(Başvuru no. 66848/01)
KARAR STRAZBURG
2 Şubat 2006
Bu karar AÎHS 'nin 44 § 2 maddesinde belirtilen şartlarda kesinlik kazanacaktır. Ancak, şekle ilişkin değişiklik yapılabilir.
Yayan - Türkiye davasında
Avrupa İnsan hakları Mahkemesi (Üçüncü Daire),
Başkan BM. ZUPANCIC,
Yargıçlar L.CAFLISCH,
R.TÜRMEN,
M.TSATSA-NIKOLOVSKA,
V.ZAGREBELSKY,
A.GYULUMYAN,
DAVID THOR BJÖRGVINSSON ve
Yazı İşleri Müdürü V.BERGER'in katılımı ile 12 Ocak 2006 tarihinde toplanmış ve anılan tarihte izleyen kararı almıştır.
USUL
1. Dava, Hasan Yayan ("başvuran") isimli Türk vatandaşının, 16 Kasım 2000 tarihinde, İnsan Haklan ve Temel Hürriyetlerin Korunması Sözleşmesi'nin ("Sözleşme") 34. maddesine dayanarak Türkiye Cumhuriyeti aleyhine AIHM'ye yaptığı başvurudan (no. 66848/01) kaynaklanmaktadır.
2. Başvuran, Antalya Barosu'na bağlı Ahmet Elvan Tetik isimli avukat tarafından temsil edilmiştir. Türk Hükümeti ("Hükümet") AIHM'deki yargılama için bir Ajan tayin etmemiştir.
3. 7 Ekim 2004 tarihinde, AIHM (Üçüncü Daire), başvuruyu Hükümet'e bildirmeye karar vermiştir.7 Ekim 2004 tarihli bir yazı ile AİHM, AİHS'nin 29 §§ 1. ve 3. maddeleri uyarınca, başvurunun kabul edilebilirliği ve esaslarını birlikte ele alarak karar vereceğini taraflara bildirmiştir.
OLAYLAR
I. DAVA OLAYLARI
4. Başvuran 1942 doğumludur ve Antalya'da ikamet etmektedir.
5. 9 Temmuz 1997 tarihinde, Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü başvurana ait bir arsayı kamulaştırmıştır. Bir bilirkişi komitesi, arsanın değerini incelemiş ve kamulaştırma gerçekleştiğinde ilgili meblağ başvurana ödenmiştir.
6. Başvuranın artırma talebinden sonra, 20 Mart 1998 tarihinde, Antalya Asliye Hukuk Mahkemesi, başvurana, artırma bedeli ve yasal oran üzerinden faiz ödenmesine karar vermiştir.
7. 16 Haziran 1998 tarihinde, Yargıtay, Antalya Asliye Mahkemesi'nin kararını bozmuştur.
8. 20 Aralık 1999 tarihinde, Antalya Asliye Hukuk Mahkemesi, başvurana, arsa tapusunun Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü'ne nakledildiği tarih olan 18 Aralık 1997'den itibaren geçerli olmak üzere, 3.184.691.136 TL artırma bedelinin ve mahkeme kararı tarihinde geçerli olan yasal faiz oranının ödenmesine karar vermiştir.
9. 4 Nisan 2000 tarihinde, Yargıtay, Asliye Mahkemesi'nin kararını onamıştır.
10. 18 Mayıs 2000 tarihinde, Yargıtay, tarafların kararın düzeltilmesi talebini reddetmiştir.
11. 20 Temmuz 2000 tarihinde, Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü başvurana 7.636.830.000 ödemiştir.
12. Başvurunun Hükümet'e bildirmesinden sonra, başvurandan 23 Mart 2005 tarihine kadar davanın esaslarına adil tazmine ilişkin görüşlerini iletmesi talep edilmiştir. Ancak, gerekli süre içinde bunları sunmamıştır. Herhangi bir süre uzatımı da talep etmemiştir.
13. 27 Mayıs 2005 tarihli iadesi taahhütlü bir yazı ile başvurana, AİHM'ye başvuranın görüşlerinin ve adil tazmin taleplerinin gelmediği ve koşulların başvuranın başvuruyu takip etme niyeti olmadığı sonucuna varmaya sebep olduğu durumlarda AİHM'nin davayı kayıttan düşürebileceği bildirilmiştir.
14. 8 Ağustos 2005 tarihinde, başvuran, adil tazmin taleplerini içeren görüşlerini sunmuştur.
ILİLGİLİ İÇ HUKUK VE UYGULAMASI
15. İlgili iç hukuk ve uygulaması, Aka - Türkiye (23 Eylül 1998 kararı, Judgments and Decisions 1998-VI, ss.2674-76, §§ 17-25).
HUKUK
1.1 NO'LU PROTOKOL'ÜN 1. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI
16.Başvuran, yaklaşık iki yıl dört ay süren mahkeme işlemlerinden sonra yetkililerden alabildiği artırma bedelinin, gecikme faizinin Türkiye'deki yüksek enflasyona paralel seyretmemesi sebebiyle, değerinin düştüğünü ifade ederek şikayetçi olmuştur. 1 no'lu Protokol'ün 1. maddesine atıfta bulunmuştur. Bu maddenin ilgili bölümlerine göre:
"Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir."
A. Kabul edilebilirlik
17. Hükümet, başvuranın, faydalanmasına açık Borçlar Kanunu'nun 105. maddesinden yararlanmaması sebebiyle, AİHS'nin 35. maddesinin gerektirdiği üzere iç hukuk yollarını tüketmediğini ileri sürmüştür. Bu madde kapsamında, eğer kayıpların gecikme faizini geçtiğini ortaya koymuş olsa idi, iddia edildiği üzere artırma bedelinin ödenmesindeki gecikmelerden kaynaklanan kayıpların tazminine hak kazanabilirdi.
18. AİHM, Aka davasında benzer bir itirazı reddettiği gözlemler (yukarıda anılan ss.2678-79, §§ 34-37). Bu davada başka yönde hareket etmek için hiçbir gerekçe görmemektedir, dolayısıyla Hükümet'in itirazını reddeder.
19. İçtihadında yerleşik olan ilkeleri ışığında (bkz. diğerlerinin yanı sıra yukarıda anılan Aka) ve elindeki tüm kanıtlar temelinde, başvurunun esaslarının incelenmesi gerektiğini ve kabul edilmez olduğunun ilanı için hiçbir temel olmadığını tespit etmiştir.
B. Esaslar
20. AİHM, bu davadakine benzer konular ortaya koyan birkaç davada 1 no'lu Protokol'ün ihlal edildiğini tespit etmiştir (bkz. yukarıda anılan Aka, s. 2682, §§ 50-51).
21. AİHM, Hükümet tarafından sunulan kanıt ve argümanları inceleyerek, geçmiş davalardaki tespitlerinden sapmayı gerektirecek hiçbir şey bulunmadığı kanısına varmıştır. Yerel mahkemelerin ödenmesine karar verdiği artırma bedelinin ödenmesindeki gecikmenin kamulaştırma makamına yüklenebileceğini ve malike, kamulaştırılan arsaya ek olarak başka bir kayıp daha getirdiğini tespit etmiştir. Bu gecikmenin ve bir bütün olarak işlemlerin uzunluğunun sonucu olarak, AİHM, başvuranın, kamu yararı ve mülkten yararlanma hakkı arasında sağlanması gereken adil dengeyi bozan, bireysel ve aşırı bir külfete katlanmak zorunda kaldığını tespit etmiştir.
2.Sonuç olarak, 1 no'lu Protokol'ün 1. maddesi ihlal edilmiştir.
ILAİHS'NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
23. AİHS'nin 41. maddesine göre:
"Mahkeme işbu Sözleşme ve protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleşmeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder."
24. AİHM, Mahkeme İç Tüzüğü'nün 60. maddesi kapsamında, adil tazmin talebinin, başvuranın esaslara ilişkin görüşlerinin sunulması için belirlenmiş olan süre içinde destekleyici ilgili belgelerle birlikte yazılı olarak belirtilmesini ve sunulması gerektiğini ve bu şartlara uymamanın Daire'nin, talebi kısmen veya tamamen reddetmesiyle sonuçlanabileceğine işaret eder.
25. Bu davada, 23 Şubat 2005 tarihinde, Hükümet'in başvurunun esaslarına ve kabul edilebilirliğine ilişkin görüşlerini aldıktan sonra, başvurandan adil tazmin taleplerini belirtmesi talep edilmiştir, ancak kendisi gerekli olan sürede bunu yapmamıştır. 27 Mayıs 2005 tarihinde, başvurana, görüşlerinin ve adil tazmin taleplerinin AİHM'ye gelmediği ve AİHM'nin, koşulların başvuranın başvuruyu takip etmeme niyetinin olduğu sonucuna varmaya sebep olduğu durumlarda, davayı kayıttan düşürebileceği bildirilmiştir. Ancak, başvuran AİHM'nin uyarı yazısına üç ay boyunca cevap vermemiş ve 8 Ağustos 2005 tarihinde görüşlerini ve adil tazmin talebini sunmuştur. Bu koşullarda, AİHM, zaman sınırına uymadığı ve görüşleri ile adil tazmin taleplerini sunma konusunda gerekli gayreti göstermediği kanısına varmıştır. Buna göre, AIHM, AİHS'nin 41. maddesi kapsamında, tazminat ödenmemesine karar vermiştir.
YUKARIDAKİ GEREKÇELERE DAYANARAK AİHM OYBİRLİĞİYLE
1. Başvurunun kabul edilebilir olduğunu ilan etmiş;
2. 1. no'lu Protokol'ün 1. maddesinin ihlal edildiğine karar vermiş;
3. Başvuranın adil tazmin talebini reddetmiştir.
İngilizce hazırlanmış ve Mahkeme İç Tüzüğü'nün 77 §§ 2. ve 3. maddeleri uyarınca 2 Şubat 2006 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiştir. (¤¤)
Vincent BERGER Bostjan ZUPANCIC
Yazı İşleri Müdürü Başkan
Full & Egal Universal Law Academy