(AİHS. m. 5, 34, 35, 44) (765 S. K. m. 168) (1412 S. K. m. 128) (ÖCALAN - TÜRKİYE DAVASI)
(Başvuru no: 7306/02)
KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ
STRAZBURG
17 Şubat 2009
İşbu karar AİHSnin 44/2 maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecektir. Şekli düzeltmelere tabi olabilir.
USUL
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan (7306/02) nolu davanın nedeni (T.C. vatandaşı) Ebrahim Baizinin (başvuran) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine 05 Aralık 2001 tarihinde İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilişkin Sözleşmenin (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi - AİHS) 34. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurudur.
Başvuran, İzmir Barosu avukatlarından T. Aslan tarafından temsil edilmektedir.
OLAYLAR
I. DAVANIN KOŞULLARI
Başvuran, 1977 doğumludur ve İzmirde ikamet etmektedir.
12 Eylül 2001 tarihinde, İzmir Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesine bağlı polis memurları tarafından PKK üyesi oldukları ve sözkonusu örgüte yardım ve yataklık yaptıkları şüphesiyle başvuran ve dört kişi yakalanıp gözaltına alınmıştır. Başvuran, yakalama tutanağını imzalamıştır. 13 Eylül 2001 tarihinde, başvuran, on beş sayfalık ifade vermiştir.
17 Eylül 2001 tarihinde başvuran, adli tabip tarafından muayene edilmiştir. Düzenlenen raporda, başvuranın vücudunda hiçbir darp ve cebir izine rastlanmadığı ortaya konmuştur. Aynı gün başvuran, İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Savcılığına sevk edilmiş ve Savcılık önünde 1998 tarihinden beri örgütün üyesi olduğunu kabul etmiştir. Bilahare başvuran, İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi nöbetçi hakimi tarafından dinlenmiş ve hakim başvuranın tutuklanmasına karar vermiştir.
29 Eylül 2001 tarihli iddianame ile başvuran, Türk Ceza Kanununun 168/2 maddesi uyarınca PKK üyesi olmakla suçlanmıştır.
12 Aralık 2002 tarihli kararla, Devlet Güvenlik Mahkemesi, Türk Ceza Kanununun 168/2 maddesi uyarınca başvuranı on iki yıl hapis cezasına mahkum etmiştir.
5237 sayılı yeni Türk Ceza Kanununun yürürlüğe girmesinin ardından daha uygun bir cezai hükmün uygulanabilmesi amacıyla karar İzmir Ağır Ceza Mahkemesi tarafından resen yeniden incelenmiştir.
21 Haziran 2005 tarihinde, Ağır Ceza Mahkemesi kararını vermiş ve hapis cezasını altı yıl üç aya indirmiştir. 12 Haziran 2006 tarihinde, sözkonusu karar Yargıtay tarafından onanmıştır.
HUKUK
I. AİHSNİN 5/3 MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA
Başvuran, yakalanmasının hemen ardından hakim karşısına çıkarılmamasından şikayetçidir. Başvuran, AİHSnin 5/3 maddesine atıfta bulunmaktadır.
Hükümet, sözkonusu iddiaya karşı çıkmaktadır.
A. Kabuledilebilirliğe ilişkin
Hükümet, iç hukuk yollarının tüketilmediğine dair itirazını sunmaktadır. Hükümet, gözaltının meşruluğuna veya gözaltının uzatılmasına yönelik her türlü savcılık emrine itiraz etmek için hukuk yolu öngören Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 128/4 maddesine atıfta bulunmaktadır.
AİHM, sözkonusu sorunu daha önce incelediğini hatırlatmaktadır ve Hükümetin itirazını reddetmektedir (Bkz, örneğin, Öcalan-Türkiye, başvuru no: 46221/99). Mevcut davada sözkonusu sonuçtan farklı hareket etmeyi gerektirecek hiçbir gerekçe göremeyen AİHM, Hükümetin ön itirazını reddetmektedir.
AİHSnin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde başvurunun dayanaktan yoksun olmadığını kaydeden AİHM, ayrıca, başka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle başvuru kabuledilebilir niteliktedir.
B. Esas
Başvuran, gözaltı süresinden şikayetçi olmaktadır.
Hükümet, dava konusu gözaltının olayların meydana geldiği dönemde yürürlükte olan mevzuata uygun olduğu kanaatindedir.
Mevcut davada AİHM, başvuranın gözaltı süresinin, yakalandığı tarih olan 12 Eylül 2001 tarihinde başladığını ve 17 Eylül 2001 tarihinde tutuklanması ile son bulduğunu tespit etmektedir. Hakim karşısına çıkmadan önceki gözaltı süresi beş gün sürmüştür.
AİHM, Brogan ve diğerleri - Birleşik Krallık kararında, toplumu teröre karşı uyarma amacı olsa bile, hukuki denetim olmaksızın dört günden fazla süren gözaltı süresinin AİHSnin 5/3 maddesi ile öngörülen kesin zaman sınırlarını aştığı hükmüne vardığını hatırlatmaktadır.
AİHM, başvuranın hakim karşısına çıkarılmadan önce dört günden fazla tutuklu tutulmasının gerekli olduğunu kabul edememektedir.
Bu durumda AİHSnin 5/3 maddesi ihlal edilmiştir.
II. AİHSNİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI HAKKINDA
A. Tazminat
Başvuran, hiçbir belge sunmaksızın, 1.500 Euro maddi tazminat talebinde bulunmaktadır. Başvuran, ayrıca, gözaltından kaynaklanan fiziksel ve psişik travmalar nedeniyle 5.000 Euro manevi tazminat talebinde bulunmaktadır.
Hükümet, sözkonusu iddiaların aşırı ve kabuledilemez olduğuna hükmetmektedir.
AİHM, iddia edilen maddi tazminatın mesnetsiz olduğunu belirtmektedir. Dolayısıyla başvurana maddi tazminat ödenmesine gerek yoktur. Buna karşın tespit edilen ihlal göz önüne alındığında, AİHM, hakkaniyete uygun olarak başvurana 500 Euro manevi tazminat ödenmesi gerektiği kanaatindedir.
B. Yargılama masraf ve giderleri
Başvuran, 2000 Eurosu avukatlık ücreti olmak üzere yargılama masraf ve giderleri için 2.650 Euro talep etmektedir. Başvuran, iddiasını destekleyen hiçbir belge sunmamaktadır.
Hükümet, sözkonusu iddialara karşı çıkmaktadır.
AİHM içtihadına göre, bir başvuran yargılama masraf ve giderlerinin geri ödemesini ancak gerçekliği, gerekliği ve oranlarının makul olduğu ortaya konduğu sürece elde edebilir (bkz, örneğin, Bottazzi-İtalya, başvuru no: 34884/97 ve Sawicka-Polonya, başvuru no: 37645/97, 1 Ekim 2002). Mevcut davada sahip olduğu unsurları ve yukarıda sözü edilen kriterleri göz önüne alarak AİHM, yargılama masraf ve giderlere ilişkin talebi reddetmektedir.
C. Gecikme faizi
Gecikme faizi Avrupa Merkez Bankasının marjinal kredi faizlerine uyguladığı orana üç puanlık bir artış eklenerek belirlenecektir.
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AİHM, OYBİRLİĞİYLE,
1. Başvurunun kabuledilebilir olduğuna;
2. AİHSnin 5/3 maddesinin ihlal edildiğine;
3. a) AİHSnin 44/2 maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, miktara yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf tutularak ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden ulusal para birimine çevrilmek üzere, Savunmacı Devlet tarafından başvurana 500 Euro (beş yüz Euro) manevi tazminat ödenmesine; b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet tarafından, Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan fazlasına eşit oranda basit faiz uygulanmasına;
4. Adil tatmine ilişkin diğer tüm taleplerin reddine;
KARAR VERMİŞTİR.
İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHMnin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3. paragraflarına uygun olarak 17 Şubat 2009 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy