(Başvuru No: 23552/02)
30 Mart 2006
OLAYLAR
Talip Köklü isimli başvuran, Türk vatandaşıdır, 1940 doğumludur ve Ordu'da ikamet etmektedir. Başvuran, 3 Eylül 1996 tarihinde arsasındaki ağaçların 1/3'ünü kesmek için Giresun Orman İşletme Müdürlüğü'ne başvurmuştur. 26 Mayıs 1997 tarihinde, idare, arsanın bu bölümünün orman arazisi olarak tanımlandığı gerekçesiyle başvuruyu reddetmiş ve dolayısıyla ilgili mevzuat uyarınca bu alandaki ağaçların kesilmesi yasaklanmıştır.
27 Mayıs 1997 tarihinde, başvuran, söz konusu kararın iptali için Trabzon İdare Mahkemesi'nde dava açmıştır.
9 Haziran 1997 tarihinde, mahkeme, başvuranın avukatına mahkeme masraflarının ödenmediğini yazılı olarak bildirmiştir. 6 Ekim 1997 tarihinde, mahkeme ayrıca, başvuranın avukatına, İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6/4. maddesi uyarınca masrafların ödenmesine kadar dava işlemlerine devam edilmeyeceğini bildirmiştir. 12 Kasım 1997 tarihinde, başvuranın avukatı mahkeme masraflarını ödemiştir.
17 Haziran 1998 tarihinde, Trabzon İdare Mahkemesi'ndeki iş yoğunluğunu hafifletmek amacıyla Ordu'da yeni bir idare mahkemesi kurulmuştur.
3 Temmuz 1998 tarihinde, dava yeni kurulmuş olan Ordu İdare Mahkemesi'ne nakledilmiştir. Mahkeme, Ankara'daki Orman Genel Müdürlüğü'nden davanın esaslarına ilişkin görüş talep etmek suretiyle işlemlere derhal başlamıştır.
18 Şubat 1999 tarihinde, Orman Genel Müdürlüğü, davaya ilişkin görüşleriyle birlikte, içinde ilgili kanıtların bulunduğu, başvuranın arsasının bulunduğu yerin vasfına ilişkin raporu sunmuştur.
13 Temmuz 1999 tarihinde, Ordu İdare Mahkemesi, başvuranın, idarenin kararının iptali istemini reddetmiştir.
22 Ekim 1999 tarihinde, başvuran, Danıştay'a giderek bu karara itiraz etmiştir.
26 Ekim 1999 tarihinde, Danıştay, başvuranın avukatına, mahkeme masraflarının ödenmediğini ve masraf ödenene kadar dava işlemlerine devam edilmeyeceğini bildirmiştir. 9 Kasım 1999 tarihinde, başvuranın avukatı söz konusu masrafları ödemiştir.
8 Kasım 2001 tarihinde, Danıştay, başvuranın idare mahkemesinin kararına yapılmış itirazını reddetmiştir.
3 Aralık 2001 tarihinde, idare mahkemesi kararı başvurana iletilmiştir.
ŞİKAYET
Başvuran, AİHS'nin 6 § 1. maddesi kapsamında, hukuki işlemlerin uzunluğundan şikayetçi olmuştur.
HUKUK
Başvuran, AİHS'nin 6 § 1. maddesi kapsamında, yaklaşık dört yıl beş ay süren idari işlemlerin uzunluğundan şikayetçi olmuştur.
Hükümet, başvuranın, başvurusunu AIHM'ye yapmasında, altı ay kuralına uymadığını ileri sürmüştür. Buna göre, 8 Kasım 2001 tarihinde, Danıştay, başvuranın idare mahkemesi kararına itirazını reddetmiştir, ancak başvuru AİHM'ye 22 Mayıs 2002 tarihinde yapılmıştır. Dolayısıyla, altı ay kuralına uymadığından kabul edilmez ilan edilmesi gereklidir.
AİHM, Danıştay'ın 8 Kasım 2001 tarihli kararının başvurana 3 Aralık 2001 tarihinde iletildiğini not eder. Dolayısıyla, başvuru, AIHM'ye zamanında yapılmıştır.
Hükümet, idari işlemlerin toplam uzunluğunun Devlet görevlilerine mal edilemeyeceğini zira başvuranın avukatının yargılama süresince gerekli itinayı göstermediğini öne sürmüştür.
Ayrıca gecikmeden, kısmen başvuranın avukatının sorumlu olduğunu zira idare mahkemesinde ve Danıştay'da olmak üzere adli masrafları ödemekte iki defa geciktiğini öne sürmüştür. Her iki durumda da gereken uyarıyı almıştır.
6 Ekim 1997 ve 26 Ekim 1999 tarihlerinde, bu uyarıyı almasından sonra 30 gün içinde gerekli ödemeyi yapmadığı takdirde dava işlemlerine devam edilmeyeceği kendisine bildirilmiştir. Başvuranın avukatı, 12 Kasım 1997 ve 9 Kasım 1999 tarihlerinde ödemeyi yapmıştır. Hükümet, söz konusu masrafların ödenmediği dört ay on sekiz günlük sürenin Devlet görevlilerine yüklenemeyeceğini belirtmiştir.
Başvuran, buna itiraz etmiştir.
AİHM, işlemlerin, 27 Mayıs 1997 tarihinde başvuran Trabzon İdare Mahkemesi'ne başvurduğunda başladığını ve Danıştay'ın 8 Kasım 2001 tarihinde verdiği kararla sona erdiğini gözlemler. Dolayısıyla, ele alınacak süre yaklaşık dört yıl beş aydır.
AİHM, bu sürenin makuliyetini, dava şartlan ışığında ve özellikle davanın karmaşıklığı, başvuranın ve ilgili makamların tutumu ve ihtilafta başvuranın karşı karşıya olduğu riskler olmak üzere, içtihadında yerleşik ölçütler temelinde inceleyecektir (bkz. diğerlerinin yanı sıra, Frydlender - Fransa (BD), no. 30979/96, § 43, AİHM 2000-VII ve Humen Polonya (BD), no. 26614/95, § 60, 15 Ekim 1999).
Davanın niteliği ile ilgili olarak, AİHM, talebin incelenmesi için uzman raporu almak gerektirdiğinden, davanın belirli bir karmaşıklık derecesine sahip olduğunu gözlemler. Ayrıca, AİHM, dört ay on sekiz günlük bir durgunluk süresinin, başvuranın avukatının mahkeme masraflarını zamanında ödemeyi ihmal etmesinden kaynaklandığını gözlemler.
Yargı makamlarının tutumu ile ilgili olarak, AİHM, söz konusu süre içinde, davanın iki derecede, mahkemelerde görüldüğünü gözlemler. İdare ve birinci derece mahkeme arasındaki yazışmada hiçbir gecikme meydana gelmemiştir. Sonuç olarak, AİHM, yetkililerin, başvuranın davasını ele almada gerekli itinayı gösterdiği kanısındadır.
Dolayısıyla, başvuru temelsizdir ve AİHS'nin 35 §§ 3. ve 4. maddeleri uyarınca reddedilmelidir.
Bu nedenlerden dolayı AIHM oybirliğiyle
Başvurunun kabul edilmez olduğuna karar vermiştir.
Full & Egal Universal Law Academy