(Başvuru No: 54501/00)
10 KASIM 2004
Başvuru sahibi, yasa dışı terör örgütü Dev-Sol mensubu olmak şüphesi ile güvenlik güçlerince yakalanarak gözaltına alınmıştır. Yapılan yargılaması neticesinde terör örgütüne mensup olmaktan mahkum olan başvuru sahibi, kendisini yargılayan Devlet Güvenlik Mahkemesinin, adil bir yargılanma yapmadığını iddia ederek Sözleşmenin 6. maddesinin ihlali iddiasıyla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvurmuştur.
Mahkeme ise oybirliğiyle;
1. Başvurunun kabul edilebilir olduğuna;
2. Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesinin bağımsızlık ve tarafsızlıktan yoksun olduğu için, Sözleşmenin 6§1. maddesinin ihlal edildiğini;
3. Sözleşmenin 6. maddesinden kaynaklanan diğer şikayetlerin incelenmesinin gerekli olmadığına;
4. Mevcut kararın, kendi başına, yeterli manevi zarar oluşturduğuna;
5. a) Davalı Devletin, davanın kesinleşeceği günden sonraki 3 ay içerisinde, Anlaşmanın 44§ 2. maddesi gereğince, başvuru sahibine, 2200 EUR (iki bin iki yüz EUR) ;
b) Gecikme faizleri oranın, Avrupa Merkez Bankası tarafından uygulanan faiz oranın % 3 oranında artırılarak uygulanmasına;
6. Hakkaniyete dair diğer taleplerin reddine karar vermiştir.
KARARDA ATIF YAPILAN DİĞER KARARLAR
1. Özel v. Türkiye, no 42739/98.
2. Gençel v. Türkiye, no 53431/99.
3. Özdemir v. Türkiye, no 59659/00.
4. Çıraklar v. Türkiye, 28 Ekim 1998.
5. İncal v. Türkiye, 9 Haziran 1998.
6. Findlay v. Birleşik Krallık, 25 Şubat 1997.
PROSEDÜR
1-3. Davanın kaynağında, bir Türk vatandaşı olan Volkan Aydın'ın (başvuru sahibi), Temel Özgürlük ve İnsan Haklarının Korunması Avrupa Sözleşmesi'nin ("Sözleşme") 34. maddesine dayanarak Sözleşme'nin 6/1 maddesinin ihlali iddiası ile Türkiye Cumhuriyeti aleyhine, 12 Ocak 2000 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Komisyonu'na yaptığı 54501/00 başvuru bulunmaktadır.
Başvuru sahibi, Ankara'da avukatlık yapan M. C. Erkat tarafından temsil edilmiştir. Türk Hükümeti (Hükümet) kendi görevlisi tarafından temsil edilmiştir.
7 Mart 2002'de, Mahkeme, başvurunun kısmen kabul edilemez olduğunu belirtmiş ve başvurunun kalan kısmını Hükümete iletmeye karar vermiştir. Aynı zamanda, Sözleşmenin 29§3 hükmüne dayanarak, başvurunun kabul edilebilirliğinin ve esasının incelenmesine karar vermiştir.
OLAYLAR
I. DAVAYI MEYDANA GETİREN OLAYLAR
4. Başvuru sahibi Volkan Aydın Türk vatandaşıdır ve kendisinin doğum yılı 1977'dir. Başvurunun yapıldığı esnada Ankara'da ikamet etmektedir.
5. 10 Nisan 1997'de, sol görüşlü bir gazetede gazetecilik yapan başvuru sahibi, polisler tarafından, çalışma bürosunda, yasa dışı silahlı bir örgüt olan Dev-Sol üyesi olmak şüphesiyle yakalanmıştır. Polisler çeşitli belgelere el koymuştur.
6. 14 Nisan 1997'de, Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi, başvuru sahibinin geçici tutukluluğuna karar vermiştir.
7. 29 Nisan 1997'de, Devlet Güvenlik Mahkemesi Savcısı, başvuru sahibinin, yasadışı silahlı bir örgüte üye olmak ve bu örgütün militanlarının yaptığı şiddet içeren eylemelerin savunuculuğunu yapan yayınlar hazırlamak ve dağıtmaktan Ceza Kanunun 168. maddesine dayanarak mahkum edilmesini talep etmiştir.
8. 8 Aralık 1997 tarihli kararla, Devlet Güvenlik Mahkemesi, başvuru sahibini, silahlı bir örgüte yardım ve yataklık etmekten ve bu örgüt tarafından yapılan şiddet içeren eylemelerin savunuculuğunu yapan yayınları dağıtmak için hazırlamaktan suçlu bulmuş ve ceza yasasının 168. maddesi uyarınca 3 yıl müddetle kamu hizmetlerine katılma yasağıyla, dört buçuk yıl hapse mahkum etmiştir.
9. Başvuru sahibi, Yargıtay'a başvurmuştur.
10. Başvuru sahibinin ve avukatının yokluğunda, 12 Temmuz 1999 tarihinde açıklanan, 5 Temmuz 1999 tarihli kararla, Yargıtay alınan kararı onamıştır.
11. 23 Temmuz 1999 tarihinde, Yargıtay'ın karar metni, Devlet Güvenlik Mahkemesinin kaleminde bulunan dosyaya iletilmiş böylece taraflar hüküm giymiştir. Dava dosyası kapanmıştır.
12. 21 Aralık 2000'de başvuru sahibi aftan yararlanarak şartlı tahliye edilmiştir.
II. İLGİLİ İÇ HUKUK
13. İlgili iç hukuk ve uygulamalar, Özel v. Türkiye (no 42739/98§§ 20 - 21, 7 Kasım 2002) ve Gençel v.Türkiye (no 534331/99§§ 11 - 12, 23 Ekim 2003) kararında belirtilmiştir.
HUKUKİ BOYUT
I. SÖZLEŞMENİN 6. MADDESİNİN İHLALİ İDDİASI
14. Başvuru sahibi, kendisini yargılayan ve mahkum eden Devlet Güvenlik Mahkemesi'nin, bünyesinde askeri bir yargıç bulundurması nedeniyle, kendisine adil bir yargılanma sağlayamadığını ve mahkemenin bağımsız ve tarafsız olmadığını ileri sürmektedir. Aşağıda bir kısmı verilen, Sözleşme'nin 6 § 1. maddesinin ihlal edildiğini savunmaktadır:
"1. Herkes, gerek medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili nizalar, gerek cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda karar verecek olan, yasayla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından davasının makul bir süre içinde, hakkaniyete uygun ve açık olarak görülmesini istemek hakkına sahiptir."
A. Kabul edilebilirlik üzerine
15. Hükümet iki iddiadan söz etmiştir.
16. İlk olarak, Hükümet, Mahkeme'yi, Sözleşme'nin 35. maddesinde belirtilen altı aylık süre zarfına uyulmamasından dolayı başvuruyu reddetmeye çağırmıştır. Bu konuda, Hükümet, başvuru sahibinin, Sözleşmenin 6. maddesinden doğan şikayetlerini, ulusal mahkemelerin önünde hiçbir evrede dile getirmediğini savunmuştur. Savını desteklemek için, Mahkemenin verdiği Ahmet Sadık v. Yunanistan (15 Kasım 1996) kararına gönderme yapmıştır.
17. Mahkeme daha önce, Özel v. Türkiye kararında olduğu gibi, benzer davaları incelediğini hatırlatmıştır. Mahkeme, verdiği son kararı değiştirecek en ufak bir kanıta rastlamadığını belirterek Hükümetin savını reddetmiştir.
18. İkinci olarak, Hükümet altı aylık süre zarfının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Bu iddianın da iki evreden oluştuğunu belirtmiştir.
19. İlk etapta, Hükümet, kesin iç kararın, Yargıtay tarafından 5 Temmuz 1999'da onaylanan ve 12 Temmuz 1999'de açıklanan karar, olduğunu savunmuştur. Buradan, başvurunun, Yargıtay'ın karar tarihinden itibaren altı aylık süre içerisinde yapılmış olması gerektiğini eklemiştir.
20. Mahkeme, Yargıtay'ın 5 Temmuz 1999 tarihli tam metninde, başvuru sahibinin ve avukatının yokluğundan dolayı kesin kararın 12 Temmuz 1999'da gerçekleştiğinin ifade edildiğini belirtmiştir. Daha sonra, 23 Temmuz 1999'da bu kararın tam metni, Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesinin kalemindeki dosyaya eklenmiştir.
21. Mahkeme, Türk hukukunun Yargıtay'ın kararlarının tebliğ edilmesini öngörmediğini ve bildiri eksikliğinin yaşanması halinde, başvuru sahibinin, taraflara kararın açıklandığı tarih olan 23 Temmuz 1999 tarihinde, karar hakkında bilgi edinebilme imkanının olduğunu belirttiğini hatırlatmıştır. (mutatis mutandis, Papachelas v. Yunanistan, no 31423/96, §§ 30 - 31, CEDH 1999 - II ve Haralambidis ve diğerleri v. Yunanistan, no 36706/97, CEDH 2001; Seher Karataş v. Türkiye, no 33179/96, 9 Temmuz 2002 ve Z. Y. v. Türkiye, no 27532/95, 9 Nisan 2002). Başvuru, 12 Ocak 2000'de, yani, 6 aylık süre zarfı içerisinde yapılmıştır.
22. Böylece, Mahkeme bu alandaki iddiayı reddetmiştir.
23. İkinci etapta, Hükümet, başvuru sahibinin tarafsızlığından ve bağımsızlığından şikayetçi olduğu, İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesinin kesin iç kararının, aynı mahkeme tarafından alınan karar olduğunu, göstermiştir. Bu bakımdan, Hükümet, Yargıtay'ın bu şikayet konusunda bir karara varmaya hiçbir şekilde yetkisi olmadığını, savunmuştur. Buradan, başvuru sahibinin, başvurusunu, Devlet Güvenlik Mahkemesinin kararından itibaren altı aylık süre zarfı içerisinde, 8 Aralık 1997 gibi, yapmış olması gerektiği sonucuna varmıştır. Oysaki, başvurunun 12 Ocak 2000'de yapıldığının, altını çizmiştir. İddialarını desteklemek için, Hükümet, İpek v. Türkiye kararına gönderme yapmıştır (no 39706/98, 7 Kasım 2000).
24. Mahkeme, benzer bir iddiayı, Özdemir v. Türkiye kararında (no 59659/00 § 26, 6 Şubat 2003) olduğu gibi, reddettiğini hatırlatmıştır. Mahkeme, daha önceki sonuca ters bir tutum oluşturma gereği duymamıştır ve Hükümetin iddiasını reddetmiştir.
25. Mahkeme, içtihatları ışığı altında (Çıraklar v. Türkiye, 28 Ekim 1998 tarihli karar, 1998 - VII Kitap) ve kendisinde bulunan bütün yetkilere dayanarak, başvurunun esas bir incelemeye alınmasına kanaat getirmiştir. Aynı zamanda, bu durumun, başka hiçbir kabul edilemezlik gerekçesiyle örtüşmediğini saptamıştır.
B. Esas üzere
1. Devlet Güvenlik Mahkemesinin bağımsızlık ve tarafsızlığı üzerine
26. Mahkeme, birçok kez, bu özel durumdaki aynı sorunları içeren davaları ele almıştır ve Sözleşmenin 6§1. maddesinin ihlalini açığa çıkarmıştır. (Özel, §§ 33 - 34 ve Özdemir v. Türkiye, no 59659/00, §§ 35 - 36).
27. Mahkeme, mevcut davayı incelemiştir ve Hükümetin mevcut durumda, farklı bir sonuç doğurabilecek olan, en ufak bir olgu ya da bir kanıt göstermediğini saptamıştır. Devlet Güvenlik Mahkemesinde dinlenen başvuru sahibinin, içlerinde yüksek askeri mevkisi olan bir yargıcın da bulunduğu yargıçların karşısına çıkmaktan korkmasının, anlaşılır olduğuna kanaat etmiştir. Bundan dolayı başvuru sahibinin, yargılamanın bağımsızlığından ve tarafsızlığından şüphe duymasının, tarafsız olarak açığa kavuşturulduğu kabul edilebilir (İncal v. Türkiye, 9 Haziran 1998 tarihli karar, 1998 IV Kitap, sayfa 1573 § 72).
28. Mahkeme, İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi'nin başvuru sahibini yargılayıp cezalandırılmasının, Sözleşme'nin 6§1. maddesine göre, bağımsız ve tarafsız bir yargılama sağlamadığı sonucuna varmıştır.
2. Cezai Yargılama Usulünün Adilliği Üzerine
29. Hükümet bir ihlalin varlığını reddetmiştir.
30. Mahkeme, daha önce benzer davaları kararlaştırdığını ve bağımsızlık ve tarafsızlıktan yoksun bir yargının, bütün varsayımları göz önüne alarak, yargısı altındaki şahıslara, adil bir dava sunamayacağını hatırlatmıştır.
31. Başvuru sahibin davasının tarafsız ve bağımsız olmayan bir mahkeme tarafından gerçekleştirilmiş olması ve yukarıda tespit edilen ihlal kararını göz önünde bulundurarak, Mahkeme, mevcut şikayetin incelenmesine gerek olmadığı kanısına varmıştır. (Çıraklar, sayfa 3074, §§ 44 - 45)
II. SÖZLEŞMENİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
32. Sözleşme'nin 41. maddesi aşağıdaki hükmü ihtiva etmektedir:
"Mahkeme, bu Sözleşme veya protokollerin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili yüksek taraf devletin iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, mahkeme, gerektiği takdirde hakkaniyete uygun bir surette zarar gören tarafın tatminine hükmeder."
A. Maddi ve Manevi Tazminat
33. Başvuru sahibi, maddi ve manevi açıdan zarar gördüğünü ileri sürerek, sırasıyla 100.000 Fransız frankı ve 150.000 Fransız frankı talep etmiştir.
34. Hükümet bu taleplere itiraz etmiştir.
35. İleri sürülen maddi tazminat ile ilgili olarak, eğer Devlet Güvenlik Mahkemesi Sözleşme'ye aykırı bir davranış göstermişse, Mahkeme, yargılama usulünün sonuçları üzerinde düşünmez. Bu durumda, başvuru sahibine, herhangi bir tazminat ödenmesi söz konusu olmaz (Findlay v. Birleşik Krallık, 25 Şubat 1997 tarihli karar, 1997 - I sayfa 284§ 85).
36. Manevi zarara gelince, Mahkeme, dava koşulları dâhilinde bir ihlal kararının tespitinin manevi zarar için yeterli olacağına karar vermiştir (Çıraklar, sayfa 3074§ 49).
37. Eğer Mahkeme bir başvuru sahibinin cezasının, 6§1. madde bağlamında, bağımsız ve tarafsız olmayan bir mahkeme tarafından yargılandığı sonucuna varırsa, temelde en uygun düzeltme şeklinin, başvuru sahibinin zamanında, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından tekrar yargılanması olacağı kanısındadır.
B. Mahkeme Harcı ve Masrafları
38. Başvuru sahibi, aynı zamanda, Mahkeme ve ulusal mahkemeler ve masrafları için, 30.000 FRF talep etmiştir. Başvuru sahibi en ufak bir ispatlayıcı belge göstermemiştir.
39. Hükümet bu taleplere itiraz etmiştir.
40. Sahip olduğu yetkilere dayanarak, Mahkeme, adil bir biçimde, başvuru sahibine 2.200 EUR ödenmesini uygun görmüştür.
C. Gecikme Faizi
41. Mahkeme, gecikme faizi oranın, Avrupa Merkez Bankası tarafından uygulanan faiz oranın % 3 oranında artırılarak tespit edilmesinin uygun olacağına karar vermiştir.
BU GEREKÇELERLE, MAHKEME OY BİRLİĞİYLE,
1. Başvurunun kabul edilebilir olduğuna;
2. Devlet Güvenlik Mahkemesinin bağımsızlık ve tarafsızlıktan yoksun olduğu için, Sözleşmenin 6§1. maddesinin ihlal edildiğine;
3. Sözleşmenin 6. maddesinden kaynaklanan diğer şikayetlerin incelenmesinin gerekli olmadığına;
4. Mevcut kararın, kendi başına, yeterli manevi zarar oluşturduğuna;
5. a) Davalı Devletin, davanın kesinleşeceği günden sonraki 3 ay içerisinde, Anlaşmanın 44§ 2. maddesi gereğince, başvuru sahibine, 2200 EUR (iki bin iki yüz EUR) ;
b) Gecikme faizleri oranın, Avrupa Merkez Bankası tarafından uygulanan faiz oranın % 3 oranında artırılarak uygulanmasına;
6. Hakkaniyete dair diğer taleplerin reddine karar vermiştir.
Full & Egal Universal Law Academy