(AİHS m. 6, 14, 35, 41) (765 S. K. m. 168)
Başvuru No: 53431/99
PROSEDÜR VE OLAYLAR
1-6. Davanın temelinde, Türkiye Cumhuriyeti uyruğuna tabi, 1969 doğumlu Binali Gençel isimli şahsın, Türkiye Cumhuriyeti aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne sunduğu 53431/99 sayılı başvuru dilekçesi bulunmaktadır. Başvuru sahibi 17 Ocak 1997 tarihinde yasadışı PKK örgütü üyesi olmak suçundan polis tarafından yakalanmıştır.
7-10. 31 Ocak 1997 günü geçici olarak tutuklanması emrini veren İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi nöbetçi hakimliği önüne çıkartılmıştır. 20 Mart 1997 tarihinde Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı, şahsın yasadışı örgüt üyesi olmak suçundan dolayı Türk Ceza Kanununun 168. maddesi kapsamında yargılanmasını talep etmiştir. 29 Aralık 1997 tarihinde, bir asker ve iki sivil hakimden oluşan İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi, şahsı isnat edilen suçlardan dolayı suçlu bularak 18 yıl 9 ay ağır hapis cezasına mahkum etmiştir. Yargıtay 4 Mart 1999 günü ilk mahkemenin verdiği kararı onamıştır.
HUKUKİ BOYUT
I. SÖZLEŞMENİN 6/1. MADDESİ İLE 14. MADESİNİN İHLALİ İDDİASI
13. Başvuru sahibi kendisini yargılayıp mahkum eden Devlet Güvenlik Mahkemesinin bünyesinde bulunan Askeri Hakimden dolayı bağımsız ve tarafsız bir Mahkeme olmadığını ifade etmiştir. Yine, hazırlık soruşturması sırasında avukat bulundurma hakkından yoksun bırakıldığını, savunmasını hazırlaması için gereken yardım ve zamanın kendisine tanınmadığını belirterek, Yargının kendisine hakkaniyete uygun bir yargılama sağlamadığını ve Sözleşmenin 6. maddesinin ihlal edildiğini iddia etmiştir.
A. Kabul edilebilirlik üzerine
14. Hükümet, Sözleşmenin 35&1. maddesinde zikredilen 6 aylık süreye uyulmadığı gerekçesiyle Mahkemeden davayı reddetmesini talep etmiştir. (
)
15-16. Mahkeme, benzer dava olan Özdemir v. Türkiye kararına atıfta bulunarak Hükümetin bu talebini reddetmiş ve önceki içtihatlarından doğan kriterlerin ışığında (Çıraklar v. Türkiye davasına bakınız) elindeki verilerden hareketle bu davanın esasının incelenmesi gerektiğine kanaat getirmiştir.
B. Esas üzerine
1. DGM'nin bağımsızlık ve tarafsızlığı üzerine
17-19. Mahkeme dava konusu olaylarla ilgili Hükümetin önceki davalardan farklı bir karar verilmesini gerektirecek hiçbir argüman sunmadığını ifade etmiştir. Başvuru sahibinin yargılandığı ve mahkum edildiği Mahkemedeki hakimlerden birinin askeri hakim olması münasebetiyle, İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesinin tarafsız ve bağımsız olmadığına ve Sözleşmenin 6. maddesinin 1. fıkrasının ihlal edildiğine hükmetmiştir.
2. Adli prosedürün hakkaniyeti üzerine
20-21. Mahkeme, daha önceki benzer davalarda bağımsızlık ve tarafsızlık eksikliği bulunan mahkemelerin her hal ve şartta yargısına tabi insanlara hakkaniyete uygun bir muhakeme sunamayacağına hükmettiğini hatırlatmıştır. Ancak başvuru sahibinin bağımsız ve tarafsız bir muhakemeye sahip olmadığı iddiasının kabul edilmesiyle birlikte bu şikayetin incelenmesine lüzum olmadığına karar vermiştir.
II. SÖZLEŞMENİNİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
22-28. Mahkeme başvuru sahibine maddi tazminat ödenmesine gerek olmadığına, Sözleşmenin ihlal edildiğinin ortaya çıkartılmasının da haddi zatında manevi tazminat yerine kabul edilebileceğine hükmetmiştir.
TÜM BU NEDENLERLE MAHKEME, OYBİRLİĞİYLE;
1- Davanın kabul edilebilirliğine,
2- İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesinin bağımsızlık ve tarafsızlık niteliklerinin eksikliğinden dolayı Sözleşmenin 6. maddesinin 1. fıkrasının ihlal edildiğine,
3- Sözleşmenin 6. Maddesinden doğan diğer iddiaların incelenmesine lüzum olmadığına,
4- Mevcut kararın, talep edilen manevi tazminat yerine geçen hakkaniyete uygun bir tazmin olduğuna karar vermiştir.
Full & Egal Universal Law Academy