(AİHS m. 37)
(Başvuru No: 67217/01)
7 Aralık 2006
KARAR
(Dostane Çözüm)
OLAYLAR
M. Salih Çakan isimli başvuran, Türk vatandaşıdır, 1968 doğumludur ve İstanbulda ikamet etmektedir. Taraflarca sunulduğu şekliyle dava olayları şöyle özetlenebilir. 19 Temmuz 1994 tarihinde, başvuran PKKya mensup olduğu şüphesiyle polis tarafından gözaltına alınmıştır. 22 Temmuz 1994 tarihinde, İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi, başvuranın tutuklu yargılanmasına karar vermiştir. 19 Aralık 1994 tarihinde, İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı, başvuranı, Türk Ceza Kanununun 168 § 1. maddesi ve 3713 sayılı Kanunun 5. maddesi uyarınca suçlayan iddianame sunmuştur. 9 Kasım 1998 tarihinde, İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi başvuranı suçlandığı üzere mahkum etmiş ve yirmi dört yıl üç ay hapis ve para cezasına çarptırmıştır. Bu karar, 26 Ekim 1999 tarihinde Yargıtay tarafından bozulmuştur. 11 Eylül 2000 tarihinde, İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi, başvuranı, Türk Ceza Kanununun 168 § 1. maddesi kapsamında mahkum etmiş ve on iki yıl altı ay hapis cezasına çarptırmıştır. Başvuran ayrıca memuriyetten men edilmiştir. Mahkeme, başvuranın tutuklu yargılanma süresini dikkate alarak, serbest bırakılmasına karar vermiştir. Bu karar, 5 Temmuz 2001 tarihinde onanmıştır.
ŞİKAYETLER
Başvuran, AİHSnin 5 § 3. maddesi çerçevesinde, tutuklu yargılandığı süreye ilişkin olarak şikayetçi olmuştur.
Başvuran, AİHSnin 6 §§ 1., 2.ve 3. maddeleri kapsamında, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından makul bir süre içinde adil yargılanma hakkından yoksun bırakıldığını ileri sürerek şikayetçi olmuştur. Suçu sabitleşene kadar masum olma hakkının, tutuklu yargılandığı süreye ilişkin olarak ihlal edildiğini belirtmiştir. Ayrıca, kendisine yönelik suçlamalardan haberi olmadığını, soruşturma esnasında yasal yardım almadığını ve savunma hazırlamak için yeterli zaman ve imkan tanınması hakkından mahrum bırakıldığını ileri sürmüştür. Özellikle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının, başvuranın temyizine ilişkin yazılı görüşü kendisine tebliğ edilmemiş ve böylelikle de karşı savunmasını sunma imkanından mahrum bırakılmıştır.
HUKUK
26 Ekim 2006 tarihinde, AİHM, Hükümetten izleyen deklarasyonu almıştır:
Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin, 67217/01 sayılı başvurunun dostane çözümünü teminen Sn. Salih Çakana ex gratia 6.500 Euro (altı bin beş yüz Euro) ödemeyi teklif ettiğini beyan ederim. Bu meblağ, tüm maddi ve manevi tazminatlar ile birlikte harcamaları da kapsayacaktır.
Bu meblağ, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 37 § 1. maddesi uyarınca AİHM karar tarihinden itibaren üç ay içinde ödenecektir. Başvuran tarafından belirlenen bir banka hesabına Euro olarak ve uygulanabilecek her türlü vergi ve masraftan muaf olarak yatırılacaktır. Sözkonusu meblağın üç ay içinde ödenmemesi halinde, Hükümet, ödeme gerçekleşinceye kadar, Avrupa Merkez Bankasının uyguladığı marjinal faiz oranına üç puan eklemek suretiyle oluşacak faiz oranına göre basit faiz ödemeyi taahhüt eder.
Bu ödeme, davanın nihai çözümünü teşkil edecektir.
9 Ağustos 2006 tarihinde, AİHM, başvuranın temsilcisi tarafından imzalanmış olan izleyen deklarasyonu almıştır:
Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin, 67217/01 sayılı başvurunun dostane çözümünü teminen Sn. Salih Çakana ex gratia 6.500 Euro (altı bin beş yüz Euro) ödemeye hazır olduğunu not ettim. Bu meblağ, tüm maddi ve manevi tazminatlar ile birlikte harcamaları da kapsayacaktır.
Ayrıca, belirtilmiş olan bu meblağın, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 37 § 1. maddesi uyarınca AİHM karar tarihinden itibaren üç ay içinde, Euro olarak ve uygulanabilecek her türlü vergi ve masraftan muaf ödeneceği de tarafımdan not edilmiştir. Yukarıda kaydedilen üç aylık sürenin bitiminden ödeme gününe kadar süre içerisinde basit faiz, Avrupa Merkez Bankasının uyguladığı marjinal faiz oranına üç puan eklemek suretiyle oluşacak faiz oranına göre yukarıda belirtilen miktarlara uygulanacaktır.
Teklifi kabul eder ve sözkonusu başvuruya yol açan olaylar hususunda Türkiye aleyhindeki iddialardan vazgeçerim. Bu şekilde, davanın nihai olarak karara bağlandığını bildiririm.
Bu deklarasyon, Hükümet ve başvuran arasında varılan dostane çözüm kapmasında yapılmıştır.
AİHM, taraflar arasında varılan dostane çözümü dikkate almıştır. Çözümün, AİHS ve Protokollerinde öngörülen insan haklarına saygı temeline dayandığı hususunda tatmin olmuştur ve başvurunun incelenmesinin devamını haklı çıkaracak kamu yararına hiçbir neden tespit etmemiştir (AİHSnin in fine 37 § 1. maddesi). Dolayısıyla, AİHSnin 29 § 3. maddesinin davaya uygulanmasına devam edilmemelidir ve dava kayıttan düşürülmelidir.
Yukarıdaki gerekçelere dayalı olarak, AİHM oybirliği ile Başvurunun kayıtlardan düşürülmesine karar vermiştir
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy