(Adil Yargılanma Hakkı İhlali İddiası)
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Üçüncü Daire Kararı
Başvuru No: 57561/00
Karar Tarihi: 8 Ocak 2004
PROSEDÜR VE OLAYLAR
1-5. Davanın temelinde Türkiye Cumhuriyetine karşı verilen 57561/00 sayılı başvuru dilekçesi bulunmaktadır. Söz konusu Devletin uyruğuna tabi başvuru sahibi Gürü Toprak 1960 doğumlu olup Siirt ilinde yaşamaktadır. Başvuru sahibi, yasadışı silahlı bir örgüte mensup olduğu yönündeki bir ihbarı değerlendiren Siirt Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi görevlileri tarafından 19 Mayıs 1997 tarihinde gözaltına alınmıştır. Emniyette verdiği ifadede başvuru sahibi, söz konusu örgüte aidiyetini inkâr etmemiştir.
6-11. 22 Mayıs 1995 günü Siirt Sulh Hâkimi başvuru sahibinin geçici tevkifine karar vermiştir. 26 Haziran 1997 günü Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesinde, Cumhuriyet Savcısı, yasadışı silahlı bir örgüte yardım ve yataklık yapmak iddiasıyla başvuru sahibinin, Ceza Kanununun 169. maddesi ile terörle mücadeleye ilişkin 3713 sayılı yasanın 5. maddesine istinaden mahkûm edilmesini talep etmiştir. DGM'nin 12 Aralık 1997 tarihli kararıyla başvuru sahibi kendisine atfedilen suçlardan dolayı 3 yıl ve 9 ay hapis cezasına mahkûm edilmiştir. Yargıtay, 20 Eylül 1999 tarihli kararıyla DGM'nin kararını onamıştır.
HUKUKİ BOYUT
I. SÖZLEŞMENİN 6. MADDESİNİN İHLALİ İDDİASI
13. Başvuru sahibi kendisini yargılayıp mahkûm eden Devlet Güvenlik Mahkemesinin, bünyesinde bulunan askeri hâkimden dolayı bağımsız ve tarafsız bir mahkeme olmadığını ifade etmiştir. Başvuru sahibi, gözaltındayken kendisine avukatı ile görüşme hakkı verilmediğinden, Yargının kendisine hakkaniyete uygun bir yargılama sağlamadığını ifade etmiştir. Bu sebeplerle Sözleşmenin 6. maddesinin 1. fıkrası ve 3 (c) bendinin ihlal edildiğini iddia etmektedir.
A. Kabul edilebilirlik üzerine
14-19. Hükümet, Sözleşmenin 35. maddesinde zikredilen 6 aylık süreye uyulmadığı gerekçesiyle Mahkemeden davayı reddetmesini talep etmektedir. Mahkeme, içtihadından doğan kriterler ışığında (Bakınız, 28 Ekim 1998 tarihli Çıraklar v. Türkiye davası) ve toplanan verilerin yardımıyla davanın esasının incelenmesi gerektiğine ve ayrıca davanın herhangi bir reddedilme gerekçesinin bulunmadığına kanaat getirmiştir.
B. Esas üzerine
1. Devlet Güvenlik Mahkemesinin bağımsızlık ve tarafsızlığı üzerine
20-22. Mahkeme, Hükümetin dava konusu olaylarla ilgili öncekilerden farklı bir karar verilmesini gerektirecek herhangi bir argüman sunmadığını ifade etmektedir. Mahkeme bu sebeplerle başvuru sahibini yargılayıp mahkûm ettiği esnada İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesinin Sözleşmenin 6. maddesinin 1. fıkrasında zikredildiği şekliyle bağımsız ve tarafsız olmadığına hükmetmektedir.
2. Adli prosedürün hakkaniyeti üzerine
23-25. Hükümet herhangi bir ihlal olduğunu reddetmektedir. Mahkeme, daha önceki benzer davalarda bağımsızlık ve tarafsızlık eksikliği bulunan mahkemelerin her hal ve şartta yargısına tabi insanlara hakkaniyete uygun bir muhakeme sunamayacağına hükmettiğini hatırlatmıştır. Bunun üzerine başvuru sahibinin bağımsız ve tarafsız bir muhakemeye tabi tutulmadığı iddiasının Mahkeme tarafından kabul edilmesiyle birlikte mevcut iddiaların incelenmesine lüzum olmadığına karar vermiştir (bakınız, diğerleri arasında, Çıraklar v. Türkiye, 28 Ekim 1998 tarihli karar, s. 3074, §§ 44-45).
II. SÖZLEŞMENİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
26-31. Başvuru sahibi, manevi tazminat olarak 20.000 Euro, masraflar içinse 4.330 Euro talep etse de Mahkeme, bu davada Sözleşmenin ihlal edildiğinin kabul edilmesinin haddi zatında manevi tazminat olarak kabul edilebileceğini ifade etmektedir.
TÜM BU NEDENLERLE MAHKEME, OYBİRLİĞİYLE;
1- Davanın kabul edilebilirliğine,
2- Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesinin bağımsızlık ve tarafsızlık eksikliğinden dolayı Sözleşmenin 6. Maddesinin 1. fıkrasının ihlal edildiğine,
3- Sözleşmenin 6. Maddesinden doğan diğer iddiaların incelenmesine lüzum olmadığına,
4- Mevcut kararın, talep edilen manevi tazminat yerine geçen hakkaniyete uygun bir tazmin olduğuna
5- Ayrıca
a) Davalı Devletin Sözleşmenin 44 & 2. maddesi gereğince, kararın kesinleşeceği tarihten itibaren 3 ay içinde, ödeme günündeki kur üzerinden Türk Lirasına çevrilmek kaydıyla başvuru sahibine masrafları için 2.000 Euro ödemesine;
b) Bu tutara, belirtilen sürenin bitiminden itibaren ödeme yapılıncaya kadar, Avrupa Merkez Bankasının borç faiz oranının % 3 fazlasıyla uygulanmasına,
6- Hakkaniyete uygun ilave tazminat talebinin reddine karar vermiştir.
Full & Egal Universal Law Academy