(AİHS. m. 6, 41, 44) (765 S. K. m. 168)
Başvuru No: 53968/00
Karar Tarihi: 13 Kasım 2003
PROSEDÜR VE OLAYLAR
1-6. Davanın temelinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti uyruğuna tabi, 1965 doğumlu İsmail Güneş isimli şahsın, anılan ülke aleyhine verdiği Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne 53968/00 sayılı başvuru dilekçesi bulunmaktadır. Başvuru sahibi, 14 Aralık 1993 tarihinde Özgür Gündem Gazetesinde gazetecilik yaptığı gerekçesiyle Ağrı Emniyet Müdürlüğü görevlilerince gözaltına alınmıştır. 16 Aralık 1993 günü şahıs serbest bırakılmadan önce Iğdır Cumhuriyet Savcılığı önüne çıkartılarak ifadesi alınmıştır. Aynı gün, adli tabipten alınan raporda, herhangi bir darp ve yaralama izine rastlanmadığı belirtilmiştir.
7-8. 17 Aralık 1993 tarihinde, başvuru sahibi, Iğdır Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü görevlilerince, PKK örgütüne üye olmak şüphesiyle yakalanarak göz altına alınmıştır. 18-23 Aralık 1993 tarihlerinde alınan ifadelerinde; örgüt adına bildirilerin hazırlanması ve dağıtılması ile örgütün ihtiyaçları doğrultusunda yayın yaparak propaganda yaptığını itiraf etmiştir. 24 Aralık 1993 günü Cumhuriyet Savcılığı önünde alınan ifadesinde ise, gözaltındaki itiraflarını reddetmiş ve bahse konu örgüt ile hiçbir ilişkisinin olmadığını beyan etmiştir. Aynı gün, başvuru sahibi tutuklanması talimatını veren Iğdır Ağır Ceza Mahkemesi önüne çıkartılmıştır. 6 Haziran 1994 tarihinde, Erzurum Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Savcılığı, şahsın yasadışı örgüt mensubu olduğu gerekçesiyle Türk Ceza Kanununun 168/2. maddesi kapsamında yargılanmasını talep etmiştir. Müracaat sahibi gözaltındaki ifadelerinin işkence altında alındığını belirterek, tahliyesini talep etmiştir. Mahkeme, 4 Eylül 1995 tarihinde şahsı isnat edilen suçtan ötürü suçlu bulmuş ve 12 yıl 6 ay ağır hapis cezasına çarptırmıştır. Yargıtay 5 Haziran 1996 tarihinde, ilk mahkemenin kararını bozmuştur. 13 Kasım 1997 tarihinde Devlet Güvenlik Mahkemesi ilk kararını yinelemiştir. 1 Temmuz 1999 tarihinde Yargıtay, ilk mahkemenin verdiği kararı onamıştır.
HUKUKİ BOYUT
I. SÖZLEŞMENİN 6. MADDESİNİN İHLALİ İDDİASI
19. Başvuru sahibi kendisini yargılayıp mahkum eden Devlet Güvenlik Mahkemesinin bünyesinde bulunan Askeri Hakimden dolayı bağımsız ve tarafsız bir Mahkeme olmadığını, suçluluğu kanunen sabit oluncaya kadar her sanığın masum olduğu ilkesinin ihlal edildiği, savunmanın hazırlanması için gerekli zamanın ve kolaylıkların sağlanmadığını, iddia makamının tanıklarına sağlanan imkanlarının savunmanın tanıklarına tanınmadığını belirterek, Sözleşmenin 6. maddesinin ihlal edildiğini iddia etmiştir.
A. Kabul edilebilirlik üzerine
20-23. Hükümet iki açıklamayla müracaatın kabul edilmemesi gerektiğini savunmuştur. İlk olarak, Hükümet, başvuru sahibinin iç müracaat yollarını tüketmeden konuyu Mahkemeye intikal ettirildiğini belirterek başvurun reddini talep etmiştir. İkinci olarak ise, Sözleşmenin 35&1. maddesinde zikredilen 6 aylık süreye uyulmadığı gerekçesiyle Mahkemeden başvurunun reddini istemiştir. (
)
24. Başvuru sahibi, Hükümetin bu iddialarını reddetmiştir.
25-27. Mahkeme, Hükümetin yukarıda belirtilen iddialarını reddederek, daha önceki içtihatlarından doğan kriterleri ışığında (Çıraklar v. Türkiye davasına bakınız) ve elindeki veriler kapsamında bu davanın esasının incelenmesi gerektiğine kanaat getirmiştir.
B. Esas üzerine
1. DGM'nin bağımsızlık ve tarafsızlığı üzerine
27-30. Mahkeme dava konusu olaylarla ilgili Hükümetin önceki davalardan farklı bir karar verilmesini gerektirecek hiçbir argüman sunmadığını ifade etmiştir. Başvuru sahibinin yargılandığı ve mahkum edildiği Mahkemedeki hakimlerden birinin askeri hakim olması münasebetiyle, Erzurum Devlet Güvenlik Mahkemesinin tarafsız ve bağımsız olmadığına ve Sözleşmenin 6. maddesinin 1. fıkrasının ihlal edildiğine hükmetmiştir.
2. Adli prosedürün hakkaniyeti üzerine
31-33. Hükümet herhangi bir ihlal olduğunu reddetmektedir. Mahkeme, daha önceki benzer davalarda bağımsızlık ve tarafsızlık eksikliği bulunan mahkemelerin her hal ve şartta yargısına tabi insanlara hakkaniyete uygun bir muhakeme sunamayacağına hükmettiğini hatırlatmıştır. Ancak başvuru sahibinin bağımsız ve tarafsız bir muhakemeye sahip olmadığı iddiasının kabul edilmesiyle birlikte, bu hakkaniyetsizlik iddiasının incelenmesine lüzum olmadığına karar vermiştir.
II. SÖZLEŞMENİNİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
34-39. Başvuru sahibi manevi tazminat olarak toplam 19.176 Euro talep etse de, Mahkeme, Sözleşmenin ihlal edildiğinin ortaya çıkarılmasının haddi zatında manevi tazminat yerine kabul edilebileceğine hükmetmiştir.
Mahkeme müracaat sahibine masraflar için 1.500 Euro ödenmesini ve bu miktarlara uygulanacak faiz oranının Avrupa Merkez Bankasının borç faiz oranının % 3 fazlası olarak tespit edilmesini uygun bulmuştur.
TÜM BU NEDENLERLE MAHKEME, OYBİRLİĞİYLE;
1- Davanın kabul edilebilirliğine,
2- Erzurum Devlet Güvenlik Mahkemesinin bağımsızlık ve tarafsızlık niteliklerinin eksikliğinden dolayı Sözleşmenin 6. maddesinin 1. fıkrasının ihlal edildiğine,
3- Sözleşmenin 6. Maddesinden doğan diğer iddiaların incelenmesine lüzum olmadığına,
4- Mevcut kararın, talep edilen manevi tazminat yerine geçen hakkaniyete uygun bir tazmin olduğuna
5- Ayrıca,
a) Davalı Devletin Sözleşmenin 44 & 2. Maddesine göre, kararın kesinleşeceği tarihten itibaren 3 ay içinde masraflar için öngörülen 1.500 Euro'nun ödeme günündeki kur üzerinden Türk Lirasına çevrilmek kaydıyla başvuru sahibine ödemesine;
b) Bu tutara belirtilen sürenin bitiminden itibaren ödeme yapılıncaya kadar Avrupa Merkez Bankasının borç faiz oranının % 3 fazlasıyla faiz uygulanmasına,
6- Hakkaniyete uygun ilave tazminat talebinin reddine karar vermiştir.
Full & Egal Universal Law Academy