(AİHS. m. 6, 35) (3713 S. K. m. 8) (647 S. K. m. 4)
(Adil Yargılanma Hakkı İhlali İddiası)
Başvuru No: 59234/00
Karar Tarihi: 13 Aralık 2003
Kararı Fransızca aslından çeviren: Fikret TİREN, Komiser, İnterpol Daire Başkanlığı
PROSEDÜR VE OLAYLAR
1-5. Davanın temelinde Türkiye Cumhuriyeti uyruğuna tabi, 1979 doğumlu Eren Al, 1979 doğumlu Embiya Karakuş ve 1974 doğumlu Mesut Kaynak isimli şahısların, anılan ülke aleyhine, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine sunduğu 59234/00 sayılı dilekçesi bulunmaktadır.
6-15. Başvuru sahipleri, 21 Mart 1998 tarihinde İzmir'de düzenlenen Nevruz kutlamaları sırasında, bölücü propaganda yapmak ve PKK lehine slogan atmak suçlarından İzmir Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince gözaltına alınmışlardır. 24 Mart 1998 tarihinde, İzmir DGM Cumhuriyet Savcısı tarafından dinlenilmişler ve söz konusu kutlamalara katıldıklarını kabul etmişlerdir. Ancak başvuru sahiplerinden, Al ve Kaynak, PKK lehine slogan attıklarını reddetmişlerdir. Karakuş ise yalnızca Nevruz ile ilgili slogan attığını belirtmiştir. Aynı gün, geçici olarak tutuklanmaları emrini veren Nöbetçi Hakim önüne çıkartılmışlardır. 25 Mart 1998 tarihinde, Cumhuriyet Savcısı başvuru sahiplerini bölücü propaganda yapmak suçlarından 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 8. maddesi uyarınca yargılanmalarını talep etmiştir. 6 Mayıs 1998 tarihinde, DGM, Kaynak'ın salıverilmesine karar vermiştir. Başvuru sahipleri, kendilerine isnat edilen suçları kabul etmemişlerdir. 10 Ağustos 1998 tarihli duruşmada, başvuru sahipleri olaylar sırasında çekilen görüntülerin incelenmesini talep etmişler. Ancak Mahkeme, bu talebi reddetmiştir. 26 Kasım 1998 tarihinde, iki sivil ve bir askeri hakimden oluşan İzmir DGM'de görülen duruşmada, bölücülük propagandası yapmak suçundan 10 ay hapis ve 5.083.333.333 Türk Lirası para cezasına çarptırılmışlardır. 647 Sayılı Yasanın 4/1. maddesi uyarınca hapis cezasının 3.000.000 TL. para cezasına dönüştürülmesine karar verilmiştir. Yargıtay, 6 Aralık 1999 tarihinde, ilk mahkemenin verdiği kararı onamıştır.
HUKUKİ BOYUT
I. SÖZLEŞMENİN 6. MADDESİNİN İHLALİ İDDİASI
18. Başvuru sahipleri, kendilerini yargılayıp mahkum eden Devlet Güvenlik Mahkemesinin bünyesinde bulunan askeri hakimden dolayı bağımsız ve tarafsız bir Mahkeme olmadığını, bu mahkeme önünde yapılan yargılamanın hakkaniyete uygun olmadığını, göz altında tutuldukları esnada avukat bulundurma haklarının kullandırılmadığını, savunmanın şahitlerinin dinlenilmesine imkan verilmediğini ve haklarındaki yargılamanın yalnızca iddialara dayandığını ifade ederek, Sözleşmenin 6. maddesinin ihlal edildiğini iddia etmişlerdir.
A. Kabul edilebilirlik üzerine
19-21. Hükümet, başvuru sahiplerinin müracaatını Sözleşmenin 35. maddesinde belirtilen 6 aylık süre içerisinde yapmadıklarını iddia ederek, başvurunun kabul edilmemesi gerektiğini bildirmiştir. Mahkeme, hükümetin bu talebini de reddederek, daha önceki içtihatlarından doğan kriterlerin ışığında (Çıraklar v. Türkiye davasına bakınız) ve elindeki verilerden hareketle bu davanın esasının incelenmesi gerektiğine kanaat getirmiştir.
B. Esas üzerine
1. DGM'nin bağımsızlık ve tarafsızlığı üzerine
22-24. Mahkeme dava konusu olaylarla ilgili Hükümetin önceki davalardan farklı bir karar verilmesini gerektirecek hiçbir argüman sunmadığını ifade etmiştir. Mahkeme bu sebeplerle davacıyı yargılayıp mahkum ettiği esnada İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesinin bağımsız ve tarafsız bir mahkeme olmadığını belirterek Sözleşmenin 6. maddesinin 1. fıkrasının ihlal edildiğine hükmetmiştir.
2.Adli prosedürün hakkaniyeti üzerine,
25-26. Mahkeme, daha önceki benzer davalarda bağımsızlık ve tarafsızlık eksikliği bulunan bir mahkemenin her hal ve şartta yargısına tabi insanlara hakkaniyete uygun bir muhakeme sunamayacağına hükmettiğini hatırlatmıştır. Buna karşılık, başvuru sahibinin bağımsız ve tarafsız bir muhakemeye sahip olmadığı iddiasının kabul etmekle birlikte, Cumhuriyet Başsavcısının görüşünün tebliğ edilmemesi ile ilgili hakkaniyetsizlik iddiasının incelenmesine lüzum olmadığına karar vermiştir.
II. SÖZLEŞMENİNİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
27-33. Başvuru sahiplerinden Al ve Karakuş manevi tazminat olarak her biri için 15.000 Euro, Kaynak ise 20.000 Euro talep etmiş olmalarına rağmen, Mahkeme, Sözleşmenin ihlal edildiğinin ortaya çıkarılmasının haddi zatında manevi tazminat yerine kabul edilebileceğine karar vermiştir.
Başvuru sahipleri, mahkeme masrafları için 7.520 Euro talep etmiş olmalarına rağmen, Mahkeme, başvuru sahiplerine, 2.500 Euro ödenmesine karar vermiş ve bu tutara uygulanacak faiz oranının Avrupa Merkez Bankasının borç faiz oranının % 3 fazlası olarak tespit edilmesini uygun bulmuştur.
TÜM BU NEDENLERLE MAHKEME, OYBİRLİĞİYLE;
1. Davanın kabul edilebilirliğine,
2. İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesinin bağımsızlık ve tarafsızlık niteliklerinin eksikliğinden dolayı Sözleşmenin 6. maddesinin 1. fıkrasının ihlal edildiğine,
3. Sözleşmenin 6. Maddesinden doğan diğer iddiaların incelenmesine lüzum olmadığına,
4. Mevcut kararın, talep edilen manevi tazminat yerine geçen hakkaniyete uygun bir tazmin olduğuna,
5. Ayrıca
a) Davalı Devletin Sözleşmenin 44 & 2. Maddesine göre, kararın kesinleşeceği tarihten itibaren 3 ay içinde, mahkeme masrafları için ödemesi gereken 2.500 Euro'yu ödeme günündeki kur üzerinden Türk Lirasına çevrilmek kaydıyla başvuru sahiplerine ödemesine;
b) Bu tutara belirtilen sürenin bitiminden itibaren ödeme yapılıncaya kadar Avrupa Merkez Bankasının borç faiz oranının % 3 fazlasıyla faiz uygulanmasına,
6. Hakkaniyete uygun olmayan ilave tazminat talebinin reddine karar vermiştir.
Full & Egal Universal Law Academy