminat ödenmesini ve bu miktarlara uygulanacak faiz oranının Avrupa Merkez Bankasının borç faiz oranının % 3 fazlası olarak tespit edilmesini uygun bulmuştur.
TÜM BU NEDENLERLE MAHKEME, OYBİRLİĞİYLE;
1- Davanın kabul edilebilirliğine,
2- İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesinin bağımsızlık ve tarafsızlık niteliklerinin eksikliğinden dolayı Sözleşmenin 6. maddesinin 1. fıkrasının ihlal edildiğine,
3-Sözleşmenin 6. Maddesinden doğan diğer iddiaların ve 14. maddesinin ihlali iddiasının incelenmesine lüzum olmadığına,
4-Mevcut kararın, talep edilen manevi tazminat yerine geçen hakkaniyete uygun bir tazmin olduğuna,
5-Ayrıca;
a)Davalı Devletin Sözleşmenin 44 & 2. maddesine göre, kararın kesinleşeceği tarihten itibaren 3 ay içinde 660 Euro avukat ücreti düşülmek ve ödeme günündeki kur üzerinden Türk Lirasına çevrilmek kaydıyla başvuru sahibine masrafları için 2.000 Euro ödemesine;
b) Bu tutara belirtilen sürenin bitiminden itibaren ödeme yapılıncaya kadar Avrupa Merkez Bankasının borç faiz oranının % 3 fazlasıyla faiz uygulanmasına,
6- Hakkaniyete uygun ilave tazminat talebinin reddine karar vermiştir.
Full & Egal Universal Law Academy