(AİHS m. 6, 34, 35, 41, 44) (765 S. K. m. 168) (ÖZDEMİR - TÜRKİYE DAVASI) (İNCAL - TÜRKİYE DAVASI) (ÇIRAKLAR - TÜRKİYE DAVASI) (ÖCALAN - TÜRKİYE DAVASI)
(Başvuru no. 21865/02)
KARAR
STRAZBURG
29 Kasım 2007
İşbu karar AİHSnin 44/2. maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecektir. Şekli düzeltmelere tâbi olabilir.
USUL
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan 21865/02 nolu davanın nedeni T.C. vatandaşı olan Kemal Evcimenin (başvuran) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine 28 Ocak 2000 tarihinde, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin (Sözleşme) 34. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurudur.
Başvuran, AİHM önünde İstanbul Barosu avukatlarından A. Şahin tarafından temsil edilmiştir.
OLAYLAR
DAVANIN KOŞULLARI
Başvuran 1971 doğumludur ve Edirnede yaşamaktadır. Olayların meydana geldiği tarihte Trabzonda yayınlanan Özgür Karadeniz adlı yerel gazetenin sahibi ve editörüydü.
Başvuran 15 Ocak 1995 tarihinde yasadışı örgüt mensubu olduğu şüphesiyle gözaltına alınmış, 20 Ocak 1995 tarihinde Hakim tarafından tutuklanmasına karar verilmiştir.
10 Mart 1995 tarihinde Erzincan Devlet Güvenlik Mahkemesi Savcısı başvuran ve diğer 21 sanık hakkında bir iddianame hazırlamış, başvuran yasadışı DHKP-C örgütüne üye olmakla suçlanmıştır. İddianameye göre başvuranın evinde yasadışı dergiler, gazeteler, kitaplar ve bir mermi bulunmuştur. Savcı başvuranın aynı zamanda DHKP-C propagandası içeren bir gazete yayınladığı, yasadışı gösterilere katıldığı, afiş yapıştırdığı, örgütü destekler nitelikte broşür dağıttığı ve yasadışı örgüte eleman kazandırmak amacıyla Karadeniz Üniversitesinde faaliyet yürüttüğünü iddia etmiştir.
1995 yılı içinde değişik tarihlerde ve değişik mahkemelerde başvuran aleyhine 5 dava açılmış, başvuran bölücü propaganda yapmak ve gazetesinde nefret ve düşmanlığa teşvikle suçlanmış, davalar daha sonra Erzincan Devlet Güvenlik Mahkemesinde birleştirilmiştir.
Erzincan Devlet Güvenlik Mahkemesinin kaldırılıp Erzurum Devlet Güvenlik Mahkemesinin kurulmasına ilişkin 4210 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesiyle 1997 yılında dava dosyası Erzurum Devlet Güvenlik Mahkemesine gönderilmiştir.
27 Kasım 1998 tarihinde Erzurum Devlet Güvenlik Mahkemesi başvuranı TCKnın 168/2. maddesi uyarınca DHKP-C adlı yasadışı örgüt üyeliğinden mahkûm etmiştir. Mahkeme 15 Kasım 1994 ve 1 Mart 1995 tarihlerinde Özgür Karadeniz gazetesinde yayınlanan makalelerin bölücü propaganda içerdiği ve nefrete teşvik ettiğini tespit etmiştir. Başvuranın ayrıca yasadışı gösterilere katıldığı, afiş yapıştırdığı, örgütü destekler nitelikte broşür dağıttığı ve yasadışı örgüte eleman kazandırmak amacıyla Karadeniz Üniversitesinde faaliyet yürüttüğünü belirlemiştir. Mahkeme başvuranı 12 yıl 6 ay hapse mahkûm etmiştir.
18 Kasım 1999 tarihinde Yargıtay başvuran hakkındaki 27 Kasım 1998 tarihli kararı onamış, başvuran 29 Mayıs 2004 tarihinde şartlı tahliye edilmiştir.
HUKUK
I. AİHSNİN 6/1. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI
Başvuran, kendisini yargılayıp mahkûm eden Erzurum Devlet Güvenlik Mahkemesi heyetinde askeri bir yargıcın yer alması nedeniyle bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından adil yargılanmadığını iddia etmiştir.
A. Kabuledilebilirlik
Hükümet, iç hukuktaki nihai kararın 18 Kasım 1999 tarihinde Yargıtay tarafından başvuranın temsilcisi huzurunda okunmuş ancak başvurunun 10 Mayıs 2001 tarihinde; yani altı aylık süre geçtikten sonra yapılmış olması nedeniyle başvurunun kabuledilemez olarak ilan edilmesi gerektiğini ifade etmiştir. Ayrıca tarihin belirtildiği bir yazı kendilerine tebliğ edilmediğinden, başvurunun 28 Ocak 2000 tarihinde yapıldığının kanıtlanmadığını belirtmişlerdir.
Başvuran Hükümetin görüşlerine itiraz etmiş ve başvurusunu Mahkemeye 28 Ocak 2000 tarihli mektupla, öngörülen süre içinde yaptığını iddia etmiştir.
Elindeki belgelere dayanarak Mahkeme başvuranın başvurusunu, somut davaya neden olan olaylar ve şikâyetlerini belirttiği 28 Ocak 2000 tarihli mektupla yapmış olduğunu kaydeder. Başvuranın iç hukuktaki nihai kararı 18 Kasım 1999 tarihinde öğrenmiş olması nedeniyle Mahkeme başvurunun altı aylık süre içinde yapılmış olduğunu gözlemler. Bu nedenle hükümetin altı ay kuralına uyulmadığı yönündeki itirazını reddeder.
Ayrıca AİHSnin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde başvurunun dayanaktan yoksun olmadığını kaydeden AİHM, başvurunun başka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle başvuru kabuledilebilir niteliktedir.
B. Esas
Hükümet Devlet Güvenlik Mahkemelerinin devletin güvenliği ve bütünlüğüne karşı tehditleri ele almak amacıyla yasayla kurulduğunu savunmuştur. Somut davada başvuranın Erzurum Devlet Güvenlik Mahkemesinin bağımsızlığı ile ilgili meşru bir şüphesi olabileceğini tespit için dayanak bulunmadığını ifade etmişlerdir. Hükümet ayrıca Devlet Güvenlik Mahkemelerinin 2004 yılında kaldırılmasına değinmiştir.
Mahkeme somut davadakine benzer hususları ortaya çıkaran birçok dava incelemiş, bunlarda AİHSnin 6/1. maddesinin ihlal edildiğini tespit etmiştir (bkz. Özel - Türkiye, no. 42739/98; Özdemir - Türkiye, no. 59659/00).
Mahkeme somut davada farklı bir sonuca ulaşmak için neden görmemektedir. Buna göre AİHSnin 6/1. maddesi ihlal edilmiştir.
II. AİHSNİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI AİHSnin 41. maddesine göre:
Mahkeme işbu Sözleşme ve Protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleşmeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder.
A. Tazminat
Başvuran 379,320 Yeni Türk Lirası (YTL) (yaklaşık 202,600 Euro) maddi, 150,000 YTL (yaklaşık 80,115 Euro) manevi tazminat talep etmiştir.
Hükümet, talep edilen miktarların aşırı olduğunu iddia etmiştir.
Mahkeme, tespit edilen ihlal ile talep edilen maddi tazminat arasında illiyet bağı kuramamaktadır; bu nedenle talebi reddeder. Ayrıca 6/1. maddenin ihlali tespitinin başvuran tarafından uğranmış tüm manevi zararlar için tek başına yeterli tatmin sağladığı görüşündedir (bkz. İncal - Türkiye, Karar Raporları 1998-IV; Çıraklar - Türkiye, Raporlar 1998-VII).
AİHM, sözkonusu davada olduğu gibi, bir kişinin AİHSnin bağımsızlık ve tarafsızlık şartlarını yerine getirmeyen bir mahkeme tarafından hüküm giymesi durumunda, istenirse yargılamanın yeniden yapılması veya davanın yeniden açılmasının, prensipte ihlalin düzeltilmesi için uygun bir yol olduğu görüşündedir (bkz. Öcalan - Türkiye, no. 46221/99 (BD)).
B. Yargılama masraf ve giderleri
Başvuran ayrıca ulusal mahkemeler ve AİHM önündeki masraf ve giderler için 19,500 Euro talep etmiş, ancak talebini destekleyen herhangi bir makbuz ya da belge sunmamıştır.
Hükümet başvuranın talebinin temelsiz olduğunu savunmuştur.
AİHMnin içtihadına göre bir başvuran, ancak masrafların gerçekten ve gerektiği için yapıldığı ve miktarın makul olduğu kanıtlanmış ise bunları geri almaya hak kazanmaktadır. Sözkonusu davada elindeki bilgileri ve yukarıdaki ölçütleri göz önünde bulundurarak AİHM bu başlık altında tazminata hükmetmez.
BU GEREKÇELERE DAYANARAK AİHM OYBİRLİĞİYLE,
1. Başvurunun kabuledilebilir olduğuna;
2. AİHSnin 6/1. maddesinin ihlal edildiğine;
3. İhlal tespitinin başvuran tarafından uğranmış tüm manevi zararları tazmin için yeterli olduğuna;
4. Adil tatmine ilişkin diğer taleplerin reddine
Karar Vermiştir.
İşbu karar İngilizce olarak hazırlanmış ve AİHM İç Tüzüğünün 77. maddesinin 2 ve 3. paragrafları uyarınca 29 Kasım 2007 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy