(AİHS m. 5, 6, 29, 37) (765 S. K. m. 168)
(Başvuru no:13087/02)
Kararın Özeti (Dostane Çözüm)
30 Eylül 2008
OLAYLAR
Türk vatandaşı olan başvuran Cafer Cangöz, 1957 doğumludur. Başvuran, 2005 yılında vefat etmiştir. Başvuran, AİHM önünde İstanbul Barosu avukatlarından E. Kanar tarafından temsil edilmektedir.
Tarafların aktardığı şekliyle dava olayları şu şekilde özetlenebilir:
15 Haziran 1995 tarihinde, yasadışı bir örgütün çeşitli eylemlerine katıldığı şüphesiyle başvuran İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesinde görev yapan polis memurları tarafından yakalanmış ve gözaltına alınmıştır.
28 Haziran 1995 tarihinde, İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi hakimi tarafından başvuranın tutuklanmasına hükmedilmiştir.
21 Temmuz 1995 tarihli bir iddianame ile Cumhuriyet Savcısı, yasadışı bir örgütün kurucu üyesi olduğu gerekçesiyle Türk Ceza Kanununun 168/1 maddesi uyarınca başvuran hakkında dava açmıştır.
Devlet Güvenlik Mahkemesindeki duruşmalar sırasında, başvuran, AİHSnin 5/3 maddesine atıfta bulunarak, düzenli olarak serbest bırakılma talebinde bulunmuştur.
Söz konusu talep, başvuranın serbest bırakıldığı 4 Temmuz 2001 tarihine kadar reddedilmiştir.
12 Mayıs 2003 tarihinde, Devlet Güvenlik Mahkemesi, başvuranı, on sekiz yıl dokuz ay ağır hapis cezasına çarptırmıştır.
Başvuran, temyiz yoluna başvurmuştur.
4 Mart 2004 tarihli bir kararla, Yargıtay, yargılamadaki eksiklikler nedeniyle, ilk derece mahkemesinin kararını bozmuştur.
17 Haziran 2005 tarihinde dava halen Devlet Güvenlik Mahkemesinde derdest iken, başvuran vefat etmiştir.
ŞİKAYETLER
AİHSnin 5/3 maddesine atıfta bulunarak, başvuran, gözaltı ve tutukluluk süresinin çok uzun olmasından şikayetçidir.
Başvuran, ayrıca makul süre ilkesine riayet edilmediğinden de şikayetçi olmakta ve esas bakımından AİHSnin 6/1 maddesine atıfta bulunmaktadır.
HUKUK
AİHM, Hükümetten izleyen beyanı almıştır:
Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin 13087/02 başvuru kaynaklı davanın dostane çözüme kavuşturulması amacıyla başvuranın ölümünün ardından hak sahipleri Mustafa CANGÖZ ve Fatma CANGÖZe ex gratia olarak zararlar için 9.700 Euro (dokuz bin yedi yüz Euro) ve yargılama masraf ve giderleri için 500 Euro (beş yüz Euro) tutarında ödeme yapmayı önerdiğini bildiririm.
Bu miktar maddi, manevi her türlü tazminat ile masraf ve harcamaları kapsamakta olup tüm vergilerden muaf olarak, Avrupa İnsan Haklar Mahkemesinin AİHSnin 37/1 maddesi uyarınca verdiği kararın bildirilmesini müteakip üç ay içinde ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden YTL ye çevrilmek suretiyle ödenecektir. Ödemenin öngörülen süre içerisinde yapılmaması durumunda, söz konusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar geçecek süre için Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eşit oranda basit faiz uygulanacaktır. Bu tutarın ödenmesi, davanın nihai çözüme kavuşturulmasını teşkil edecektir.
AİHM, başvuran taraf tarafından izleyen beyanı almıştır:
Hükümetin beyanından haberdar oldum. Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin, AİHMde görülmekte olan yukarıda belirtilen başvuru kaynaklı davanın dostane çözüme kavuşturulması amacıyla, Mustafa CANGÖZe ve Fatma CANGÖZe ex gratia olarak zararlar için 9.700 Euro (dokuz bin yedi yüz Euro) ve yargılama masraf ve giderleri için 500 Euro (beş yüz Euro) tutarın ı ödemeye hazır olduğunu not ediyorum.
Bu miktar maddi, manevi her türlü tazminat ile masraf ve harcamaları kapsamakta olup tüm vergilerden muaf olarak, Avrupa İnsan Haklar ı Mahkemesinin AİHSnin 37/1 maddesi uyarınca verdiği kararın bildirilmesini müteakip üç ay içinde ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden YTL ye çevrilmek suretiyle ödenecektir. Ödemenin öngörülen süre içerisinde yapılmaması durumunda, söz konusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar geçecek süre için Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eşit oranda basit faiz uygulanacaktır.
Mustafa ve Fatma Cangöz bu öneriyi kabul etmekte ve sözkonusu başvuruya yol açan olaylar hususunda Türkiye Cumhuriyeti aleyhindeki diğer tüm taleplerden vazgeçmektedir. Davanın nihai sonuca ulaştığını bildirirler.
AİHM, tarafların üzerinde uzlaştıkları dostane çözümü kaydeder. Bu çözümün Sözleşme ve Eki Protokollerde tanımlanan insan haklarına saygı ilkesine uygun olduğu kanaatinde olup, diğer taraftan, başvurunun incelenmesine devam etmeyi haklı gösterecek kamu düzenine ilişkin hiçbir gerekçe görmemektedir (AİHSnin 37/1 maddesi in fine). Sonuç olarak, AİHSnin 29/3 maddesinin uygulanmasına son verilmesi ve davanın zabıttan düşürülmesi uygun olacaktır.
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK AİHM, OYBİRLİĞİYLE,
Başvurunun kayıttan düşürülmesine karar vermiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy