(Adil Yargılanma Hakkı İhlali İddiası)
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Üçüncü Daire Kararı
Başvuru No: 57939/00
Karar Tarihi: 29 Ocak 2004
PROSEDÜR VE OLAYLAR
1-5. Davanın temelinde Türkiye Cumhuriyetine karşı verilen 57939/00 sayılı başvuru dilekçesi bulunmaktadır. Söz konusu Devletin uyruğuna tabi başvuru sahipleri Metin Murat Kalyoncugil ( M.M.K ), Ulaş Doğu Atlı ( U.D.A ) ve Ahmet Bahadır Ahiska (A.B.A ), üçü de 1970 doğumlu olup, olaylar esnasında Ankara'da ikamet etmekteydiler. Başvuru sahipleri Hacettepe Üniversitesinde öğrenciyken Ankara Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi görevlileri tarafından yasadışı Devrimci Yol örgütünün gençlik kolu olan Devrimci Gençlik kanadına üye oldukları şüphesiyle sırasıyla 27 Temmuz 1996, 16 Mart 1997 ve 10 Ekim 1998 tarihlerinde gözaltına alınmışlardır.
6-10. Başvuru sahipleri gözaltındayken kötü muameleye tabi olduklarını ve vermedikleri ifadelerini zorla imzaladıklarını iddia etmektedirler. Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesinde Hâkim huzuruna çıkarılan başvuru sahipleri sırasıyla 30 Temmuz 1996, 18 Mart 1997 ve 12 Ekim 1998 tarihlerinde geçici olarak tevkif edilmişlerdir. Başvuru sahipleri, Devlet Güvenlik Mahkemesinde Cumhuriyet Savcısının 12 Ağustos 1996, 26 Mart 1997 ve 26 Ekim 1998 tarihli iddianameleriyle Ceza Kanununun 168. ve 264. maddeleri ve 3713 sayılı terörle mücadele yasasının 5. maddesi gereğince yasadışı silahlı örgüte mensup olmak ve patlayıcı madde kullanmakla suçlamışlardır. DGM'nin 9 Kasım 1998 tarihli kararıyla M.M.K ve U.D.A, 22 Şubat 1999 tarihli kararla da A.B.A. kendilerine atfedilen suçlardan dolayı 8 yıl ve 20 gün hapis cezasına mahkum edilmişlerdir.Başvuru sahiplerinin Temyize başvurmalarının akabinde 6 Aralık 1999 tarihli kararla Yargıtay DGM'nin kararlarını onamıştır.
HUKUKİ BOYUT
I. SÖZLEŞMENİN 6. MADDESİNİN İHLALİ İDDİASI
11-12. Başvuru sahipleri kendilerini yargılayıp mahkum eden Devlet Güvenlik Mahkemesinin, bünyesinde bulunan Askeri Hâkimden dolayı bağımsız ve tarafsız bir Mahkeme olmadığını ifade etmişlerdir. Yine, gözaltı süreleri esnasında avukat haklarını kullanamadıklarından Yargının kendilerine hakkaniyete uygun bir yargılama sağlamadığını ve Sözleşmenin 6. maddesinin 1. fıkrası ile 3 (c) bentlerinin ihlal edildiğini iddia etmişlerdir.
A. Kabul edilebilirlik üzerine
13. Hükümet, Sözleşmenin 35. Maddesinde zikredilen 6 aylık süreye uyulmadığı gerekçesiyle Mahkemeden Devlet Güvenlik Mahkemesinin teşekkülü ile ilgili iddiayı ve tarafsız bir muhakemenin yapılmadığı ile ilgili iddiayı reddetmesini talep etmektedir. Hükümet ayrıca argümanlarına destek olacak Mahkemenin içtihadına atıfta bulunmaktadır (Kalan v. Türkiye, no. 73561/01, 2 Ekim 200).
14-15. Mahkeme, içtihadından doğan kriterlerin ışığında (Çıraklar v. Türkiye davasına bakınız) ve elindeki verilerin ışığında bu davanın esasının incelenmesi gerektiğine kanaat getirmiştir.
B. Esas üzerine
1. DGM'nin bağımsızlık ve tarafsızlığı üzerine
16-18. Mahkeme dava konusu olaylarla ilgili Hükümetin öncekilerden farklı bir karar verilmesini gerektirecek hiçbir argüman sunmadığını ifade etmektedir. Mahkeme bu sebeplerle başvuru sahiplerini yargılayıp mahkûm ettiği esnada Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesinin Sözleşmenin 6. maddesinin 1. fıkrasında zikredildiği şekilde bağımsız ve tarafsız olmadığına hükmetmektedir.
2. Adli prosedürün hakkaniyeti üzerine
19-21. Hükümet herhangi bir ihlal olduğunu reddetmektedir. Mahkeme, daha önceki benzer davalarda bağımsızlık ve tarafsızlık eksikliği bulunan mahkemelerin her hal ve şartta yargısına tabi insanlara hakkaniyete uygun bir muhakeme sunamayacağına hükmettiğini hatırlatmıştır. Bunun üzerine başvuru sahiplerinin bağımsız ve tarafsız bir muhakemeye sahip olamadıkları iddialarının Mahkeme tarafından kabul edilmesiyle birlikte mevcut iddiaların incelenmesine lüzum olmadığına karar vermiştir (bakınız diğerleri arasında, Çıraklar v. Türkiye, 28 Ekim 1998 tarihli karar, s. 3074, §§ 44-45).
II. SÖZLEŞMENİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
22-31. Başvuru sahipleri herhangi bir tazminat meblağı belirtmeksizin maddi ve manevi olarak zarara uğradıklarını beyan etmektedirler. Mahkeme, Sözleşmenin ihlal edildiğinin ortaya çıkarılmasının haddi zatında manevi tazminat yerine kabul edilebileceğini ifade etmiştir.
Masraflar için ise, başvuru sahiplerine 2.000 Euro tazminat ödenmesini ve bu miktara uygulanacak faiz oranının Avrupa Merkez Bankasının borç faiz oranının % 3 fazlası olarak tespit edilmesini uygun bulmuştur.
TÜM BU NEDENLERLE MAHKEME, OYBİRLİĞİYLE;
1- Davanın kabul edilebilirliğine,
2- Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesinin bağımsızlık ve tarafsızlık eksikliğinden dolayı Sözleşmenin 6. maddesinin 1. fıkrasının ihlal edildiğine,
3- Sözleşmenin 6. Maddesinden doğan diğer iddianın incelenmesine lüzum olmadığına,
4- Mevcut kararın, talep edilen manevi tazminat yerine geçen hakkaniyete uygun bir tazmin olduğuna
5- Ayrıca
a) Davalı Devletin Sözleşmenin 44 & 2. maddesine göre, kararın kesinleşeceği tarihten itibaren 3 ay içinde ödeme günündeki kur üzerinden Türk Lirasına çevrilmek kaydıyla başvuru sahiplerine masrafları için 2000 Euro ödemesine;
b) Bu tutara belirtilen sürenin bitiminden itibaren ödeme yapılıncaya kadar Avrupa Merkez Bankasının borç faiz oranının %3 fazlasıyla uygulanmasına,
6- Hakkaniyete uygun ilave tazminat talebinin reddine karar vermiştir.
Full & Egal Universal Law Academy