(AİHS m. 6, 35, 41) (765 S. K. m. 125)
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 3. Daire Kararı
Başkan: G. Ress Üyeler: I. Cabral Barreto, L. Caflisch, R. Türmen, J. Hedigan, H.S. Greve ve K. Traja
Başvuru No: 59659/00
Karar Tarihi: 6 Şubat 2003
(Kararı Fransızca aslından çevirerek özetleyen: Abdullah AKKAYA, Emniyet Amiri, İçişleri Bakanlığı DİAB)
Başvuru sahibi, 1995 yılında bir arabaya molotof kokteyli atmış ve iki kişinin ölümüne ve iki kişinin de yaralanmasına sebep olmuştur. Yakalanmasını akabinde İstanbul DGM'de yargılanmış ve hakkında hapis cezası verilmiştir. Başvuru sahibinin Sözleşme ihlali iddiası da kendisini yargılayan mahkemenin tarafsızlık ve bağımsızlıktan uzak olmasına dayanmaktadır. Hükümet, DGM'lerdeki tüm hakimlerin bağımsız oldukları iddiasını yenilemiş ise de,
Mahkeme ise oybirliğiyle;
1. Başvurunun kabul edilebilirliğine;
2. Sözleşmenin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine,
3. Sözleşmenin 6. maddesine göre iddia edilen diğer şikayetlerin incelenmesine yer olmadığına;
4. Halihazır kararın bizzat kendisinin iddia edilen manevi zarar için hakkaniyetli tatmin oluşturduğuna;
5. Davalı hükümetin başvuru sahibine harcama ve masrafları için karar tarihinden itibaren 3 aylık süre içinde katma değer vergisi üzerinden
tüm vergi ve harçlar da olmak üzere 3 000 Euro ödemesine ve belirtilen sürede ödenmemesi durumunda bu tutarın Avrupa Merkez Bankası değerlerine eşit basit faizle arttırılmasına
6. Hakkaniyete dair diğer taleplerin reddine karar vermiştir.
PROSEDÜR
1-10. Davanın temelinde Türkiye Cumhuriyetine karşı verilen 59659/00 sayılı başvuru dilekçesi bulunmaktadır. Söz konusu Devletin uyruğu Tekin Özdemir (başvuru sahibi), İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunması Sözleşmesinin 34. Maddesi gereğince, 02 haziran 2000 tarihinde Mahkemeye başvurmuştur.
OLAYLAR
11-12. Başvuru sahibi 1975 doğumlu Türk vatandaşıdır ve halen Davutpaşa Cezaevinde hapis yatmaktadır. 14 Mart 1995 tarihinde bir araç üzerine atılan molotof kokteyli iki kişinin ölümüne ve iki kişinin de yaralanmasına neden olmuştur. Bu olayın ardından, birden fazla sayıda kişi yasadışı silahlı örgüt PKK üyesi şüphesiyle polis tarafından yakalanmış ve bu kişiler belirtilen saldırının failleri olmakla suçlanmışlardır.
14. Başvuru sahibi 2 Aralık 1995 tarihinde askerlik görevini yaptığı Edirne'de yakalanmış, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesinde, saldırıya iştirak etmiş olma şüphelisi olarak gözaltına alınmıştır.
15. Gözaltı süresi içinde, kendisi molotof kokteylini attığını itiraf etmiş, diğer zanlılar da aynı yönde ifade vermişler ve molotof kokteylini aracın üzerine başvuru sahibinin attığını belirtmişlerdir.
16. 6 Aralık 1995'te başvuru sahibi öncelikle İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi savcısınca dinlenmiş, savcı ilgiliyi Hakime sevk etmiş ve hakim de geçici olarak tutuklanması kararını vermiştir. Ancak başvuru sahibi savcı ve hakim önünde PKK ile hiçbir bağının olmadığını ve Mart 1995'te meydana gelen olaylarda yer almadığını savunmuş, poliste verdiği ifadesini reddetmiş ve zorla imzalatıldığını iddia etmiştir.
17. Başvuru sahibi bir üyesi askeri hakim olan Devlet Güvenlik Mahkemesi heyetince yargılanmış ve devletin bütünlüğüne zarar verici ayrılıkçı eylemlere iştirak etmiş olmaktan Savcılık iddianamesiyle Ceza Kanununun 125. Maddesi gereğince mahkumiyeti talep edilmiştir.
18. DGM heyeti önünde başvuru sahibi kendisine karşı yüklenilen suçlamaları reddetmiştir. Aynı şekilde PKK ile hiçbir bağının olmadığını savunmuş ve hazırlık soruşturmasında poliste düzenlenen yer gösterme ve yüzleştirme tutanaklarını inkar etmiştir.
19. 25 Haziran 1997 tarihli kararıyla DGM başvuru sahibini kendisine suçlu bulmuş ve Ceza Kanununda belirtilen maddesi gereğince önce idam cezasına daha sonra hafifleştirerek müebbet hapis cezasına mahkum etmiştir. Kararda başvuru sahibinin inkar etmesine karşın, özellikle polis tarafından düzenlenen yer gösterme ve yüzleştirme tutanakları ile başvuru sahibinin bunları destekleyici mahiyetteki ifadelerinin mahkumiyet kararını doğruladığı belirtilmiştir.
20. Yargıtay'ın 2 Aralık 1999 tarihli kararıyla bu karar onanmıştır.
HUKUKİ BOYUT
I. SÖZLEŞMENİN 6. MADDESİNİN İHLALİ İDDİASI
23. Başvuru sahibi, Devlet Güvenlik Mahkemesinin üyeleri arasında askeri hakim bulunmasından dolayı "tarafsız ve bağımsız bir mahkeme" olmadığını iddia etmiştir. Aynı zamanda bu yargılamanın, gözaltı süresince avukatının olmamasından dolayı kendisine adil bir yargılama imkanı sağlamadığını savunmuştur.
24-25. Hükümet ise, Mağdurun (başvuru sahibinin) Sözleşmenin 35. Maddesinde öngörülen, kararın iç hukukta başvuru yollarının etkisizliğinin kesinleştiği zamana karşılık gelen altı aylık süreye uymadığından ayrıca Yargıtay'ın DGM üyelerinin oluşumu ölçüleri içinde bu tür şikayetleri değerlendirmekte tamamen yetkili olmamasının ve meydana gelen olaylarda hazırlık soruşturması esnasında avukat bulundurulmamasının o dönemde yürürlükte olan iç hukuk çerçevesinde olduğundan bahisle Mahkemenin başvuruyu reddetmesini talep etmiştir.
26-27. Mahkeme ise Hükümetin bu taleplerini reddetmiştir.
28-32. Bunun yanında Hükümet DGM'ne hakimlerin atanmasını sağlayan anayasal hükümlerin ve adli görevlerin uygulanması yetkilerini kullanan askeri hakimlerin atanmasına ilişkin yasanın Sözleşmenin 6 & 1 Maddesinde belirtilen bağımsızlık ve tarafsızlık ilkesine tamamıyla uygunluk içerisinde olduğunu; bunun yanında 18 Haziran 1999'da yapılan Anayasa maddesi değişikliğini takiben askeri hakim ve savcıların görevlendirilmesine hükmeden 4390 sayılı yasanın 22 Haziran 1999 tarihinde son bulduğunu belirterek esas bakımından başvuru sahibinin Sözleşmenin belirtilen maddesinin ihlali şikayetinden yararlanamayacağını ileri sürmüştür. Başvuru sahibi de kendisine verilen mahkumiyet kararının 27 Haziran 1997 tarihinde İstanbul DGM'si tarafından verildiğinin altını çizmiştir.
33-41. Mahkeme ise DGM hakim ve savcılarının özlük hakları, terfileri ve sicillerinin askeri makamlara ait olduğuna, başvuru sahibinin mahkumiyet kararının verildiği İstanbul DGM'sinin belirtilen tarihte tarafsız ve bağımsız mahkeme olmadığına ve Sözleşmenin 6. maddesinin ihlal edildiğine karar vermiştir.
II. 41. MADDENİN UYGULANMASI
43-50. Mahkeme, başvuru sahibinin tazminat taleplerine karşılık halihazır kararın bizzat kendisinin iddia edilen manevi zarar için hakkaniyetli tatmin oluşturduğuna ve davalı hükümetin başvuru sahibine harcama ve masrafları için karar tarihinden itibaren 3 aylık süre içinde katma değer vergisi üzerinden tüm vergi ve harçlar da dahil olmak üzere 3.000 Euro ödemesi ile belirtilen sürede ödenmemesi durumunda bu tutarın Avrupa Merkez Bankası değerlerinin yüzde üç fazlası faizle arttırılmasına karar vermiştir.
TÜM BU NEDENLERLE MAHKEME, OYBİRLİĞİYLE,
1. Başvurunun kabul edilebilirliğine;
2. Sözleşmenin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine,
3. Sözleşmenin 6. maddesine göre iddia edilen diğer şikayetlerin incelenmesine yer olmadığına;
4. Halihazır kararın bizzat kendisinin iddia edilen manevi zarar için hakkaniyetli tatmin oluşturduğuna;
5. Davalı hükümetin başvuru sahibine harcama ve masrafları için karar tarihinden itibaren 3 aylık süre içinde katma değer vergisi üzerinden tüm vergi ve harçlar da olmak üzere 3 000 Euro ödemesine ve belirtilen sürede ödenmemesi durumunda bu tutarın Avrupa Merkez Bankası değerlerine eşit basit faizle arttırılmasına
6. Hakkaniyete dair diğer taleplerin reddine karar vermiştir.
Full & Egal Universal Law Academy